DAVA Alacaklı şikayet dilekçesinde; borçlu aleyhine takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini ve taşınmaz, taşıt vs sorgular yapılarak borçlu şirket adına olan taşınmaz ve araçlara haciz konulduğunu, hacizlerin kaldırılması için yapılan başvuruya istinaden hacizlerin kaldırılmasına karar verildiğini, bu kararın yasal dayanaktan yoksun olduğunu ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Borçlu cevap dilekçesinde; ... 2. Tahsilat Daire Başkanlığı'nın, müvekkili şirketin tüm malvarlığı, hak ve alacakları yönüyle, “MarkAntalya AVM Ticari ve İktisadi Bütünlüğü”nün oluşturulmasına karar verildiğini, daha sonra ise bu TİB Kararının uzatıldığını, anılan karar çevresinde, ticari ve iktisadi bütünlük oluşturan varlıkların 2 yıl süre ile haczinin, muhafazasının ve satışının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; borçlu şirketin ......
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/307 sayılı kararı ile takibe konu senetten dolayı borçluların alacaklıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği ancak şikayet tarihi itibariyle kararın kesinleşmediği, menfi tespit kararının kesinleşmemiş olması nedeniyle hacizlerin kaldırılması istemini reddeden müdürlük işlemi yerinde olduğu, haczedilen taşınmazların ihale ile satışının yapılması halinde dosya borcunu ödemeye yeterli olup olmayacağının belli olmadığı, taşınmazların kıymet takdir raporuna göre borçluların ayrı ayrı paylarının değerinin toplamı taşınmazların açık artırma ile muhammen bedelin %50’si oranında satılması halinde dosya borcunu karşılamayacağı, icra dosyasındaki hacizlerin taşkın haciz olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle şikayetlerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklının, genel haciz yoluyla başlattığı takipte, borçlunun, itirazın iptaline ilişkin kararı tehir-i icra talepli olarak temyiz edip, dosya borcunun teminat mektubu olarak dosyaya depo edildiğini ve hacizlerin kaldırılması gerektiğini ileri sürerek icra müdürlüğüne başvurduğu, ancak talebinin icra müdürlüğünce reddedildiği, bunun üzerine borçlunun şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurarak hacizlerin kaldırılması taleplerinin reddine ilişkin müdürlük işleminin iptalini ve hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece, istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklının, genel haciz yoluyla başlattığı takipte, borçlunun, itirazın iptaline ilişkin kararı tehir-i icra talepli olarak temyiz edip, dosya borcunun teminat mektubu olarak dosyaya depo edildiğini ve hacizlerin kaldırılması gerektiğini ileri sürerek icra müdürlüğüne başvurduğu, ancak talebinin icra müdürlüğünce reddedildiği, bunun üzerine borçlunun şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurarak hacizlerin kaldırılması taleplerinin reddine ilişkin müdürlük işleminin iptalini ve hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece, istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....
İstinaf Sebepleri Şikayetçi/borçlular istinaf dilekçesinde, şikayet dilekçesindeki beyanlarını tekrarla birlikte mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya alacağının haricen tahsil edildiğinin icra müdürlüğüne bildirildiği, ödeme emri tebliğinden sonra hacizlerin kaldırılması talep edildiğinden harç ödenmesi zorunlu olup, icra müdürlüğünce harç alınmasına yönelik işlemde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, alınması gerekli harç oranı hususunda icra müdürlüğü kararında ve mahkeme kararında bir belirleme olmadığından istenen harç oranına göre bu hususun ayrıca şikayet konusu yapılabileceği anlaşıldığından şikayetçi borçluların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....
İcra Müdürlüğünün 2014/25708 Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtlarının incelenmesinde; alacaklı vekilinin şikayet tarihinden evvel haczin kaldırılması talebinin ya da hacizlerin kaldırılmasına ilişkin icra müdürlüğü kararının mevcut olmadığı, elden takipli verilen tek müzekkerenin, bankaya yazılan 26/12/2014 tarihli haciz müzekkeresi olduğu anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece, borçlu tarafından mehil vesikası alınması sırasında yatırılan nakdi teminatın, o tarih itibariyle dosya borcunu fer'ileri ile birlikte tamamen karşılayıp karşılamadığı tesbit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
Bu durumda, yukarıda açıklanan şikayetten sonra gelişen durum karşısında hacizler kaldırılmış olduğundan, hacizlerin kaldırılması yönündeki şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İcra Müd. 2015/2131 Esas sayılı takip dosyasında, alacaklı vekilinin 29.06.2020 tarihli talebi üzerine dava konusu araçlara bu icra dosyasından konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verildiğini, 03.07.2020 tarihinde hacizlerin kaldırıldığını, bu hususun icra müdürlüğünün göndermiş olduğu yazı cevabı ile de sabit olduğunu, mahcuz araçların kaydındaki haczin kaldırılması ile haczedilmezlik şikayeti ile elde edilmek istenen gayenin fiilen gerçekleştiğini, bu durumda, şikayet tarihinden sonra davaya konu haczin kaldırıldığı nazara alınarak asıl dava bakımından "şikayet konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına" dair hüküm kurulmasının isabetli olduğunu, öte yandan, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda şikayet tarihi itibariyle tarafların haklılık durumları gözetilerek karar verilmesinin gerekeceğini, buna göre asıl davanın dayanağı olan icra dosyasında bizzat davalı alacaklı vekili hacizlerin kaldırılması talebinde bulunduğundan, bu nedenle asıl dava yönünden yargılama...
Öte yandan, şikayetçi üçüncü kişinin icra mahkemesine yaptığı başvuruda, İİK'nun 106 ve 110. maddeleri gereğince 02/12/2015 tarihinden önce konulan 01/12/2014 tarihli hacizlerin düştüğüne dair iddiasının da bulunduğu, bu hususta mahkemece bir inceleme yapılmadığı anlaşılmakla; belirtilen bu yasa hükümlerine uygun olarak hacizlerin varlığını sürdürüp sürdürmediği, hacizlerin bu maddeler gereğince düşüp düşmediği hususunun da incelenmesi gerekir. O halde, mahkemece, 02/12/2015 tarihinden önce konulan 01/12/2014 tarihli hacizlerle ilgili olarak da İİK'nun 106. ve 110. maddeleri kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle, şikayet tarihinden önce hacizlerin düşüp düşmediği araştırılarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu konuda olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi de doğru bulunmamıştır....
Somut olayda, Sivas İcra Müdürlüğünün 2019/19850 Esas sayılı takip dosyasında şikayet konusu taşınmazlar üzerine 18.06.2021 tarihinde haciz konulduğu, haciz tarihi itibariyle İİK'nın 106. maddesinin yürürlükte olan hükmü uyarınca satış isteme süresinin 1 yıl olduğu, şikayet tarihi olan 26.08.2021 tarihi itibariyle hacizlerin ayakta ve geçerli olduğu; ancak yargılama sırasında alacaklının, bir yıllık sürede şikayet konusu taşınmazlara ilişkin satış talebinde bulunmadığı, bu nedenle taşınmazlara tatbik edilen haczin İİK'nın 110/1. maddesi uyarınca düştüğü anlaşılmıştır....


