adına kayıtlı iken, 01/03/2013 tarihinde ... adına kaydedildiğini, dosya içerisinde mevcut araç satış sözleşmeleri incelendiğinde, ... plaka nolu aracın 04/09/2014 tarihli noterde düzenlenen araç satışı sözleşmesi içeriğine göre aracın ....Ltd. Şti tarafından ... isimli şahsa, aracın kasko değeri 27.600,00 TL iken 19.320 TL'ye satıldığı, ... plakalı aracın ....Ltd. Şti tarafından 18/09/2014 tarihli sözleşme ile ....Ltd. Şti'ye kasko değeri 15.000 TL olan aracın 15.000 TL bedelle satıldığı, ... plakalı aracın 27/11/2014 tarihinde ....Ltd. Şti tarafından kasko değeri 36.000 TL iken KDV dahil 18.000 TL bedelle satıldığı, ... plakalı aracın 22/12/2014 tarihinde ....Ltd. Şti tarafından ... aracın kasko değeri 38.200 TL iken 26.740 TL'ye satıldığını raporda açıklandığı, ... plakalı araçla ilgili olarak kiraya veren ... ile ...Ltd....
Yukarıda anılan yasal düzenleme dikkate alındığında; davacı tarafın, bu yasal düzenleme kapsamında menfi tespit davası açabilmesi için, hakkında başlatılmış olan icra takibinin durması üzerine davalı kooperatifin itirazın iptali davası açmış olması, bu davayı kazanmış olması, hükmün kesinleşmiş olması, yahut hüküm kesinleşmemiş olsa dahi verilen mahkeme hükmü ile birlikte icra takibinin kesinleşmesi halinde, borçlu olmadığının tespitine ilişkin, yasanın yürürlük tarihinden itibaren 6 aylık süre içerisinde açılacak bir dava olması gerektiği anlaşılmaktadır. Davalı kooperatifin, davacı hakkında icra takibi başlattığı, yahut alacak yahut itirazın iptali davası açtığı, takibin veya davanın kesinleştiği ileri sürülmemiştir....
Ancak şikayetlinin icra takibinin SONUÇLARINA ve itirazın iptali davasına ilişkin müvekkiline yeterli bilgiyi vermediği ve özeni göstermediği anlaşılmaktadır. Bu sebeple şikâyetli avukat hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 34,134; TBB Meslek Kuralları m. 3,4 kapsamında, Yönetim Kurulu'nun 22.06.2023 günlü toplantısında dosya incelenmiş, raportörün raporu okunduktan sonra aşağıdaki karar verilmiştir."denilmek sureti ile, icra takibinin sonuçlarına dair müvekkiline yeteri kadar bilgi verilmediğinin kovuşturulacağına karar verildiği belirtildiğini, davacı yanın şikayet dilekçesinde belirttiği, talimat alınmaksızın icra takibi başlatıldığı iddiası, Av. ...'...
Esas sayılı dosyasındaki takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Esas sayılı dosyasındaki takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
İtirazın kaldırılması, borçlunun borçlu olup olmadığının ilamsız icra prosedürü içinde tespit edilmesine yarayan bir yoldur. İtirazın kaldırılması talebi dava olmadığından, yalnız davalar için düzenlenmiş olan gider avansına ilişkin hükümler (HMK. 114/1-g, m.120), itirazın kaldırılması talebi için uygulanmaz. Kanımca bu konuda Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır. Alacaklı, itirazın kaldırılması dilekçesinin ve duruşma (m.70) davetiyesinin borçluya tebliği giderini peşin öder; ödemezse itirazın kaldırılması talebinden vazgeçmiş sayılır (Teb.K.m.34,II,m.5; Teb.Yön.m.8) İtirazın kaldırılması talebi bir dava olmadığından, icra mahkemesinde itirazın kaldırılması sırasında borçlu tahkim itirazında bulunamaz. Burada, icra mahkemesinin incelenmesi, itirazın iptali davasına oranla daha basit ve sınırlıdır. Yargıtay, takibin iptali talebini, bazen şikayet (m. 18), bazen de itiraz olarak nitelendirmektedir. Takibin iptali (ve ertelenmesi) talebi, şikayet (m. 16) veya itiraz (m62) değildir....
Ayrıca eski hukuk yürürlükte iken gerçekleşmiş olup da, Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihte henüz herhangi bir hak doğurmamış olaylara Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanır....
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 29/05/2024 tarih 2021/104 Esas- 2024/383 Karar sayılı kararında;"Dava, başlangıçta, davalı tarafça ... sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali davası olup, aşamalarda davanın tam ıslahı neticesinde alacak davasına dönüşmüş davadır.Dosya, uluslararası taşımacılık hukuku konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 14.10.2021 tarihli rapora göre, dosyadaki bilgi, belge, poliçe, taraflarca dosyaya sunulan deliller, gelen müzekkere cevapları ışığında, dava konusu ihracata ilişkin olarak Hollanda'da alıcısı olan ve bu firmanın yetkilisi olduğu ileri sürülen ...'un muhtelif e-posta yazışmalarında ihraç konusu malları sorunsuz olarak teslim aldıklarını bildirdiği ancak, bahse konu malların ......
itiraz davasına da dönüştüğünü, bu sebeple, 7 nolu Orman Kadastrosu Komisyonunun 23.11.1976 gün ve 10 sayılı kararının iptali ile 104 ilâ 181 orman tahdit sınır noktalarıyla sınırlandırılan saha içinde kalan ve tapulama mahkemesinde davaları devam eden parsellerin devlet ormanı olduğuna karar verilmesini ve komisyon kararının bir şekilde düzeltilmesini istediği, Asliye 1....
ISLAH: Davacı vekili 24/04/2019 havale tarihli dilekçesi ile 317.870,36 TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ederek, davasını ıslah etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; görev itirazında bulunduklarını, görevli mahkemenin İstanbul Fikri Sınai Hukuk Mahkemeleri olduğunu, dava dilekçesinde maddi tazminata dayandırılan cezai şartın 150.000,00 USD olarak belirlediğini, davacının kısmi olarak talepte bulunduğunu, somut olayda belirsiz alacak davasının şartlarının olmadığını, bakiye harcın ikmali için davacı yana süre verilmesi gerektiğini, taraflar arasında geçerli ve yürürlükte bir sözleşme mevcut iken haksız rekabetin oluşmasının mümkün olmadığını, yalnızca sözleşmeye aykırılık iddiaları için dava açabileceğini, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir....


