Şikayetçi 3.kişi .......................... talimat icra dairesi tarafından uygulanan 30.03.2005 tarihli haciz sırasında İİK.nun 99.maddesi yerine 96.maddesine göre işlem yapılmasını şikayet etmektedir. Talimat icra dairesi haczi tamamladıktan ve istihkak iddialarını tutanağa geçirdikten sonra sözü edilen istihkak iddiası hakkında karar verilmek üzere dosyayı asıl icra dairesine göndermek zorundadır. Bu durumda Mahkemece İcra Müdürünün yukarıda yer verilen ilkeler esas alınarak sadece talimat icrasının İİK.nun 96.maddesine göre istihkak davası açmak üzere süre veremeyeceği vurgulanıp, işlemin bu bölümü hakkında iptal kararı verilmesi gerekirken haciz işleminin tamamının iptaline karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ :Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 30.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...
Mahkemece, 3.kişi Türkiye Fİnans Katılım Bankası AŞ'nin borçlunun bankalarında bulunan hesapları üzerinde rehin hakkı bulunduğunu ileri sürdüğünü, bu durumda icra müdürünün İİK'nun 99.maddesi gereğince alacaklıya 3.kişi aleyhine dava açmak üzere 7 günlük süre vermesi gerektiğini, davacı alacaklının 01.03.2011 tarihli dilekçe ile 3.kişi bankanın istihkak iddialarını kabul etmediklerin bu iddianın değerlendirmesi için dosyanın icra mahkemesine gönderilmesini talep etmiş, icra müdürü 02.03.2011 tarihli kararı ile 3.kişinin itirazının kaldırılması için alacaklı vekilince icra mahkemesine müracaatı gerektiğinden talebin reddine karar verildiği, anılan kararın yerinde olduğundan şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İstem, icra müdürünün 3.kişinin istihkak iddiası üzerine verdiği 02.03.2011 tarihli kararının iptaline yönelik şikayet niteliğindedir....
Mahkemece, şikayet başvurusundan önce dosya borcunun ödendiği, gemi hakkında verilen seferden men kararı ödemeyle kaldırıldıktan sonra, önceki tarihli icra müdürü işlemini şikayette hukuki yararın kalmadığı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. İcra dosyasında taraf olmayan 3. kişi, dosyadaki haczin kaldırılmasını şikayet yoluyla isteyemez. Bu konuda aktif dava ehliyeti yoktur. 3. kişi ancak istihkak iddiası ve prosedürüne göre haczin kaldırılmasını isteyebilir. Eldeki davada davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete ait gemi üzerindeki hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş olmakla, davacı üçüncü kişinin talebinin istihkak davası niteliğinde olduğunun kabulü gerekir....
Mahkemece, davacı 3.kişi dava dilekçesinde memurluk işlemine ilişkin şikayet talebinde bulunmuş ise de başvurunun hukuki tavsifinin hakime ait olması nedeni ile davacının malın mülkiyetinin bir başka kişiye ait olduğu yönündeki beyanının istihkak iddiası niteliğinde olduğu davacı tarafın pos cihazlarındaki paraların..... Şirketinin olduğunu, kendilerinin de bu şirketin otobüs biletlerini satan acente olduğunu iddia ederek "......Şirketi adına" istihkak iddiasında bulunduğu, davacının bir başka 3.şahıs adına istihkak iddiasında bulunamayacağı, aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3. kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Davaya konu 21.2.2014 tarihli hacizde hazır bulunan ....isimli çalışan haczin dava dışı .........
Şti. lehine keşide edilmiş çekler bulunmuş olup, mülkiyet karinesinin alacaklı lehine olduğunu, istihkak iddia eden şirket ile borçlu şirketler arasında fiili ve organik bağın mevcut olduğunu, davanın kabulü ile İcra Müdürlüğü işleminin kaldırılarak, haczin İİK'nin 97. maddesi uyarınca yapılmış sayılmasına ve istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen dosyada davalı üçüncü kişi vekili, mahcuz malların tamamının müvekkiline ait olduğunu ifade ederek davacının usule aykırı davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; talep şikayet olarak nitelendirilerek dosya üzerinden yapılan incelemede, 15.03.2018 tarihli haciz sırasında borçlu şirket yetkilisinin haciz mahallinde hazır bulunduğu, haciz mahallinde borçlu şirketlere ait ticari defter ve kayıtlar ile borçlu ..... ve Tic. Ltd....
ın haczin iptali isteminin istihkak davası olarak vasıflandırılıp, noksan harcı da tamamlatılmak suretiyle yargılamanın istihkak prosedürü kapsamında sürdürülerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, dosyanın onaylı örneğinin Dairemizce istenilmesine rağmen makul sürede işlem yapılmadığı ve eksikliğin giderilememiş olması nedeniyle Mahkemece derdestlik dava şartına yönelik araştırma yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacı üçüncü kişi vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur. Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. maddesine dayalı istihkak iddiasının kabulü talebine ilişkindir. Davacı üçüncü kişi vekilinin Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesine haczin iptali için yaptığı şikayet başvurusu nedeniyle verilen ret kararının, Yargıtay 12....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin olarak Dairemizin 24.02.2012 gün ve 2011/4621 Esas 2012/1364 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi şikayet olunan iflas idaresi temsilcileri tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: - KARAR - Şikayetçi vekili, müflise ait sıra cetvelinin tebliğ edilmediğini, sıra cetvelinde istihkak iddialarını içermesinin hukuka uygun olmadığından yok hükmünde sayılması gerektiğini, öte yandan istihkak iddialarının reddinin hatalı olduğunu, menkullerin teslimine ilişkin olarak açtıkları dava sonunda lehlerine verilen hükmün kesinleştiğini ve kesinleşmiş alacaklarının sıra cetveline dahil edilmediğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir....
Değerlendirme Dava, alacaklının İİK'nun 99.vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. İstihkak iddiasına ilişkin şikayetin dinlenebilmesi için ön koşul, malın üçüncü kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır. İstihkak iddiası, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz. Somut olayda, dava konusu 12.02.2020 tarihinde yapılan haciz sırasında üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunan şirket çalışanı ... ’ın üçüncü kişi şirketin ortağı ya da temsil yetkilisi olmadığından üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı sabittir....
Her iki dava da süre, harç, yargılama prosedürü yönünden farklı usule tabi olduğundan mahkemece dava tefrik edilerek yargılamaya istihkak ve memur muamalesini şikayet olarak ayrı ayrı bakılması ve sonucuna göre ayrı ayrı karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın isteke halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 01.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dava konusu hacizle ilgili üçüncü kişinin istihkak iddiası üzerine kesin olarak verilmiş takibin devamı kararı bulunduğundan haczin İİK’nun 99. maddesi uyarınca yapılmış sayılması istemine yönelik şikayet başvurusunun hukuki yarar yokluğundan reddi gerekir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, şikâyet eden üçüncü kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


