Mahkememizce ödeme yasağı kararının uygulanmadığı, talep edenin istirdat davası açma hakkının bulunduğu belirlenmekle; bu halde verilen ve uygulanan, kaldırılmasına karar verilebilecek bir ödeme yasağı kararı bulunmadığından davacı tarafa istirdat davası açmak üzere süre verilmesine gerek görülmemiştir. Dava konusu çekin ibraz edildiği, bu itibarla kaybolmadığı anlaşılmakla çek iptali talebinin istirdat davası hakkı saklı kalmak kaydıyla reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-... ... A.Ş ... Şubesinin keşidecisi ... ... olan 31/06/2020 keşide tarihli , ... seri nolu 12.500,00-TL bedelli çek ......
Dava konusu çekler ile ilgili banka şube müdürlüklerine yazılan müzekkerelere verilen cevapda, söz konusu çeklerin üçüncü kişi tarafından ibraz edildiğinin bildirilmesi üzerine, davacı tarafa çek hamillerine karşı istirdat davası açmak üzere süre verilmiş, verilen süreye rağmen davacı tarafın istirdat davası açmadığı anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından dava konusu yapılan ve zayi nedeniyle iptali istenen çeklerin üçüncü kişiler tarafından ilgili banka şubesine ibraz edildiği, ibraz edilen çekler ile ilgili davacı tarafa istirdat davası açmak üzere süre verildiği, verilen süreye rağmen davacı tarafından istirdat davası açılmadığından sübuta ermeyen davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir....
Mahkememizce davacı vekiline 11/09/2023 tarih tarihinde muhtıra çıkarılarak çeki elinde bulunduranlara karşı istirdat davacı açmak ve mahkememizi bilgilendirmek üzere iki haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı tarafından verilen kesin süre içerisinde istirdat davasını açtığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu yukarıda dökümü yapılmış olan çekin dava sürecinde ortaya çıkmış olmakla, davanın konusuz kaldığı anlaşılmış ve konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur....
"İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
nin ödeme emirerine konu prim ve işsizlik sigortası primi borçlarını ihtirazi kayıt ile ödeyerek davalı kurum'a istirdat davası açtığı, alt işveren... İplik Tic. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında verilen 07/11/2014 tarihli iflas ertelenmesine ilişkin tedbir kararının ödeme emrinin tebliği tarihinden önce 27/02/2015 tarihinden önce kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, tarafları ve dayanılan dava konusu olay aynı olduğundan dava dışı asıl borçlu ....... San. Tic. A.Ş.'nin Kurum'a karşı açtığı istirdat davası ile eldeki dava arasında irtibat bulunduğu ve birbirinin sonuçlarını etkileyeceği tartışmasızdır. Asıl borçlu ....... San. Tic. A.Ş. tarafından açılan istirdat davasının, bu davada bekletici mesele yapılmasında sonuçta verilecek kararın yasaya uygunluğu bakımından zaruret olduğu da bir gerçektir. Bu durumda; mahkemece dava dışı asıl borçlu ... .... San. Tic. A.Ş.'...
Pamukova Asliye Hukuk (Tüketici mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesince, istirdat davalarında yetkili mahkeme HMK m.6/1 uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi ve İİK m.72/son uyarınca icra takibinin yapıldığı yer mahkemesidir.Yasal düzenleme, ifade edildiği şekilde olmasına karşın, istirdat davalarında kesin yetki söz konusu değildir ve HMK m. 116/1-a uyarınca "Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı"nın, ilk itiraz olarak cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekmektedir.Davacı HMK'nın 19/2'inci maddesine uygun olarak cevap dilekçesiyle yetki itirazında bulunmuştur ve birden fazla yetkili mahkeme bulunması sebebiyle seçtiği mahkemeyi İstanbul Tüketici Mahkemesi olarak, usulüne uygun şekilde mahkemeye bildirmişolup davalının yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. İstanbul 3....
İİK.’nun 72/6 maddesi hükmünde “Borçlu menfi tespit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.” Ne varki davacı vekili, 20.9.2006 tarihli celsedeki imzalı beyanında “ …bizim talebimiz sadece borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinden ibarettir. İstirdat talebimiz yoktur” demiştir. Ödeme ile yasa gereği istirdata dönüşen davanın usulen menfi tesbit davası olarak görülmesine imkan bulunup bulunmadığı ve davacının açıklanan beyanı üzerinde yeterince durulup irdelenmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik yönünde hüküm kurmuştur. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72/son maddesi uyarınca “Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.” Görüldüğü üzere, menfi tespit ve istirdat davalarında seçimlik yetki söz konusu olup dava, icra takibini yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Somut olayda davacı, davalı banka tarafından aleyhinde başlatılan icra takibinde ipotek bedelini aşan kısım için borçlu olmadığının tespiti ile ödediği fazla kısmın istirdadını talep etmiş, bunun yanında adına kayıtlı taşınmaz üzerine konulan ipoteğin kaldırılması talebinde de bulunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak (istirdat) Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak (istirdat) davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava ihtirazı kayıtla ödenen alacağın istirdadına ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde davalıların geçmiş dönem kiralarının eksik ödendiğinden bahisle 19.6.2009 tarihli ihtarname ile 11424 TL kira bedelini ödenmesini aksi takdirde tahliye davası açılacağını ihtar ettiğini, tahliyeye sebebiyet vermemek için ihtarname ile istenen bedelin ihtirazı kayıt ile ödendiğinden istirdadını istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur....


