vekili Avukat ... aralarındaki istihkak davası hakkında Çaycuma İcra Mahkemesinden verilen 12.10.2006 gün ve 2/90 sayılı kararın Onanmasına ilişkin Dairemizin 09.04.2009 gün ve 261/5334 sayılı ilamına karşı davalı (Alacaklı) vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: K A R A R Davacı üçüncü kişi, Çaycuma İcra Müdürlüğü’nün 2005/78 Tal. sayılı dosyasından yapılan 23.12.2005 tarihli icra işleminin iptalini istemiştir. Davacının istemi şikayet niteliğinde olduğu halde, icra mahkemesince davacının isteminin istihkak davası niteliğinde olduğu kabul edilerek, istihkak davasına özgü kurallar çerçevesinde değerlendirme yapılarak davanın kabulü ile haczedilen makineler üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiştir....
Bozma üzerine yapılan yargılamada Mahkemece, istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişinin haczedilen malların kendisine ait olduğunu ileri sürerek şikayet yolu ile haczin kaldırılmasını ve malların kendisine iadesini talep edemeyeceği gibi, istihkak iddiası hakkında İcra Mahkemesince takibin ertelenmesine dair karar verilmedikçe istihkak iddiasının hacizli malın satışını da engellemeyeceği, asıl icra dairesince İİK'nin 96., 97. ve 99. maddesi uyarınca hacze devam edilip edilmeyeceği yönünde bir karar alınmadığından hacizli mallar üzerindeki muhafaza işleminin kaldırılarak teslimi yönündeki şikayetin reddine karar verilmiş, karar şikayet eden üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 15.01.2020 tarihli 2017/10520 Esas ve 2020/210 Karar sayılı ilamı ile 28.08.2013 tarihli hacizde, haciz ve muhafaza yapılarak mahcuzlar yediemin deposuna kaldırıldığına göre, haczin İİK’nin 97. maddesi uyarınca yapıldığı kabul edilerek karar verilmesi için hüküm bozulmuştur....
Bu husus gözetilmeden yasa maddesine yanlış anlam verilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. 2-Öte yandan şikayetçinin başlattığı takip dosyasında hakediş üzerine haciz konulması üzerine ..... adi ortaklığı tarafından 26.12.2014 havale tarihli dilekçe sunularak haciz konulan hakedişin adi ortaklığa ait olduğu bildirildiğine göre bu bildirim istihkak iddiası mahiyetinde olup ,istihkak iddiası istihkak prosedürü çerçevesinde neticelenmeden geçerli bir hacizden sözedilemeyeceğinin gözetilmemesi de doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, şikayet olunanlar ... ile..... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, temyiz eden şikayet olunanlar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, taraflara tebligat yapılmaksızın dosya üzerinden İİK'nun istihkak iddiası ve istihkak davalarına ilişkin 96, 97 ve 99. maddelerine göre, yetkili mahkemenin asıl takibin yapıldığı yer icra mahkemesi olduğu, yetkinin kesin yetki mahiyetinde olması nedeniyle Mahkemenin yetkisizliğine, ... 3. İcra Müdürlüğü'nün bağlı bulunduğu İcra Mahkemesi'nin yetkili olduğuna karar verilmiştir. Karar şikayet eden 3. kişi vekilince temyiz edilmiştir. HMK'nun 33. maddesi uyarınca, olayları bildirmek taraflara hukuki nitelendirmeyi yapmak ve uygulanması gerekli kanun hükmünü saptayıp, çekişmeyi gidermek hakime aittir. Somut olayda, 3. kişi vekili, hacizde, İcra Müdürlüğü'nce İİK'nun 96 ve 97. maddelerinin uygulandığını, oysa İİK'nun 99. maddesine göre işlem yapılması gerektiğini ileri sürerek, işlemlerin iptalini talep etmiştir. Talep, mahiyeti itibariyle şikayet başvurusudur....
K A R A R Uyuşmazlık, İcra ve İflas Kanunu'nun 99. maddesine dayalı olarak ve alacaklı tarafından üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddi istemiyle açılan istihkak davasına ilişkindir. Mahkemece, istihkak iddiası olmaksızın icra memurunun kendiliğinden İcra ve İflas Kanunu’nun 99. maddesi gereğince haciz yapmasının yasaya aykırı olduğu, olmayan istihkak iddiasının reddi istemiyle açılan eldeki davanın “çoğun içinde az da vardır” prensibi gereği aynı zamanda icra memurunun yasaya aykırı olarak İcra ve İflas Kanunu’nun 99. maddesi uyarınca haciz yapılmasına dair işlemini şikayeti de barındırdığı gerekçesiyle eldeki davanın icra müdürlüğü işlemine karşı şikayet olarak kabulü ile Denizli 5....
Mahkemece, borçlu hakkında İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/538 Esas ve 2008/320 Karar sayılı ilamı ile iflasına karar verildiği ve anılan kararın 12.09.2008 tarihinde kesinleştiğinden bahisle İİK’nun 99.maddesi gereğince açılan istihkak davasının konusu kalmadığından reddine karar verilmiş;hüküm, davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, İİK’nun 99. Maddesi gereğince alacaklı tarafından açılan 3.kişinin istihkak iddiasının reddi davası ile icra müdürünün İİK’nun 99. Maddesini uygulamasındaki hataya ilişkin şikayet niteliğindedir. Mahkemece, davacı alacaklı tarafından açılan iki ayrı dava arasında irtibat bulunduğundan HMUK‘nun 45.maddesi gereğince birleştirme kararı verilmiştir. Birleştirme kararına rağmen davalar bağımsız olma hüviyetini koruduğundan, her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken açılan şikayet istemi ile ilgili olarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi hatalıdır....
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; haczin davacı 3.kişi adına vergi levhası bulunan işyerinde yapıldığı, bu durumda haczedilen şeylerin borçlunun elinde bulunmayıp mülkiyet hakkı iddia edilen 3. kişi davacının elinde olduğu, İcra Müdürlüğünün bu durumda İİK 99. maddeye göre alacaklıya istihkak iddiasında bulunan 3. kişi aleyhine tetkik merciine müracaat için 7 gün müddet vermesi gerekmesine rağmen bu işlemi yapmadığı, İcra Müdürlüğünce kamu düzeninden olan İİK 99. maddenin uygulanmaması nedeniyle yapılacak olan şikayetlerin süresiz şikayet niteliğinde olduğundan İcra Müdürlüğü işlemi hukuka aykırı olduğundan davalının İİK 99. madde gereğince istihkak davası açması gerektiğinden davacının istihkak davası açmaya hakkı bulunmadığından davacının davasının kısmen reddine, davalıya İİK 99. maddeye göre yetkili ve görevli mahkemede istihkak davası açması için 7 günlük süre verilmesine, 7 gün içerisinde dava açılmadığında davacının istihkak iddiasının kabul edileceğinin bildirilmesine...
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Asıl dava, üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına; birleşen dosya ise İİK 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet istemine ilişkindir. Mahkemece, 20/04/2018 tarihli haciz sırasında istihkak iddiasında bulunan ... ’ın 3.kişi şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı, üçüncü kişi şirketi temsile yetkili kişinin ......
Mahkemece istem, sadece şikayet olarak değerlendirilerek şikayetin reddine karar verilmiş Yargıtay 12.Hukuk Dairesi 17.02.2005 tarih 2004-26073 Esas 2005-2982 Karar sayılı ilamı ile 3.kişinin şikayet başvurusu içerisinde istihkak davasının da bulunduğunu, mahkemece dosyanın tefrik edilerek istihkak davası prosedürüne göre çözümlenmesi gerektiğinden bahisle usulden bozulmuştur. Bozma ilamına uyma kararı verilmesine rağmen şikayet ve istihkak davaları tefrik edilmeden yargılamaya istihkak davası olarak devam edilerek sonuçlandırılmış ise de bu konuda temyiz bulunmamaktadır. İnceleme konusu istihkak davası yönünden, Menemen İcra Mahkemesinin 2001/58 Esas 2003/15 Karar sayılı ve 04.02.2003 tarihli ilamı ile ipoteğin sadece arsayı kapsadığı, kıymet takdirinde üzerindeki yapıların esas alınmaması gerektiğine kesin olarak karar verilmiş, dava ise bu karardan sonra 27.01.2004 tarihinde açılmıştır....
Buna göre, Mahkemece istemin şikayet olarak kabul edilerek, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 150/g maddesinde yer alan “Satılması istenen rehin hakkında 92 nci maddenin üçüncü fıkrası ve 93, 96, 97, 97/a, 98 ve 99 uncu maddeler ile 112'den 137 nci maddeye kadar olan hükümler kıyas yolu ile uygulanır” düzenlemesi de nazara alınmak sureti ile şikayet hakkında karar verilmesi gerekmektedir. Kabule göre; dava konusu yapılan mahcuz mallara ilişkin istihkak davasının devamı sırasında, mahcuzların ihale ile alacaklıya alacağına mahsuben satılması halinde, istihkak davası konusuz kalmayıp, İİK'nin 97/10. maddesi uyarınca satış bedeline dönüşür. Bu durumda, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi bozmayı gerektirmiştir....


