Diğer taraftan usulüne uygun tebliğ edilmeyen 89/1 haciz ihbarnamesine dayalı olarak şikayetçiye 89/2 ve 3. haciz ihbarnamelerinin gönderilmesi ve şikayetçinin adrese kayıt sistemindeki adresine daha önce bir tebligat gönderilmeksizin bu ihbarnamelerinin Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi de usulsüz olacağından şikayetin kabulü yerine reddi isabetsizdir…) gerekçesi ile oyçokluğuyla bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Şikayet, usulsüz tebligat nedeniyle haciz ihbarnamelerinin iptali istemine ilişkindir....
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayetçi 3. kişinin, icra dosyasından kendisine gönderilen 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnameleri tebliğlerinin usulsüzlüğü iddiası ile icra mahkemesine başvurusunda, mahkemece, şikayetin kabulü ile 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin 09.11.2015 olarak tespitine, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verildiği görülmüştür. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun TK'nun 17. maddesinde; "Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı...
Tüm dosya kapsamının incelenmesinden; davalının, dava dışı borçlu şahıs hakkında kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığı, bu icra takibi sırasında davacıya İcra İflas Yasası'nın 89. maddesi uyarınca l.,2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin gönderildiği, haciz ihbarnamelerine ilişkin tüm tebliğ işlemlerinin Tebligat Yasası'mn 21. maddesine göre yapıldığı, tebligat belgelerinde; davacıya, 1. haciz ihbarnamesinin 26.02.2010 günü, 2. haciz ihbarnamesinin 09.04.2010 günü, 3.haciz ihbarnamesinin de 29.04.2010 günü tebliğ edilmiş olarak gösterildiği, davacının icra dosyasına 01.10.2010 günlü dilekçe verdiği ve bu dilekçesinde, haciz ihbarnamelerinin kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, haciz ihbarnamelerine 01.10.2010 tarihi itibariyle muttali olduğunu ileri sürerek haciz ihbarnamelerine itiraz ettiği anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"########## MAHKEMESİ :##########İcra Hukuk Mahkemesi ########## ########## ########## ########## Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibinde, şikayetçi üçüncü kişi ... icra mahkemesine başvurusunda; kendisine gönderilen 89/1. haciz ihbarnamesine itiraz etmesine karşın yurt dışında iken 89/2 ve 3. haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini ileri sürerek 89/2 ve 3. haciz ihbarnamelerinin iptalini talep etmiş, mahkemece, 89/1. haciz ihbarnamesine süresinde itiraz edilmediği gibi, ihbarname tebliği usulsüzlüğünün de ileri sürülmediği gerekçesi ile şikayetin reddine...
Temyiz Sebepleri 89/1, 89/2, 89/3 haciz ihbarnamelerinin birbirinden bağımsız düşünülmesi gerektiğini, 89/3 haciz ihbarnamesinin Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesinden önce bilinen adrese yeniden normal yolla tebligat gönderilmesi gerektiğini, bilinen adrese gönderilen tebligatın iade edilmesi halinde 89/3 haciz ihbarnamesinin Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiği şikayeti ve hacizlerin kaldırılmasına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Tebligat Kanunu 21. ve 32. maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
Esas sayılı icra takip dosyasında, müvekkiline İİK'nın 89. maddesi gereğince haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, haciz ihbarnamelerinin Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi nedeniyle haciz ihbarnamelerine itiraz edilemediğini ve müvekkilinin borçlu konumuna sokulduğunu, bu nedenle menfi tespit davası açtıklarını, müvekkilinin dava açmaya hakkı olduğunu, İİK'nın 72. maddesine göre dava açmadıklarını, İİK'nın 89/3. maddesinde müvekkiline menfi tespit davası açma hakkı tanındığını, kararın bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Yukarıda da belirtildiği üzere; dava dilekçesinde İİK'nın 89/3. maddesine dayanılarak menfi tespit davası açıldığı açık bir şekilde belirtilmiştir....
İcra MahkemesiTARİHİ : 26/09/2007NUMARASI : 2007/955-2007/1073 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;İcra müdürlüğünce 3. şahsa gönderilen İİK. 89/1 ve İİK. 89/2 haciz ihbarnameleri tebliğ işlemlerinin usulsüzlüğü ancak tebliğ işleminin muhatabı 3. kişi tarafından icra mahkemesinde şikayet yolu ile ileri sürülebilir. Yapılan tebliğ işlemlerinin usulsüzlüğü hakkında icra müdürlüğünce karar verilemez....
İcra MahkemesiTARİHİ : 26/09/2007NUMARASI : 2007/954-2007/1072 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;İcra müdürlüğünce 3. şahsa gönderilen İİK. 89/1 ve İİK. 89/2 haciz ihbarnameleri tebliğ işlemlerinin usulsüzlüğü ancak tebliğ işleminin muhatabı 3. kişi tarafından icra mahkemesinde şikayet yolu ile ileri sürülebilir. Yapılan tebliğ işlemlerinin usulsüzlüğü hakkında icra müdürlüğünce karar verilemez....
Taraflar arasındaki İİK 89/1, 2, 3 üncü haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi üçüncü kişi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına şikayetin kabulü ile üçüncü kişiye çıkarılan 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin 14.01.2022 olarak düzeltilmesine, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin iptaline, hacizlerin kaldırılması talebinin düzeltilmiş tebliğ tarihine göre icra müdürlüğünce dikkate alınmasına hükmedilmiştir....
Öte yandan İİK'nun 89/4. maddesine dayalı olarak açılan tazminat davası, icra mahkemesince genel hükümlere göre görüleceğinden, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir. Somut olayda, davalı üçüncü kişiler ... ile ... adına çıkartılan 89/1 haciz ihbarnamelerinin, 3. kişi ...'a 03/02/2012 tarihinde, ...'ya ise 14/02/2012 tarihinde tebliğ edildiği, haciz ihbarnamesine karşı ...'ın 07/02/2012 tarihinde, ...'nın 14/02/2012 tarihinde yasal süresi içerisinde itiraz ettiği, takip alacaklısı davacı vekili tarafından ise, davanın 13/12/2012 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, tazminat davasının iki yıllık yasal süre içerisinde açılmış olması nedeniyle mahkemenin 3 aylık yasal süre içerisinde şikayet hakkı kullanılmadığından bahisle şikayet hakkının düşürülmesine dair karar vermesi isabetsizdir. Mahkemece; tazminat davasının yasal sürede açıldığı hususu gözetilerek işin esasına girilerek inceleme yapılması gerektiği, 3. kişiler ... ve ...'nın, asıl borçlu ... Group ......


