İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastro sınırları içindeyken, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, öncesi itibariyle ilk oluşumu 25.11.1929 tarih 109 numaralı tapu kaydına dayanan Nisan 1940 Tarih 5 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, bu nedenle tapu sahibi adına orman sınırları dışına çıktığı gerekçe gösterilerek Hazinenin önceki ... aleyhine açtığı tapu iptal tescil davasının -2- 2009/4456-9534 reddine ilişkin... Asliye Hukuk Mahkemesinin, 29.02.2002 tarih ve 2000/304 Esas, 2002/106 sayılı kararının, Hazine tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay 1....
Dava, tapu kaydının beyanlar hanesindeki 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yönündeki şerhin silinmesine ilişkindir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline, el atmanın önlenmesine ve kal'e ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1946 yılında 3116 Sayılı Yasa hükmüne göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1980 yılında yapılıp 23.05.1980 tarihinde ilan edilen, aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır....
Dava, tapu kaydının beyanlar hanesindeki 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yönündeki şerhin silinmesine ilişkindir. Dava di1ekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline, el atmanın önlenmesine ve kal e ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1946 yılında 3116 Sayılı Yasa hükmüne göre yapılıp esinleşen orman kadastrosu, 1980 yılında yapılıp 23.05.1980 tarihinde ilan edilen, aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır....
"İçtihat Metni" Kadastro tesbitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemiyle açılan davada mahkemece verilen karar davacı tarafından süresinde temyiz edildiği anlaşılmakla dosya incelendi. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü; Dava kadastro tesbiti sırasında ortak miras bırakan adına tesbit ve tescil edilen taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tesbiti ve beyanlarhanesindeki şerhin iptal ve tesciline ilişkindir. Dava konusu taşınmazın kadastro tesbitinin kesinleştiği 17.03.1994 günü ile davacı tarafından tapu iptali ve tescil davasının açıldığı 12.02.2007 günü arasında 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiştir. Sözü edilen süre kamu düzenine ilişkin olup, bu nedenle istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi zorunludur....
Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan şerhin terkin edilmesi hususunda talepte bulunulmasına rağmen terkin işleminin gerçekleştirilmediğini, terkinin kaldırılmamasından dolayı davalı idare sorumlu olmayıp, tapu müdürlüğünün sorumlu olduğunu, davacı taraf davalı idare aleyhine daha önceden kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açmış olup tapu kaydına 31/b şerhinin anılan davaya istinaden konulduğunu, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarında müvekkil idare lehine irtifak hakkının tescilinin, davacıların taşınmazı devretmeleri durumunda yapılamadığını, bu nedenle konulan şerhin, tescil işlemi yapılıncaya kadar kamu zararının doğmaması için geçici tedbir niteliğinde olduğunu, davacı tarafın şerhin kaldırılması için müvekkil kuruma veya tapu müdürlüğüne başvurmaksızın işbu davayı açtığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, davacı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmemesi...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 1507 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliği ile beyanlar hanesinde ... oğlu ... evlatları ...'nın zilyetliğinde olduğu belirtilmek suretiyle Hazine adına tesbit edilmiş, daha sonra yapılan imar uygulamasında 2088 ada 1 parsel ve ifraz neticesinde de 2088 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmaz olarak davacı ... Belediyesi Tüzel Kişiliği adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı ..., imar nedeniyle adına tescil edilen taşınmazların beyanlar hanesinde yazılı bulunan şerhin kaldırılması istemiyle Tapu Müdürlüğü aleyhine, dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
K A R A R Asıl dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil ve hacizlerin kaldırılması, birleştirilen dava muvazaa nedeniyle satış vaadi sözleşmesinin iptali mümkün olmazsa İİK'nın 278 vd. Maddeleri gereğince tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, mahkemece satış vaadi sözleşmesine dayalı tescil davasının reddine, birleştirilen davada ise tasarrufun iptali konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, satış vaadi sözleşmesinin ise iptaline ve şerhin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından satış vaadi sözleşmesinin iptalinin doğru olmadığı ileri sürülerek temyiz edilmiştir. 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 6723 sayılı Kanunun 21. maddesi ile değişik 60/3. maddesi gereğince, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun Hukuk Dairelerinin işbölümünü düzenleyen 20.01.2017 tarihli ve 2017/1 sayılı Kararına ve davanın açıklanan niteliğine göre temyiz inceleme görevi Yargıtay (13.) Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır....
yer almadığı halde emsalleri ile kıyaslamaya dayanan emlak bilirkişisinin raporu esas alınarak hüküm kurulduğu, değerin tesbitinde gelir metodunun kullanılmadığı, bu şerhin yasal olup olmadığı ya da adli yargıda açılacak dava ile kaldırılıp kaldırılmadığı irdelenmeden davanın kabulüne karar verildiği, o halde; mahkemece, öncelikle taşınmazın el değiştirme öncesi ve sonrasında beyanlar hanesindeki şerhleri gösteren tapu kütüğü onaylı fotokopisi getirtilerek, tapu kaydının beyanlar hanesine mülkiyet hakkını kısıtlayan, taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı ya da 6831 sayılı Kanunun 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh yazılıp yazılmadığı, yazıldı ise ne zaman yazıldığı, tapu malikleri tarafından, bu şerhin kaldırılması istemiyle tapu müdürlüğüne ya da mahkemeye başvurulup başvurulmadığının araştırılması, mülkiyeti kısıtlayıcı bir şerh yazılmadığı belirlenecek olursa, taşınmazın değerinde bir eksilme meydana gelmeyeceğinden davanın bu nedenle...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 14/03/2017 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki şerhin kaldırılması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; talebin reddine dair verilen 27/04/2017 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbir talebinin kaldırılmasını isteyen tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/116 Esas sayılı dava dosyasında, davacı ...’ın, davalı Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği’ne karşı açtığı tescil talebine ilişkin davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm 13.09.2002 tarihinde kesinleşmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.10.2014 gününde verilen dilekçe ile yükleniciden haricen satın alınan taşınmazın tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.04.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, taşınmaz üzerindeki haciz ve ipotek şerhlerinin kaldırılması suretiyle tapu iptali ve tescil, mümkün olmaması halinde tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, ayrıca haciz ve ipoteklerin kaldırılması talebinin husumetten reddine dair hüküm kurulmuştur. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir....


