WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Anılan karar 10.12.2007 tarihli olup, 19.11.2007 tarihinde çıkartılan haciz ihbarnamelerinin iptalini gerektirmez. İcra müdürünün borçlunun bu yöndeki talebinin reddine ilişkin 17.12.2007 tarihli kararı isabetlidir. Mahkemece şikayetin reddi yerine kabulü ile İİK'nun 89/1 haciz ihbarnamelerinin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 13.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....

yönelik hükmün incelenmesinde, Şikayet dilekçesinde icra takibi borçlusuna 483.245,16 TL, 14/08/2012 tarihinde 296.517,86 TL, 17/08/2012 tarihinde 36.270,58 TL ödeme yapıldığının belirtilmesine nazaran, 2004 sayılı İİK’nın 338. maddesinde düzenlenen gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçunun oluşabilmesi için İİK’ya göre istenen beyanın hakikate aykırı olarak yapılmasının gerekmesi, İİK’nın 89/4 maddesine göre alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338. maddenin 1. fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını isteyebileceğinin düzenlenmiş olması, üçüncü kişilere gönderilen haciz ihbarnameleriyle henüz doğmamış veya muaccel olmamış alacaklara haciz konulamayacak olması, İİK’nın 347. maddesinde belirtilen fiilin öğrenilmesi hususunun sadece haciz ihbarnamesine itirazın öğrenilmesi olmayıp aynı zamanda bunun gerçeğe aykırı bir itiraz olduğunun öğrenilmesini de kapsaması karşısında, haciz ihbarnamelerinin tebliği tarihi itibariyle takip borçlusuna...

ŞİKAYET Şikayetçi 3. kişi şikayet dilekçesinde; İİK 89/1 ve İİK 89/2 inci haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğini, şikayetçinin 72 yaşında olduğunu ve okur yazar olmadığını, imza atabilecek durumda olmadığını, okur yazar olmayan kişinin komşular eşliğinde sol baş parmağının basılması gerektiğinin tebliğ mazbatasına ise herhangi parmağı ile batırıldığı ve kimin huzurunda tebligat yapıldığının ayrıca bu kişinin de imzası alınmak suretiyle tebliğ edilmesi gerekirken usule göre tebliğ işlemi yapılmadığını ileri sürerek tebliğ tarihinin, öğrenme tarihi 03.03.2021 olarak düzeltilmesini, üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğinin yok hükmünde sayılmasını talep etmiştir. II....

CEVAP Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresi içerisinde açılmadığını, şikayetçiler vekilince 89/3 haciz ihbarnamelerinin iptalinin istendiğini, 89/3 haciz ihbarnamelerinin üç şirkete de 09.09.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, şikayet süresi 7 gün olduğundan süresinde yapılmayan şikayetin öncelikle süre sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, şikayetçiler tarafından sunulan evraklar üzerinde ilgili icra memurunun 08.09.2021 tarihinde teslim aldığına ilişkin kaşenin basılı durumda olduğunu, bu dosyanın esası hakkında geçerli olan durumun ilgili evrakların memurlara teslimi olduğunu, ... tarafından yapılacak olan sorgulamaların yanlış bilgi verme ihtimalinin mevcut olduğunu belirterek, şikayetçilerin açmış olduğu davanın 89/3 haciz ihbarnamesine itiraz davası olarak görülmesine ve süresinde olmadığı için reddine, dava konusu bedelin %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini davanın reddini istemiştir. III....

Mahkemece davacıya gönderilen 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerine süresi içerisinde itiraz edilmesine rağmen itirazların kayda geçmemesi nedeni ile 89/3 haciz ihbarnamesinin gönderildiği, dava açıldıktan sonra icra müdürlüğünce hatanın giderildiği ve haciz ihbarnamelerinin fek edildiğinin dosya kapsamı ile sabit ve yanlar arasında çekişmesiz olduğu, haciz ihbarnamelerinin fek edilmiş olması nedeni ile davanın konusunun kalmadığı ancak davacının süresinde itirazlarını bildirmesine rağmen icra müdürlüğünün özensizliği ve takip alacaklısı davalının gerekli özeni göstermemesi nedeni ile davacıya 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin tebliği ile 89/3 ihbarnamesinin tebliğinden sonra dava açmak zorunda bırakıldığı görüşü benimsendiğinden yargılama gideri ve maktu vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulduğu gerekçesiyle davanın konusu kalmadığından hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu' nun 12.02.2019 tarih ve 2017/12-369 Esas 2019/130 Karar sayılı ilamında doğrultusunda davacının hukuki yararının bulunduğu, İcra ve İflas Kanunu'nun 89. maddesi ile İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği'nin 42, 43 ve 44. maddelerinde birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin ihtiva etmesi gereken hususların açıkça belirtildiği, öte yandan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi'nin 06.02.2020 tarih ve 2018/1278 Esas 2020/126 Karar sayılı; "İİK'nın 89. maddesi hükmü ve anılan Yönetmelikteki açık düzenlemeler karşısında, yazılı şekil şartlarını içermeyen birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin geçersiz olacağı tereddüde yer vermeyecek kadar açıktır....

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm doysa kapsamına göre, şikayete konu sıra cetvelinin hukuka aykırı olduğunu, İİK'nın 89/.... maddesince haciz ihbarnamelerinin tebliğ tarihleri ile takiplerin kesinleşme tarihleri gözetildiğinde düzenlenecek sıra cetvelinde .... sırada şikayet olunanın takip dosya alacağının .... sırada şikayet olunanın takip dosyasının olması gerektiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayet olunan vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayet olunan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayet olunan vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan ......

itibariyle doğmuş alacakların icra müdürlüğü hesabına yatırılması, sonra doğan alacakların ise borçluların yada kayyumlarının hesbaına yatırılması yönünde olup, şikayet tarihi olan 16.3.2016 tarihi itibariyle 3. kişierce 89/1 haciz ihbarnamelerine yapılmış bir itiraz yada borçlu şirketlerin alacağının bulunduğu yönünde verilmiş bir cevap olmadığı anlaşılmıştır....

İİK'nun 16. maddesine göre; “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.” Dava dışı borçlu .... Ltd. Şti. aleyhine yapılan takibin kesinleşmesi üzerine şikayetçilere haciz ihbarnamelerinin gönderildiği, ... ve ...'a sırasıyla 21/10/2013 ve 22/10/2013 tarihlerinde 89/3 haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği, şikayetçilerin ise İİK'nun 16/1. maddesinde öngörülen yasal yedi günlük süreden sonra 12.09.2014 tarihinde icra mahkemesine başvurdukları görülmektedir. Bu durumda mahkemece istemin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden, sonucu itibariyle doğru olan kararın onanması gerekmiştir....

Mah. ...anlı Cad. ... .../... adresine 1.haciz ihbarnamesinin gönderildiği, tebliğ evrakının adreste tanınmadığından bahisle 30.09.2010 tarihinde iade edildiği, sonrasında birinci, ikinci, üçüncü haciz ihbarnamelerinin TK'nun 35. maddesine göre aynı adrese tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, şikayet eden 3. kişiye yapılan tebliğ işlemleri usulsüz olup, bu husus mahkemenin de kabulünde olduğundan, karar bu yönüyle isabetlidir....

UYAP Entegrasyonu