E) Gerekçe: Somut olayda, davacının iş sözleşmesi işveren tarafından ekonomik nedenlerle feshedilmiş, davacı feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesi için dava açmış, işe iade davası devam ederken işbu temyiz incelemesine konu işçilik alacakları davasını açmış, işbu davada işe iade davasının sonucu beklenmiş ve işe iadeye karar verilip işverenin işe başlatmaması nedeniyle feshe bağlı işçilik alacakları olan kıdem-ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti ile genel tatil ücreti alacakları hüküm altına alınmıştır. Davacının, henüz işe iade davası devam ederken işbu işçilik alacakları davasını açtığı tartışmasızdır....
Bu durumda mahkemece bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle davacının talep ettiği işçilik alacakları davacının ispatladığı ücreti üzerinden hesaplanılarak davacıya yapılan 16.900 TL ödeme öncelikle muaccel olan alacaklardan düşülmek suretiyle davacının işçilik alacakları tespit edilerek hüküm altına alınması gerekirken eksik inceleme ile davanın reddi isabetsizdir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Kurumu vekilinin tüm, davacının ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davacı işçilik alacakları ile hizmet süresinin tespitine ilişkin davalar bir arada açılmış ve mahkemece söz konusu davalar tefrik edilmiştir. Mahkemece, davalı... Kurumuna yönelik davanın hizmet tespiti davasında devam edilmesi gerektiği işçilik alacakları davasında yer almaması gerektiği nazara alınmaksızın tefrik kararı verilmiş olup, bunun neticesinde de davalı... Kurumu işçilik alacakları davasında da taraf olarak yer almıştır. Esasen... Kurumuna yöneltilmiş bir işçilik alacağı davası yoktur eksik yapılan usulü işlemler neticesinde davalı kurum tefrik edilen iş bu davada yer almıştır. Bu nedenlerle davalı......
Dairemizin 11/06/2013 tarihli, 2012/7519 E. ,2013/12308 K. sayılı bozma ilamı üzerine Mahkemece, işçi alacakları yönünden dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, mahkememizin görevsizliğine Genel Mahkemenin (Asliye Hukuk Mahkemesinin) görevli olduğuna, davacı ile .... ve mirasçıları ..., ..., ..., ... arasındaki ilişki hizmet akdi olduğundan davacının .... ve onun ölümüyle dahili davalılara ait olan .... plakalı minibüste şoför olarak 01.10.1996-01.10.2008 tarihleri arasındaki çalışmaları 506 Sayılı Yasa kapsamında sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. Somut olayda, 19/03/2013 tarihli celsede işçilik alacakları yönünden açılan dava tefrik edilerek Mahkemenin 2014/150 sayılı esasına kaydedilmiş olmasına rağmen Mahkemece işçilik alacakları yönünden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır....
Sözleşmelerde davacı idarenin işçilik ücretlerinden ve tazminatlarından sorumlu olduğuna dair açık herhangi bir hükme rastlanılmamıştır. Yargıtay'ın son dönem içtihatlarında sözleşme hükümlerinde yüklenici tarafından ödenen işçilik alacaklarının idarenin ödeyeceğine dair özel hüküm bulunması halinde bu sözleşme hükmü esas alınır. Sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmaması halinde işçilik alacaklarından yüklenici firmalar sorumlu tutulmalıdır. İdarenin ödenen işçilik alacaklarından sorumluluğu bulunmamaktadır. Yine idarenin müteselsilen sorumluluğu gereği ödediği işçilik alacaklarının sorumluluğu da yine yüklenici firmalardadır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmeler incelenmiş, davacı idarenin işçilik alacaklarından sorumlu olduğuna dair bir madde tespit edilememiştir. Bu halde davacının ödenen işçilik alacakları nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır....
Söz konusu devir sözleşmesinde, davalı alt işveren ... nezdinde çalışan işçilerin tüm işçilik hakları ile birlikte devredildiğine ilişkin bir hüküm bulunmadığından, davacı asıl işveren Belediyenin söz konusu devre muvafakat etmesi de, işçilik hak ve alacaklarının devri konusunda açık bir onay niteliğinde olmayıp, olayda işçilik alacakları yönünden borcun nakli de söz konusu değildir. O halde mahkemece davalı ... hakkındaki davanın reddi isabetli olmayıp, adı geçen davalı, kendi dönemine ilişkin işçilik alacağı yönünden davacı Belediyeye karşı sorumludur. Bununla beraber davalı ...’in, davacı ... ile imzalamış olduğu hizmet sözleşmesinde, işçilik alacakları nedeniyle sorumluluğun tümüyle kendisine ait olacağına ilişkin açık bir hüküm mevcut olmadığından, kendi dönemine isabet eden işçilik alacakları nedeniyle %50 oranda sorumlu olduğunu, kalan %50 sorumluluğun ise davacı ...’ye ait olduğunun kabulü de gözden kaçmamalıdır....
Söz konusu devir sözleşmesinde, davalı alt işveren ... nezdinde çalışan işçilerin tüm işçilik hakları ile birlikte devredildiğine ilişkin bir hüküm bulunmadığından, davacı asıl işveren Belediyenin söz konusu devre muvafakat etmesi de, işçilik hak ve alacaklarının devri konusunda açık bir onay niteliğinde olmayıp, olayda işçilik alacakları yönünden borcun nakli de söz konusu değildir. O halde mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın reddi isabetli olmayıp, adı geçen davalı, kendi dönemine ilişkin işçilik alacağı yönünden davacı Belediyeye karşı sorumludur. Bununla beraber davalı ...’in, davacı ... ile imzalamış olduğu hizmet sözleşmesinde, işçilik alacakları nedeniyle sorumluluğun tümüyle kendisine ait olacağına ilişkin açık bir hüküm mevcut olmadığından, kendi dönemine isabet eden işçilik alacakları nedeniyle %50 oranda sorumlu olduğunu, kalan %50 sorumluluğun ise davacı ...’ye ait olduğunun kabulü de gözden kaçmamalıdır....
Söz konusu devir sözleşmesinde, davalı alt işveren ... nezdinde çalışan işçilerin tüm işçilik hakları ile birlikte devredildiğine ilişkin bir hüküm bulunmadığından, davacı asıl işveren Belediyenin söz konusu devre muvafakat etmesi de, tüm işçilik hak ve alacaklarının devri konusunda açık bir onay niteliğinde olmayıp, olayda işçilik alacakları yönünden borcun nakli de söz konusu değildir. ...ile ...arasında noterde düzenlenen 12.07.1991 tarihli devir sözleşmesinde ise, “31.07.1991 tarihinde ... Limited Şirketinde çalışan tüm işçilerin yasal hakları ile birlikte devir alındığı” açıkça belirtilmiş olup, sözleşme...Belediyesi tarafından da imzalandığından,... Belediyeleri A.Ş. (...A.Ş.) arasındaki 12.07.1991 tarihli devir sözleşmesi, işçilik alacakları yönünden borcun nakli niteliğinde olup, davalı Kensan Limited Şirketine ait borcun tamamından davalı ....'nin sorumlu olduğunun kabulü gerekir. O halde mahkemece......
Söz konusu devir sözleşmesinde, davalı alt işveren ... nezdinde çalışan işçilerin tüm işçilik hakları ile birlikte devredildiğine ilişkin bir hüküm bulunmadığından, davacı asıl işveren Belediyenin söz konusu devre muvafakat etmesi de, tüm işçilik hak ve alacaklarının devri konusunda açık bir onay niteliğinde olmayıp, olayda işçilik alacakları yönünden borcun nakli de söz konusu değildir. O halde davalılardan ... hakkındaki davanın reddi isabetli olmayıp, adı geçen davalı, kendi dönemine ilişkin işçilik alacağı yönünden davacı Belediyeye karşı sorumludur. Bununla beraber davalı ...’in, davacı Belediye ile imzalamış olduğu hizmet sözleşmesinde, işçilik alacakları nedeniyle sorumluluğun tümüyle kendisine ait olacağına ilişkin açık bir hüküm mevcut olmadığından, kendi dönemine isabet eden işçilik alacakları nedeniyle %50 oranda sorumlu olduğunu, kalan %50 sorumluluğun ise davacı Belediye’ye ait olduğunu kabul etmek gerekir....
İnceleme konusu karar,işçilik alacakları ve davacının hizmet sözleşmesinin teminatı olarak düzenlenen senet nedeniyle davalı işverene borcu bulunmadığının tespiti ile birlikte hizmet tespiti istemine ilişkin olup davacı tarafından hizmet tespiti talebinin atiye bırakıldığı ve kararın bu yönüne dair davacı temyizinin olmadığı,davacının ve davalının temyizinin işçilik alacağına yönelik bulunduğu,mahkemece davanın esasına ilişkin verilen kararın işçilik alacağına ilişkin olduğu ve böylece temyiz incelemesinin işçilik alacakları ile sınırlı olduğu anlaşılmakla yukarıda belirtilen iş bölümü kararının "B) Ortak Hükümler " bölümünün (9.) bendine göre uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkinin iş akdinin sona ermesinden kaynaklanan alacak istemi olduğu anlaşılmakla temyiz incelemesini yapma görevi Dairemizin iş bölümü alanı dışında bulunmakta ve niteliği bakımından Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin iş bölümü alanı içine girmektedir. Ne varki; 9....


