WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Mahkemece, bozmaya uyularak son ödeme tarihi olan 9.10.2009 tarihinden dava tarihi olan 17.2011 tarihine kadar 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği ve hernekadar hem menfi tespit hem de istirdat talebinde bulunmuş ise de alınan bilirkişi raporu ile de ortaya çıktığı üzere, davalının haksız uyguladığı faiz oranı dikkate alınarak hesaplama yapıldığında davacının takip nedeniyle borcu kalmayıp yaptığı ödemelerden de 4.072 TL fazla ödemesi olduğu anlaşılarak, davacının menfi tespit davasının da istirdat davasına dönüştüğü kanaatiyle hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa dairemizin bozma kararı istirdat olunan miktara yönelik olup, mahkemece davacının menfi tespit talebinde bulunduğuı 4.856,00 TL' lik miktara ilişkinde ayrı bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir....

Davalı; istirdat davasının hak düşürücü süre geçtikden sonra açıldığını, abone kayıt sisteminde her iki abonenin de davacı adına olduğunu, davacının Salih Karakeçili'nin kardeşi olup kullanıcı olabileceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; ödemenin 31.03.2010 tarihinde yapıldığı, davanın 29/07/2013 tarihinde açıldığı, İİK 72/7 maddesi gereği istirdat davalarında 1 yıllık hak düşürücü sürenin bulunduğu, davanın bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, dava İİK’nın 72. maddesine dayalı istirdat davası olarak nitelendirilmiş ve ödeme tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, İİK’nun 72. maddesinde öngörülen istirdat davasının açılabilmesinin ilk şartı; geri verilmesi istenilen paranın, icra takibi sırasında icra dairesine ödenmiş olmasıdır....

Somut olayda, davanın yasal dayanağı olarak her ne kadar 6183 sayılı Yasa'ya koşut olarak 2004 sayılı Kanun'un 72. maddesindeki "Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir." hükmü şeklinde düzenleme getirilmemiş ise de Anayasa'nın 141. maddesindeki, "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir" hükmü gözetildiğinde, menfi tespit ve ödeme emrinin iptali isteminin istirdat istemine dönüştüğü ortadır. Bu doğrultuda dava konusu borcun yargılama esnasında ödenmiş olması nedeniyle istirdat istemine dönüşen davada, davacının istirdat istemi hakkında yapılacak araştırma ve inceleme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir....

Mahkemece; ara karar gereğince dava konusu çekler üzerine ödeme yasağı konulduğu, davacı vekiline istirdat davası açması için süre verildiği ve ... 2 Asliye Ticaret Mahkemesinde 2015/591 Esas sayısı ile menfi tespit ve istirdat davası açıldığı, 6102 sayılı kanunun 759. maddesine göre çeklerin zayi olmadığı, ... nezdinde bulunduğu ve davacı vekili tarafından ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde menfi tespit ve istirdat davası açıldığından sübut bulmayan davanın reddine, çekler üzerindeki ödeme yasağının devamına karar verilmiştir. Kararı asli müdahil vekili temyiz etmiştir....

Mahkememizin 16/07/2021 tarihli ara kararı ile davaya konu çekin hamilinin bulunmuş olması nedeniyle davacı vekiline istirdat davası açmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, çeki elinde bulunduranın ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin bu aşamada reddine karar verilmiştir, davacı vekilinin verilen süre içerisinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/... E. Sayılı dosyası ile istirdat davası açtığı anlaşılmıştır. Çek iptali davaları, özelliği itibari ile hasımsız açılan davalardan olup, yapılan yargılama sırasında çek hamilinin ortaya çıkması durumunda, çek iptali davasını açan davacıya, mevcut çek hamiline karşı çek istirdadı davası açması konusunda süre verilmeli, istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına, açılmaması halinde ise, çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmalıdır. (Yargıtay 11....

Her ne kadar davacılar vekilince dava açılmış ise de; TTK ' nun 5/A maddesi uyarınca " Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünün bulunduğu, açılan davanın ticari dava olduğu, davacı tarafça arabulucuğa başvurulmadan iş bu davanın açıldığı, dava esasen istirdat davası olup, istirdat davalarının aynı zamanda menfi tespit talebini de içinde barındırdığı, davacının açtığı dava salt menfi tespit davası olsa idi davacı vekilininde belirttiği üzere yerleşik Yargıtay içtihatları gereği arabuluculuğa başvuru zorunluluğu bulunmayacaktı. Ancak somut olayımızdaki talep; konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin istirdat davasıdır. Yani davacı davalıya borçlu olmadığını, bu nedenle ödemiş olduğu paranın kendisine ödenmesini talep etmiştir....

Somut olayda istirdat davası bir miktar paranın ödenmesi talebi olarak arabuluculuk dava şartına tabi olup, istirdat davası yönünden dosya tefrik edilerek yukarıdaki esasa kaydedilmiş ve arabuluculuk yoluna başvurulmadığı anlaşıldığından istirdat davası yönünden dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-İstirdat davasının dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-Alınması gerekli 80,70.-TL harcın davacıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 5.100,00....

Bank'a yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazı ile davaya konu edilen çeklerden ...,... ve ... seri no.lu çeklerin takas sistemi kapsamında ibraz edildiğinin belirtilmesi üzerine Mahkememizce davacı vekilinin istirdat davası açmak üzere süre verildiği ve davacı vekili tarafından gerek belirtilen çekler yönünde gerekse ... seri no.lu çek yönünden yani davaya konu edilen tüm çekler yönünden İzmir ... ATM'nin ... E. Sayılı dosyası üzerinden istirdat davası açıldığı anlaşılmakla her ne kadar mahkememizce ... seri nolu çek yönünden davacı yana istirdat için süre verilmesine dair koşullar oluşmuş ve fakat süre verilmemiş ise de bu duruma yönelik eksiklik davacı vekilince giderildiği görülmüştür....

TC nolu ... tarafından ibraz edildiği belirtilmiş olup, mahkememizin 25/10/2022, 24/01/2023 VE 11/07/2023 tarihli oturumlarında davacı vekiline istirdat davası açması için kesin süre verilmiş, kesin süre içinde ibraz edene karşı istirdat davası açılmadığı takdirde davanın reddine karar verileceğinin ve ödeme yasağının kaldırılmasına karar verileceği hususları ihtar edilmiştir....

Sayılı takip dosyasına yapılan ödemelere ilişkin tarih ve bilgileri gösterir belgelerin dosyamız arasına alındığı, davacı tarafından ilk olarak 16/11/2016 tarihinde olmak üzere çeşitli tarihlerde ödemeler yapıldığı son ödemenin 08/08/2019 tarihinde yapılarak icra dosyasının infaz edildiği, tarihlere bakıldığında ödemelerin dava devam ederken gerçekleştirildiğinin görüldüğü davacının borçlu olmadığı parayı icra baskısı altında ödemek durumunda kaldığını iddia ettiği, bu bakımdan davanın İİK'nun 72.maddesinde düzenlenen istirdat davası olduğu, yapılan ödeme sonucu davalı tarafın sebepsiz zenginleştiğinin iddia edilmesinin davanın başlı başına TBK'nun 78.maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme davası olması sonucunu doğurmayacağı, ödemenin icra dosyasına veya haricen yapılmış olmasının istirdat davası açmak bakımından önemsiz olduğu, önemli olanın, ödemenin, takibin kesinleşmesinden sonra ve icra tehdidi altında yapılması olduğu, istirdat davasının, kanunda özel olarak düzenlenmiş bir...

UYAP Entegrasyonu