WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davası niteliğindedir. 1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde,dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Dava reddedilmiş ve teminat karşılığı takibin durması kararı verilmiş olması nedeniyle İİK’nun 97/13 maddesi uyarınca davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilmesi yerinde ise de, tazminat matrahında hata yapıldığı anlaşılmıştır. Tazminat matrahını takip konusu alacak miktarı ile haczedilen mal değerinden hangisi az ise o değer oluşturmaktadır.Somut olayda takip konusu alacak miktarı daha düşük olduğundan bu miktarın esas alınması gerekirken hacizli malın değerinin esas alınması usul ve yasaya aykırıdır....

Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davası niteliğindedir. 1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde,dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Dava reddedilmiş ve teminat karşılığı takibin durması kararı verilmiş olması nedeniyle İİK’nun 97/13maddesi uyarınca davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilmesi yerinde ise de, tazminat matrahında hata yapıldığı anlaşılmıştır. Tazminat matrahını takip konusu alacak miktarı ile haczedilen mal değerinden hangisi az ise o değer oluşturmaktadır.Somut olayda takip konusu alacak miktarı daha düşük olduğundan bu miktarın esas alınması gerekirken hacizli malın değerinin esas alınması usul ve yasaya aykırıdır....

Tadilinden öncesi İİK 106-110 md göre haczedilen mal menkul ise hacizden itibaren altı ay, gayrimenkul ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir. Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı menkul hükmündedir. Hacizli malın satılmasını alacaklı (İİK m.107 ) veya borçlu ( İİK m.113 ) isteyebilir. Aksi hâlde haciz düşer. Bununla birlikte umumi hükümlere göre ikame edilen istihkak davası var ise satış isteme müddeti cereyan etmeyecektir. Ancak 3. Kişinin istihkak iddiası üzerine dosyanın icra hukuk mahkemesine sevki ile birlikte takibin devamı yahut talikine karar verilmesi, satış isteme müddetini durdurmayacaktır. İcra dosyasına depo edilmiş 300 TL'lik avansın, hacizli gayrimenkullerin satış talebi üzerine yatırıldığı tespit edilmiştir. Eldeki dava dosyası mevzu ise menkul mal haczi olup bunlar için satış talebi ve avans da yoktur. İstihkak davasının görülmesi için ise geçerli bir haciz olması dava şartı olup davanın her safhasında nazara alınmalıdır....

Sayılı dosyasından Takibin Devamı yönündeki karar verildiği, İİK.md.97'ye göre verilen Takibin Devamı yönündeki karar ile, 05/08/2019 tarihinde uygulanan haciz işlemlerinin yerinde olduğu denetlenerek; Mülkiyet Karinesi dosya borçlusu yararına (dolayısıyla alacaklı yararına) kabul edildiği, davacı 3.kişinin adresinde uygulanan haciz işlemleri açısından devamı icrai işlemlerin işlemlerinin yapılabileceğine hükmedildiği, İcra Mahkemesinde verilen Takibin Devamı kararına dayanılarak tekrardan 20.08.2019 tarihinde haciz adresine gidildiğinde; davacı 3.kişi dosya borcunu ödeme yolunu seçtiği, netice itibariyle; tahsil edilen paranın, kanundan doğan müracaat haklarına ve talep haklarına dayalı olarak uygulanan icrai işlemlerle tahsil edildiği, tüm bu icrai işlemlerin kanuni bir dayanağının olduğu ve sebepsiz/haksız olmadığı, İşletme Devri hususunun ITO kayıtlarından da açıkça anlaşıldığı, davacının makineleri satın alma tarihleri ve faturaların kesim tarihi 31.10.2018 tarihi olduğu,...

Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin istihkak davasına ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine, dava konusu takiple ilgili takibin ertelenmesine karar verilmemiş olmasına göre, davacı 3.kişi vekilinin yerinde olmayan bütün, davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-İstihkak davasında borçlu, dava konusu mahcuzların kendisine ait olduğunu belirterek istihkak davasına itiraz ederse davalı olarak gösterilmesi gereklidir....

İcra Müdürlüğü'nün 2013/6301 Esas sayılı dosyasındaki istihkak iddiası nedeniyle İİK'nun 96.ve devamı maddeleri kapsamında takibin ertelenmesi veya devamı hakkında karar verilmek üzere icra dosyası mahkemeye gönderilmiştir. Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; haczedilen elektrik panosunun kiracı niteliğindeki borçlunun olmama ihtimaline binaen, bu menkul hakkında istihkak davası açma hususunda alacaklıya süre verilmesi gerekeceğinden, İİK'nun 99. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın İcra Müdürlüğü'ne iadesine; diğer menkullerle ilgili nitelikleri gereği kiracı borçluya ait olmaları gerekeceğinden ve haczin borçlu ile birlikte üçüncü kişi yedinde yapılmış sayılması gerekeceğinden, bu menkuller yönünden takibin devamına karar verilmiştir. Hükmün, takibin devamına ilişkin bölümü borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Haczedilen bir mal üzerinde, (alacaklı ve borçlu dışındaki) bir üçüncü kişinin mülkiyet veya diğer bir ayni hak sahibi olduğunun ileri sürülmesine istihkak iddiası denir ( Kuru B., İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, Ankara 2013, s. 543). Tüzel kişilerde istihkak iddiası tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz. Somut olayda İstanbul 34. İcra Dairesince borçlu ...’e karşı “Gürsel Mah. Eski Beşiktaş Cd. No:32 Kâğıthane” adresinde 29.01.2013 tarihinde yapılan haciz işleminde, haciz yerinde hazır bulunan ..., haczedilen mallardan beş adet overlock makinasının çalıştıkları firmalara, kalanların ise ... ... Tekstil Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şirketine ait olduğunu ileri sürerek istihkak iddiasında bulunmuştur. Ancak yukarıda açıklandığı üzere davalı ...’ın ... ...…Ltd. Şti.’ni temsile yetkili olup olmadığı konusunda dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır....

İİK'nin 97/1 maddesinde öngörülen prosedürün işletilmesi halinde icra mahkemesinin takibin devamına veya ertelenmesine ilişkin kararının üçüncü kişiye tefhim ya da tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde istihkak davasının açılması gerekir. Bu karar tefhim veya tebliğ edilmediği takdirde, hacizli mal satılıp bedeli alacaklıya ödeninceye kadar üçüncü kişi tarafından istihkak davası açılabilir. Somut olayda, dava konusu 08.07.2015 tarihli haciz sırasında üçüncü kişi hazır bulunarak istihkak iddiasında bulunmuş, İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 28.07.2015 tarihli ve 2015/477 Esas, 2015/802 sayılı kararı ile takibin devamına, üçüncü kişinin istihkak davası açmakta muhtariyetine karar verilmiştir. Alacaklının talebi üzerine davacı üçüncü kişi adına çıkartılan tebligat parçası dosyada bulunmamaktadır....

Yukarıda açıklandığı üzere istihkak iddia edilen menkullerin talimat yoluyla haczedilmesi halinde asıl takibin yapıldığı icra dairesi istihkak iddiasını alacaklıya ve borçluya bildirmesi gerekir. (İİK 96/2) Yani İİK'nun m. 96 ve m. 97/1 dahi işlemler, talimatı yazan icra dairesi tarafından gerçekleştirilmelidir. Bu maddeye göre istihkak iddiasının ilgili kişilere bildirilmesindeki amaç istihkak davasının açılmasını sağlamaktır. Mevcut olayda borçlu tarafından 3. kişi konumunda bulunan Gündoğan firması lehine yapılan istihkak iddiasından sonra, 3. kişi 07/02/2007 tarihinde bizzat Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/88 esas sayılı dosyasında istihkak davası açılmıştır. İstihkak iddiasında bulunan 3. kişi, alacaklı ve borçluyu taraf olarak göstererek istihkak davası açtığına göre icra müdürünün ihmali sonucu dava süresini kaçırma gibi bir hak kaybı söz konusu değildir....

İstihkak davacısı malı ne suretle iktisap ettiğini ve borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve fiili sebep ve hadiseleri göstermek ve bunları ispat etmekle mükelleftir. " denilmektedir. Somut olayda, davalı tarafından ---- sayılı takip dosyasında dava dışı-borçlu---- tarihide haciz işlemi tatbik edilmiş, davacı şirket tarafından haciz esnasında istihkak iddiasında bulunulmuştur. Haciz sırasında dava konusu taşınır mallar muhafaza altına alınmış ve yedimine tevdi edilmiş, davalı-alacaklının talebiyle haciz ve muhafaza işleminden iki gün sonra ----- tarihinde yediemindeki malların dava dışı-borçlu----teslimi istenilmiş ve ----- tarihinde dava konusu taşınır mallar dava dışı-borçlu------yetkilisine teslim edildiği görülmektedir. Davacı şirket tarafından İİK 97 maddesi gereği istihkak iddiası sebebiyle takibin taliki yönünden --- dava açılmış, -------- Karar sayılı ilamı ile davacı şirketin talebinin kesin olarak reddine, takibin devamına karar verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu