WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Dava konusu taşınmazların 3573 sayılı Kanun kapsamında aşılama yapan şahıslara verildiği ve Kanunun 3. madde hükmü gereğine, "3573 sayılı Yasa kapsamında olup verilen amacı dışında kullanılamaz miras dahil bölünemez veriliş tarihindeki yüzölçümü küçültülemez aksi takdirde Hazinece geri alınır" şerhinin 04.03.2003 tarihinde tapu kaydının beyanlar hanesine tescil edildiği görülmüştür....

Yönetim Kurulunun 24.05.2007 tarih ve 11/109 sayılı kararı ile 19.06.2007 tarihinde 360.000 TL bedelle müvekkili şirkete satıldığı ve bu satış doğrultusunda da tapuda müvekkili firma adına devir işlemleri tamamlandığını, ancak daha sonra davalının ilgili ihalenin dayanağı olan yönetmeliğin iptal edildiğini gerekçe göstererek müvekkili şirket aleyhine tapu iptal- tescil davası açtığını, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu iptali ve tescil davası açıldığını, mahkemenin 20.11.2014 tarihli ve 2014/418 Esas, 2014/547 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne dair verilen kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiğini, müvekkili şirketin ihale ile araziyi satın aldığını, iyiniyetli olarak arsanın kendisine ait olduğu güvencesiyle kendi malzemesi ile arsa değerinden daha kıymetli olan bir bina inşa ettiğini ileri sürerek temliken tescil talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; ......

Dairesi tarafından iptal edilmiş olmasıdır. 21. Nitekim, Hukuk Genel Kurulunun aynı ihaleye konu başka taşınmazlar hakkındaki 29.06.2016 tarih ve 2014/1-1165 E., 2016/908 K. sayılı karar ile 24.05.2017 tarih ve 2017/1-1552 E., 2017/969 K. sayılı kararında da ihalenin iptali sonucunda yapılan tescillerin yolsuz tescil durumuna düştüğü kabul edilmiştir. 22. Ayrıca, yerel mahkemece Hukuk Genel Kurulunun 30.06.2010 tarih ve 2010/14-274 E., 2010/356 K. sayılı kararı ile bu davadaki uyuşmazlığın da çözümlendiği kabul edilerek direnme kararı verilmiş ise de anılan kararın davacının istemi üzerine 12.04.2007 tarihli ihaleye konu başka bir taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin kaldırılması istemine ilişkin olduğu, henüz ihale iptal edilmeden verilen bu kararda taşınmazın mülkiyetine yönelik bir tartışmanın bulunmadığı gözetildiğinde, mülkiyete dair eldeki dava bakımından emsal olarak kabul edilemeyeceği açıktır. 23....

Davalı Belediye vekili, imar parseli olan çekişmeli taşınmazın dayanağı imar uygulamasının idare mahkemesi tarafından iptal edildiği, belediye tarafından konulan kamulaştırma şerhinin kaldırılması için tapu müdürlüğüne yazı yazıldığını belirterek davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne, çekişmeli 11196 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 11/04/2014 tarihli teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfiyle işaretli 7824,11 m²’lik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptaliyle orman niteliğiyle ... adına tapuya kayıt ve tesciline, davalıların bu kısma olan müdahalesinin önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... Büyükşehir Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescili ile elatmanın önlenmesine ilişkindir....

Köyü 423 ada 1 ila 16 parsel sayılı taşınmazların geldisi olan Kadastro parselinin, tapu kadının 3573 saılı yasa hükümlerine göre oluştuğunu, tapu kaydını oluştuğu tarihteki mevzuata göre tapu kaydının beyanlar hanesine “3573 Sayılı Yasa kapsamında olup, veriliş amacı dışında kullanılamaz, miras dahil bölünemez, veriliş tarihindeki yüzölçümü küçültülemez, aksi taktirde Hazinece geri alınır” şeklinde şerh konulduğunu, 3573 Sayılı Yasada, 4086 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten sonra, bu şerhin yasal dayanağı kalmadığını, bu nedenle tapu kaydının beyanlar hanesine bu yönde konulan şerhin silinmesini, yine 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göer tahsis, imar ihya ve tescil suretiyle tapu kaydı oluştuğundan, tapunun beyanlar hanesine konulan “6831 Sayılı Yasanın değişik 2 nci maddesine istinaden Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kalmaktadır” şeklindeki yasal dayanağı kalmayan şerhin silinmesini istemiştir....

Maddesi karşısında davacı kooperatife bir hak sağlamayacağından parsellerin tapu kayıtları üzerine konan şerhin kaldırılması davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 550.00.’ YTL. vekalet ücretinin davacı S.S.... ... EVLERİ KONUT YAPI KOOP.’dan alınarak, davalı ... BAKANLIĞI ile davalı ... YÖNETİMİ 'ne verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacı S.S.... ... EVLERİ KONUT YAPI KOOP.’a yükletilmesine 23.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi...

Köyü 310 numaralı parselin tapu kaydının beyanlar hanesine Orman Yönetimince 15.12.1998 gün ve 9436 yevmiye sayısı ile "177.738 m2 bölümü için Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/489 Esasında dava açıldığı" şeklinde şerh koydurulduğunu, Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/489 sayılı dosyasında Orman Yöneliminin açtığı yargılamanın iadesi davasının reddine karar verilip kesinleştiğini, buna rağmen Orman Yönetiminin şerhi kaldırtmamakta ısrar ettiğini, davalı şirketin daha sonra aynı mahkemede 2002/271 esas numaralı dosyasıyla şerhin kaldırılması davasını açtığını, davaların birleştiğini Orman Yönetiminin bu davalar devam ederken 14.12.2001 tarihinde tapu sicil müdürlüğüne müracaatla daha önce konulan şerhin kaldırılmasını ve bunun yerine "Orman ile ilişkilidir" şeklinde şerh konulmasını sağladığını, mahkemece her iki şerhin kaldırılması istemiyle açılan davanın kabulü yolunda verilen Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/1088 - 2002/271 sayılı kararının 20....

Hukuk Dairesinin 18/05/2016 gün ve 2015/2546 E. - 2016/5874 K. sayılı emsal bozma kararında da açıklandığı üzere davalı idareyi tapu iptali tescili için dava açmaya zorlayamayacaklarını, tapu kaydına konulan ... şerhi nedeniyle esasen tasarruf haklarının kısıtlandığını, tazminat davası açmamaları halinde şerhin konulduğu tarihten yada şerhin kaldırılması isteminin reddine ilişkin kararın kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresini kaçırmış olacaklarını, bu davayı açmakta zorunlu olduklarını, ayrıca ... Genel Müdürlüğüne izafeten ... ... İşletme Müdürlüğünün ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/671 esasında tapu iptali tescili davasını açtıklarını, bunun dikkate alınarak yerel mahkeme kararının onanmasını, şayet karar bozulacak idiyse taşınmazın değerinin saptanması yönünden; çekişmeli taşınmazın turizmi teşvik alanı içinde kaldığını, taşınmazın karşısında ... villalarının bulunduğunu m² bedellerinin 700.00....

İdare Mahkemesinin 03/07/2007 tarihli ve 2005/1496 Esas, 2007/1878 Karar sayılı ilamıyla iptaline karar verildiği ve hükmün kesinleştiği görülmektedir. Hemen belirtilmelidir ki; tapu sicilinin tutulması prensiplerinden biri tescil, diğeri sicilin aleniliği (güvenilirliği), bir diğeri Hazinenin kusursuz sorumluluğu, sonuncusu ise geçerli bir hukuki sebebinin bulunması, yani kaydın illetten mücerret olmamasıdır. İmar uygulamasının dayanağı olan idari işlemin iptal edilmesi ile sicilin dayanıksız kalacağı ve TMK’nın 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düşeceği; bu durumda; açılacak kadastral parselin ihyası davası sonucunda, dayanıksız kalan (illetten mücerret) kaydın iptali ile kadastral parselin geometrik ve hukuki durumunun ihyası şeklinde karar verilmesi gerekeceği kuşkusuzdur....

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; parselin tamamının öncesinin orman olduğu, kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kaldığı iddiası ile açılan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre 18/08/1949 tarihinde ilan edilen ve kesinleşen orman kadastrosu, 29/08/1977 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde ve 1990 yılında yapılıp kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B uygulamaları bulunmaktadır. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır....

UYAP Entegrasyonu