Dosya kapsamının tetkikinde, dava dilekçesinde icra memuru işleminin iptaline ilişkin şikâyetin reddi hâlinde terditli olarak ileri sürülen istihkak iddiasının kabulü istenmiş olup Mahkemece 16.09.2021 tarihli ara karar ile İİK'nın 97. maddesine dayalı istihkak davasının eldeki dosyadan tefriki ile İİK'nın 16. maddesine dayalı şikayetin yargılamasına eldeki dosyadan devam olunmasına karar verilmiştir. Ne var ki; şikâyet yoluna başvurulmuş olması istihkak davası açma süresini etkilemez, yani bu süreyi durdurmaz. Bu nedenle söz konusu tehlikeyi önlemek için şikâyet yoluna başvuran tarafın aynı zamanda süresi içinde istihkak davası açması kendi menfaatine olacaktır. Hem şikâyet yoluna başvurulması hem de aynı zamanda istihkak davası açılmasına kanunen bir engel bulunmamaktadır (Aslan, K.: Hacizde İstihkak Davası, Ankara 2005, s. 269)....
İcra Müdürlüğü'nce 25.06.2015 tarihinde İİK 99. maddesi uyarınca dava açmak üzere 7 günlük süre verilmesine ilişkin kararın alacaklıya tebliğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmamakla beraber, anılan kararda 7 günlük süre içinde istihkak davası açılmaması durumunda nasıl bir hukuki sonuç doğacağına dair herhangi bir ihtarata da yer verilmemiştir. İİK'nun 99 maddesi hükmünde belirtilen 7 günlük dava açma süresinin işlemeye başlaması için, alacaklı tarafından kendisine süre verildiğinin öğrenilmesi yeterli olmayıp, dava açılmaması halinde doğacak hukuki sonuçlar bakımından gerekli ihtaratın yapılmış olması da zorunludur. O halde Mahkemenin, alacaklı tarafından ... 4. İcra Hukuk Mahkemesi'ne yapılan şikayet tarihi esas alınarak davanın süreden reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur....
İcra Müdürlüğü'nün 2013/25265 Esas sayılı dosyasıyla başlatılan takipte yapılan haciz esnasında Volkan tarafından borçlunun kardeşi Veysel lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu, kendilerine İİK. 99 madde uyarınca dava açmak üzere süre verildiğini, oysa borçlu ile 3. kişinin taşınırları birlikte ellerinde bulundurduklarını, aralarında organik bağ olduğunu, faaliyet alanı itibariyle de ortaklık bulunduğunu belirterek, icra müdürlüğünün, haczin İİK.99 maddesi uyarınca yapıldığına ilişkin kararının kaldırılarak, takibin İİK. 97. maddesi uyarınca devamına karar verilmesi için icra memur muamelesini şikayet etmiş; birleşen davada ise aynı gerekçelerle 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece toplanan delillere göre; “hacizdeki muhafaza işlemine yönelik şikayet başvurusu olarak açılan davanın istihkak olarak kabulü gerektiği, haczin yapıldığı yerden taşınan borçlu şirket tabelasının mahcuzların muhafazası işlemi için gidildiğinde halen asılı olması nedeni ile İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü kendisine düşen üçüncü kişinin karinenin aksini kanıtlamaya elverişli delileri dosaya sunamadığı, faturaların takibe dayanak borç tarihinden sonra düzenlendiği” gerekçesi ile davanın reddine,takibin durdurulması kararı verilmediğinden tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir....
Mahkemece toplanan delillere göre; “hacizdeki muhafaza işlemine yönelik şikayet başvurusu olarak açılan davanın istihkak olarak kabulü gerektiği, haczin yapıldığı yerden taşınan borçlu şirket tabelasının mahcuzların muhafazası işlemi için gidildiğinde halen asılı olması nedeni ile İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü kendisine düşen üçüncü kişinin karinenin aksini kanıtlamaya elverişli delileri dosaya sunamadığı, faturaların takibe dayanak borç tarihinden sonra düzenlendiği” gerekçesi ile davanın reddine,takibin durdurulması kararı verilmediğinden tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, Antalya 5.İcra Müdürlüğünün 2010/5015 sayılı talimat dosyasından, 19.10.2010 tarihinde,davacıya ait işyerindeki taşınır malların haczedildiğini, borçlu ile bir ilgilerinin olmadığını belirterek İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırılmasını ve haciz işleminin iptali istemi ile şikayet davası açmış davalar arasında irtibat bulunduğundan mahkemece birleştirilmiştir. Davalı alacaklı vekili, mahalde borçluya ait belgelerin bulunduğu haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır....
Bu yönüyle uyuşmazlık İİK'nun 96 vd maddelerine dayanan istihkak davasına ilişkindir. İstihkak davalarına İİK'nun 97/11.maddesi hükmünce genel hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır. Bu nedenle başvurma harcı ve takip konusu alacak ile mahcuz malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden 1/4 oranında peşin nisbi ilam harcı alınarak duruşma açılması, taraflara duruşma gün ve saatini bildirir 2012/16661 2013/12453 davetiye tebliğ olunarak gösterecekleri delillerin toplanması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın şikayet olarak nitelendirilmesi suretiyle yanılgıya düşülerek, dosya üzerinde inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı (alacaklı)'ya geri verilmesine 19.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İstihkak davalarına İİK.nun 97/11. maddesi hükmünce genel hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır. Bu nedenle başvurma harcı ve takip konusu alacak ile mahcuz malın değerinden hangisi az ise o değer (somut olayda daha az olan mahcuz aracın kasko değeri) üzerinden 1/4 oranında peşin nisbi ilam harcı alınarak duruşma açılması, taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ olunarak gösterecekleri delillerin toplanması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın şikayet olarak nitelendirilmesi suretiyle yanılgıya düşülerek, dosya üzerinde inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 23.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu, haczedilen banka hesabındaki paranın 3. kişiye ait olduğu nedeniyle haczin kaldırılması istemi olup, bu haliyle istihkak davası niteliğindedir. Borçlunun, haczedilen paranın 3. kişiye ait olduğu nedeniyle şikayet yolu ile haczin kaldırılmasını isteyemeyeceği gibi, istihkak davası açması da mümkün değildir. İstihkak davası ancak haczedilen taşınırın kendisine ait olduğunu iddia eden 3. kişi tarafından açılabilir. O halde mahkemece borçlunun isteminin reddi yerine yazılı gerekçe ile haczin kaldırılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, Devrek İcra Müdürlüğünün 2006/29 talimat sayılı takip dosyasında, 24.1.2007 tarihinde haczedilerek 28.3.2007 tarihinde muhafazaya alındığı, mahcuzların müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece dava usulsüz yapılan haczin iptaline ilişkin şikayet olarak kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyizi üzerine karar Yargıtay 12....


