WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/239 Esas ve 2005/438 Karar sayılı kararı ile boşandıklarını, davacı Vesile yararına 100,00 YL yoksulluk nafakası, davacı Betül yararına ise 75,00 TL iştirak nafakası takdir edildiğini, davacının boşandıktan sonra evlenmediğini, hayatını çocuklarına adadığını, büyük çocuklarının Ege Üniversitesi'nde eğitim gördüğünü, küçük çocukları davacı Betül'ün ise Eskişehir'de mimarlık bölümünde okuduğunu, davacı Vesile'nin çocukların masraflarını karşılamakta zorlandığını ileri sürerek, 100,00 TL olan yoksulluk nafakasının 500,00 TL'ye, 75,00 TL olan iştirak nafakasının yardım nafakası olarak 525,00 TL artırılmak sureti ile 600,00 TL'ye yükseltilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; talep edilen nafaka miktarlarının çok yüksek olduğunu, kirada oturduğunu, kredi borçlarının bulunduğunu, ikinci evliliğini yaptığını ve bu evliliğinden olan çocuklarına da bakmakta olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir....

Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; tarafların, 19.07.2012 tarihinde kesinleşen kararla anlaşmalı olarak boşandıkları, taraflarca imzalanan protokolün 3. maddesinde davacının, davalıya aylık 700 TL yoksulluk nafakası, müşterek çocukları için ise aylık 150'şer TL iştirak nafakası ödemeyi kabul ettiği, anılan protokolü onaylayan mahkemece, davalı kadın lehine aylık 700 TL yoksulluk nafakasına, velayetleri davalıya verilen müşterek çocuklar Kardelen ve Kaan lehine aylık 150'şer TL iştirak nafakasına hükmedildiği, boşanmadan sonra yeniden evlenen davacının otopark işletmeciliği ve kömür satışı yaptığı, aylık gelirinin 2.000 TL civarında olduğu, aleyhine kredi kartları ve ticari işletmesinden kaynaklanan borçları nedeniyle icra takipleri başlatıldığı, ev hanımı olan davalının ise ekonomik ve sosyal durumda boşanmadan sonra olağanüstü bir değişiklik olmadığı, iş bu davanın ise 02.10.2013 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/11/2006 tarih, 2006/235 Esas 2007/13 Karar sayılı kararı ile davacı adına 200,00 TL yoksulluk nafakası, müşterek çocuk için 225,00 TL iştirak nafakası taktir edildiğini ve nafakaların her yıl ... oranına göre arttırılmasına karar verildiğini ancak aradan geçen süre içerisinde ödenen nafakaların yetersiz kaldığını ileri sürerek, aylık 200.00 TL olan yoksulluk nafakası ile aylık 225.00 TL olan iştirak nafakasının her birinin 200.00'er TL artırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, talep edilen nafakayı ödeyecek ekonomik gücü olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir....

Sayılı boşanma dosyasında 27.05.2010 tarihli ara kararı ile müşterek çocuklar lehine dava tarihi olan 15.09.2009 tarihinden itibaren ayrı ayrı aylık 100.00'er TL ve davalı ... lehine aylık 100,00TL tedbir nafakasının davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm ile de; 27.05.2010 tarihinde hükmedilen tedbir nafakalarının karar kesinleşinceye kadar devamına karar kesinleştikten sonra 75'er TL iştirak, 100 TL yoksulluk nafakası olarak devamına karar verilmiş, karar; 28.01.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Daha sonra davalı kadın tarafından 31.08.2012 tarihinde açılan dava ile yoksulluk nafakası 150 TL'ye, iştirak nafakaları 100'er TL'ye arttırılmıştır. Dosya arasında bulunan davaya konu...... sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; 2.700TL 27.05.2010 tarihli birikmiş nafaka ve 27.05.2010-01.06.2015 arası faizi ile 4.750 TL 28.01.2010 tarihli birikmiş nafaka ve 28.01.2011-01.06.2015 arası birikmiş faizi olmak üzere toplam 10.525,41 TL'nin talep edildiği anlaşılmıştır....

Bu durumda, öncelikle yoksulluk kavramı üzerinde durmak gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarih ve ...sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir. Hemen belirtmek gerekir ki; Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik kararlarında "asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması" yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmediği gibi asgari ücretin üzerinde gelire sahip olunması da yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilmemiştir. (.....sayılı kararları). Bu durumda ancak nafakanın miktarını tayinde etken olarak dikkate alınmalıdır....

İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... kadın vekili tazminatlar ile iştirak nafakasının miktarı ve yoksulluk nafakası; davalı-davacı erkek vekili reddedilen birleşen dava, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminatlar ve nafakalar yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....

Buna göre,bozma kararında da açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. Ancak bozma ilamında TMK'nın 176/4.maddesinden bahsedilmişse de iştirak nafakası T.M.Y. 182/2.maddesinde düzenlendiğinden anılan maddenin, maddi tazminat ve yoksulluk nafakası ile ilgili olduğu ve bozma ilamında sehven yer aldığı hususu Hukuk Genel Kurulu görüşmeleri sırasında tartışılmış ve neticeten bu kısmın bozma ilamından çıkartılması gerektiği kanaatına varılmıştır. S O N U Ç :Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının,Özel Daire bozma ilamında gösterilen ve yukarda açıklanan nedenlerle HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcın iadesine, 2.6.2010 gününde oy birliği ile karar verildi....

Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. O halde, mahkemece yapılacak işin; davacının sosyal ve ekonomik durumu ile davalının ihtiyaçları karşılaştırılarak, önceki nafaka takdirinde kurulan dengeyi koruyucu, davalının ihtiyaçlarını asgari ölçüde karşılayacak, davacının geliri ile de orantılı olacak şekilde, artırılan yoksulluk nafakası miktarı TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırım yapılması gerekmekte olup, bu husus nazara alınmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....

C... işletmesinin işleticisi olarak yazılı basında röportaj verdiği, işletmeyi boşandıktan sonra açtığı gerekçesiyle yoksulluk nafakasının kaldırılmasına, davacının gelirinde, azalma olmadığı, davacının belirtilen miktar nafaka taahhüdü ile, müşterek çocuğun eğitim ve öğrenimi ile sosyal yaşantısının, şekillendirildiği gerekçesiyle iştirak nafakasının indirilmesi talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Dava; yoksulluk nafakasının kaldırılmasına ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 176/4.maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde nafakanın arttırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir....

Mahkemece; davacının ekonomik durumunda olumsuz değişiklikler olduğunu, davalının ise boşanma davası öncesindeki gibi çalıştığını ve gelirinin kendisini yoksulluktan kurtaracak nitelikte olduğunu belirterek yoksulluk nafakasının kaldırılmasına, yine protokolün 7. maddesinin ise davacının ekonomik durumunda olumsuz değişme olduğunu, kadının yoksulluk durumunun ortadan kalktığını yakıt giderlerine yönelik hükmün değişen şartlara göre kaldırılması gerektiğini, yine davacının iştirak nafakası ödediğini ve bunun çocuğun her türlü ihtiyacında kullanılabileceğini belirterek eğitim giderlerine yönelik hükmün de kaldırılması gerktiğinden bahisle protokolün 7. maddesinin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir....

UYAP Entegrasyonu