WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı alacaklı vekili, Adana 13. İcra Müdürlüğü’nün 2010/7776 Takip sayılı dosyasından 28.3.2011 tarihili haciz sırasında davalı 3. kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu belirterek organik bağ nedeniyle 3. kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasını, %40 tazminatın tahsilini dava ve talep etmiştir. Davalı 3. kişi vekili, davanın reddini, %40 tazminatın tahsilini savunmuştur. Borçlu, savunma yapmamıştır....

Somut olayda, 11.06.2015 tarihli hacze ilişkin olarak üçüncü kişi şirket vekilince istihkak iddiasında bulunulması üzerine, İcra Müdürlüğünce takibin taraflarına istihkak varakası tebliğine karar verildiği, alacaklı vekilinin usulüne uygun tebligata rağmen yasal süresi içerisinde istihkak iddiasına karşı cevap vermediği, borçlu şirketin ise 24.06.2015 tarihinde tebliğ edilen istihkak varakasına karşı yasal üç günlük süreden sonra 09.07.2015 tarihinde itiraz ettiği, borçlu vekilinin 24.06.2015 tarihli tebigata ilişkin tebliğ usulsüzlüğü iddiasıyla yaptığı şikayet başvurusunun, ... İcra Hukuk Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli ve 2015/158 Esas, 2016/91 Karar sayılı kararı ile reddedildiği, Yargıtay 12....

Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz. Somut olayda, dava konusu 04.06.2008 tarihinde yapılan haciz sırasında üçüncü kişi Belediye Başkanlığı yararına istihkak iddiasında bulunan Belediye garaj yetkilisi Süleyman Umut’un üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı sabittir. Davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nin 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmamaktadır. O halde davacı alacaklının İİK 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, 6100 sayılı HMK'nin 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesi doğru değildir....

Kaldı ki, taşınır mala ilişkin istihkak davalarının HUMK.nun 9 ve 512. maddeleri gereği a)davalının ikametgahının bulunduğu, b) Asıl icra takibinin yapıldığı, c)haczi uygulayan talimat icra dairesinin bulunduğu d)haczin uygulandığı yer ile eşyanın bulunduğu yerin farklı olması durumunda eşyanın bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde açılabileceği Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. İstihkak davası bu yetkili icra mahkemelerinden birisinde açıldığı takdirde yetkisizlik ilk itirazı olsa dahi mahkemece yetkisizlik kararı verilemez. Öyleyse eşyanın bulunduğu yer olan Elazığ İcra Mahkemesinin yetkili olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesi de doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı 3.kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 01.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir. Kural olarak, 3.kişinin istihkak iddiasına itiraz etmeyen borçlunun istihkak dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmesi gerekmez. Çünkü istihkak davasında asıl çekişme 3.kişi ile takip alacaklısı arasındadır. Davanın borçluya yöneltilmesi için borçlunun istihkak iddiasına karşı çıkması haczedilen malın kendisine ait olduğunu ileri sürerek çekişme yaratmış olması gerekir.Somut olayda davalı borçlu şirketin böyle bir çekişme yaratmadığı anlaşıldığından davaya dahil edilmesine gerek olmadığı gibi bu yöndeki ara kararının yerine getirilmemiş olmasının da davanın red sebebi yapılması doğru görülmemiştir. İİK 97/9 madde gereğince, kendisine istihkak talebinde bulunma imkanı verilmemiş 3.şahıs, haczedilen şey hakkında veya satılıp da bedeli henüz alacaklıya verilmemişse bedeli hakkında hacze ıttıla tarihindeh itibaren 7 gün içinde icra mahkemesinde istihkak davası açabilir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hüküm davacı 3. kişinin temyizi üzerine hükmün kesin olması nedeniyle reddedilmiş, bu kez de ek karar süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi, Akşehir 2.İcra Müdürlüğünün 2008/1103 Esas sayılı dosyasından, davalı borçlu ...'ın borcu nedeniyle 09.06.2010 tarihinde haczedilen menkullerin kendisine ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını dava ve talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, haciz adresinin borçluya ait olduğunu, borçlu ile davacının ana-oğul olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Borçlu tebligata rağmen savunma yapmamıştır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak iddiası davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, Hatay 1.İcra Müdürlüğü’nün 2008/4664 Esas sayılı dosyasından, dava dışı ...'ın borcu nedeniyle 07.11.2008 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını, %40 tazminatın davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, haczin tebligat adresinde ve borçlunun huzurunda yapıldığını, borçlunun davacı şirket yetkilisi ve ortağı olması nedeniyle organik bağ bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur....

Ltd.Şti.aleyhine yapılan takipte, davalı bankaya takip borçlusunun mevduatlarının haczi için yazılan müzekkereye, davalı bankaca “takip borçlusuna kullandırılan krediler nedeniyle, doğmuş ve doğacak alacaklarının teminatını teşkil etmek üzere ve banka lehine tesis edilen rehin hakkından sonra gelmek kaydıyla not edilmiştir...” şeklinde cevap verildiğini, oysa; takip borçlusunun banka hesabında para bulunması nedeniyle, davalının hacizden önce rehin hakkı olduğunu ileri sürmesinin yasaya aykırı olduğunu, takip borçlusuna ait hesap üzerinde herhangi bir kısıtlama bulunmadığını belirterek, davalı 3.kişi banka tarafından ileri sürülen istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı (3.kişi) vekili, takip borçlusu ile yapılan kredi sözleşmesine göre, hesap üzerinde rehin haklarının bulunduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuş ve davacı aleyhine tazmina karar verilmesini talep etmiştir....

bir kısıtlama bulunmadığını belirterek, davalı 3.kişi banka tarafından ileri sürülen istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir....

Bu bilgilere göre; İstihkak davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 6100 sayılı HMK'nun 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdirine karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın esastan reddine karar verilmesi doğru değil İse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir....

UYAP Entegrasyonu