Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde şikayet olunan...Mer. San. Tic. A.Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Şikayetçi vekili, ... .... ... Müdürlüğünün 2012/8837 Esas sayılı takip dosyasından tanzim edilen ....03.2013 tarihli sıra cetvelinde şikayetçi takibinin birinci sırada yer alması gerekirken ikinci sıraya yazılması ve bedelden pay ayrılmamasının usulüne uygun olmadığını ileri sürerek, cetvelin iptalini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan...Mer. San. Tic. A.Ş. vekili, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şikayetçinin haczi esnasında hazır bulunan borçlu ... tarafından herhangi bir itiraz - üçüncü şahıs lehine istihkak iddiasında bulunulmadığı, şikayet olunan...Mer. San. Tic....
Öte yandan, davacının istihkak iddiası üzerine alacaklının 3 gün içinde itiraz etmediğinden davacı 3.kişi 04.10.2010 tarihinde icra müdürlüğünden haczin kaldırılmasını istemiş, icra müdürü 05.10.2010 tarihinde haczin kaldırılması talebini red etmiştir. Davacı 3.kişi icra müdürünün anılan bu kararına karşı şikayet yoluna gitmiştir. Bakırköy 2.İcra Mankemesinin 2010/1570 Esas 2010/1667 Karar sayılı dosyasında talebin reddine karar verilmiş ve Yargıtay 12.Hukuk Dairesince kararın kesin olduğundan temyiz isteminin reddine karar verilerek karar kesinleşmiştir. Mahkemece kesin hüküm olarak nitelendirilen bu kararın dava konusu ile bir ilgisi bulunmadığından kesin hüküm olarak nitelendirilerek davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir....
Temyiz Sebepleri Alacaklı vekili,istihkak iddiasının süresinde ileri sürülmediğini, haciz mahallinin borçlunun adresi olduğunu, haciz mahallinde borçlu şirketin kullanım talimatı ve proje örnekleri bulunduğunu, girişte borçlu tabelası asılı olduğunu, haczedilen malların borçluya ait olduğunu, kiracılık ilişkisinin sabit olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Talep, İİK 97-99 uncu maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 97 ve 99 uncu maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. Şikayet eden üçüncü kişi vekili, 04.03.2016 tarihinde müvekkilinin adresinde yapılan hacizde, istihkak iddiası üzerine İcra Müdürlüğünce alacaklı vekiline İİK’nin 99. maddesi gereğince dava açmak üzere yedi gün süre verildiğini, buna rağmen 07.03.2016 tarihinde İcra Müdürlüğünün İİK’nin 97. maddesindeki prosedürü işleterek, takibin taliki veya devamı hakkında karar verilmek üzere dosyayı İcra Mahkemesine gönderdiğini, Büyükçekmece 2....
Davalı (alacaklı) vekili, haczin borçlu şirket yetkilisi huzurunda yapıldığını ve haciz mahallinde borçluya ait malların bulunduğunu,icra memurluğunun İİK’nun 97. maddesinin uygulanması gerektiği yönündeki kararının süresinde şikayet yoluna gidilmediğinden bağlayıcı nitelik kazandığını, ispat yükü kendisine düşen üçüncü kişinin dayandığı faturaların istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli nitelikte olmadığını,ayrıca iki şirketin ortakları itibarı ile aralarında bağ bulunduğunu, üçüncü kişinin alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak kurulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir....
Şti. tarafından borçlular ..... aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatılmıştır. 14.03.2014 tarihinde yapılan haciz esnasında 3. şahıs ...’nin istihkak iddiasında bulunması üzerine alacaklı vekiline istihkak davası açması için süre verilmiştir. Bunun üzerine ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 26.02.2015 tarih 2014/83 Esas 2015/54 Karar sayılı ilamında, davanın kabulü ile 14.03.2014 tarihinde yapılan haciz sırasında 3. şahıs tarafından yapılan istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmiştir. 27.02.2015 tarihinde aynı adreste haciz yapılmıştır. Alacaklının gösterdiği yerde İcra Müdürlüğünce haciz yapılmak zorundadır. Haciz sırasında 3. şahıs tarafından istihkak iddiasında bulunulursa tutanağa geçirilerek istihkak prosedürüne göre işlem yapılır. Somut olayda, daha önce istihkak iddiası reddedilen 3. kişiye borçlu olarak yer verilmesi doğru değildir....
İlk Derece Mahkemesince dosya üzerinden yapılan incelemede, istihkak iddiasına ilişkin olarak takibin devamına karar verilerek üçüncü kişiye dava açmak üzere süre verildiğini dolayısıyla istihkak iddiası hakkında karar verilmiş olduğunu belirterek şikayetin reddine karar verilmiş, davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesince mahcuzlara ilişkin olarak iki ayrı üçüncü şahsın istihkak iddiasında bulunduğu davacı Üniversitenin teknik sözleşme ve hak ediş raporlarına dayandığı, alacaklının daha önce farklı icra dosyasından aynı adreste haciz yaptığı, sunulan delillerin istihkak davasında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek davacı tarafa istihkak davası açmak üzere süre verilmesine ilişkin kararın doğru olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ve hüküm davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Talep, üçüncü kişinin haczin İİK’nin 99....
Mahkemece toplanan delillere göre; “alacaklı vekiline istihkak davası açması için 7 gün süre verilmişse de istihkak iddia edenin borçlu ... firmasının yetkilisi olduğu,dolayısıyla üçüncü kişi konumunda bulunmadığı, dava açması konusunda alacaklı vekiline süre verilmesine ilişkin işlemin Mahkeme kararı ile iptal edildiği” gerekçesi ile davanın konusu kalmadığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmiş,hüküm, davalı (üçüncü kişi) vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1.Dava alacaklı tarafından İİK’nun 99. vd. maddeleri uyarınca açılan “istihkak iddiasının reddi” isteğine ilişkindir. Çanakkale İcra Hukuk Mahkemesi’ne ait 17.01.2008 gün, 348-10 sayılı Karar, icra memuru işleminin hatalı olduğu yönünde yapılmış şikayet başvurusu sonucunda verilmiştir ve somut olayda İİK’nun 99. maddesinin uygulanmasının hatalı olduğunu belirleyici niteliktedir....
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; şikayet olarak görülen, Mahkemenin 2014/599 Esas sayılı dosyasında, dava konusu haczin İİK'nun 96. maddesine göre yapıldığına dair karar verildiği, 99. madde gereğince işlem yapan icra müdürlüğü kararının iptal edildiği ve bu kararın kesinleştiği, bu durumda icra mahkemesince alacaklı tarafından açılmış olan istihkak davasının konusuz kalması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekeceği, davanın açılmasına sebep olan işlemin, İcra Müdürlüğü işlemi olması sebebiyle de davalı aleyhine herhangi bir yargılama giderine hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın konusu kalmadığından reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir....
Mahkemece, 19.04.2010 tarihinde davacıya 7 günlük süre verildiğini, 22.04.2010 tarihinde bu işlemi şikayet ettiğini şikayetin 30.04.2010 tarihinde red edildiğini davanın 16.06.2010 tarihinde 7 günlük süreden sonra açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava 3.kişinin, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. Dava konusu haciz 19.04.2010 tarihinde yapılmış ve davacı 3.kişi olarak verdiğini belirtmiştir. İstihkak iddiası niteliğindeki bu iddia ile yasada öngörülen hak düşürücü dava süresi kesilmiştir. İstihkak iddiası üzerine İcra Müdürlüğünce İİK.nun 97/1 maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekir. Prosedür işletilmemişse, dava açma süresi henüz başlamış olamayacağından 3.kişi davasını hacizli mal satılarak bedeli alacaklıya ödeninceye kadar açabilir....


