Bu durumda, mahkemece alacaklı tarafından açılan istihkak davasının, süresinde yapılmış usule uygun bir istihkak iddiası olmadığından, davanın ön koşul yokluğu nedeniyle reddi yerine, belirtilen gerekçelerle reddine karar verilmesi hatalı ise karar gerekçesinin yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek sonuç itibari ile doğru olan kararın ONANMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 15.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bu durumda, mahkemece alacaklı tarafından açılan istihkak davasının, süresinde yapılmış usule uygun bir istihkak iddiası olmadığından, davanın ön koşul yokluğu nedeniyle reddi yerine, belirtilen gerekçelerle reddine karar verilmesi hatalı ise karar gerekçesinin yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek sonuç itibari ile doğru olan kararın ONANMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 15.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İcra Müdürlüğünce haczedilen taşınır mallların mülkiyetinin kendisine ait olduğunu öne sürerek istihkak davası açmıştır. Davalı alacaklı yanca süresinde ileri sürülen yetkisizlik itirazı üzerine mahkemece, davanın takibin yapıldığı Ankara İcra Mahkemesinde açılması gerektiği nedeniyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Uyuşmazlık, hacizli malın bulunduğu yerde istihkak davası açılıp açılamayacağı noktasında toplanmaktadır. Olayda uygulanması gereken HUMK'nun 512/1 maddesi hükmüne göre, istihkak davası “ eşyanın bulunduğu ve yahut haczin vazolunduğu” yerde açılabilir. Bu özel yetki kuralları HUMK'nun 9. maddesinde düzenlenen genel yetki kuralına ayrıcalık oluşturur. İİK'nun 50. maddesi hükmü gereği HUMK'nun yetkiye ilişkin hükümleri takip hukukunda da uygulanır....
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada borçlu şirket ortaklarından ... bir ara davalı 3. kişi şirkette müdürlük yapmış ve borçlu şirkette çalışan işçilerin bir kışmı istihkak iddiacısı şirkette çalışmaya başlamış ise de her iki şirketin ortakları ve adreslerinin farklı olduğu akrabalık ilişkisinin iddia ve ispatlanamadığı, iki şirket arasında organik bağ bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen dosyadaki mahcuzlar ile esas sayılı dosyadaki mahcuzlar aynı olduğundan ayniyet nedeniyle bu dava hakkında ayrıca bir karar verilmesine gerek görülmediği gerekçesiyle davanın reddine, davalı 3. kişinin inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş hüküm davacı-birleşen davanın davalısı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Esas dava İİK.nun 99. madde gereğince alacaklı tarafından açılmış 3.kişinin istihkak iddiasının kaldırılması birleşen dava ise İİK.nun 96. maddegereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir....
Davalı tarafından kendi lehine İİK’nun 96/3.maddesinde belirtilen 7 günlük sürede istihkak iddiasında bulunulmadığından alacaklı tarafından açılan istihkak iddiasının reddi davasının ön koşul yokluğu nedeniyle reddine ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesi 2.fıkrası gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 825.TL. vekalet ücretinin davacı alacaklıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı 3.kişiye verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 22.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı alacaklı vekili, Keşan İcra Müdürlüğü’nün 2009/6991 sayılı, İpsala İcra Müdürlüğünün 2009/668 Talimat sayılı dosyasından ...'un borcu nedeniyle 12.11.2009 tarihinde haczedilen 150 ton çeltikle ilgili davalı ... Ofis Genel Müdürlüğünün istihkak iddiasında bulunduğunu belirterek davalı 3.kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasını dava ve talep etmiştir....
Ancak İcra Mahkemesince talep şikayet başvurusu olarak nitelendirilerek ve bu nitelendirmeye uygun gerekçe oluşturularak, sadece şikayet istemi hakkında karar verilmiş olup, davacı üçüncü kişinin istihkak istemi hakkında herhangi bir karar verilmediğinden, tarafların bu husustaki delilleri de toplanarak sonucuna göre davacının istihkak istemi hakkında karar verilmesi gerekirken, istihkak talebi yönünden olumlu-olumsuz hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir....
Davalı alacaklı vekili, haczin 13.4.2009 tarihinde yapıldığını ve davacı şirketin yetkili temsilcisinin haciz sırasında hazır bulunup istihkak iddiasında bulunmasına rağmen davayı süresinde açmadığını, davacının sunduğu faturaların haczedilen mallarla ilgili olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 13.4.2009 tarihli ilk haciz sırasında icra müdürünce alacaklı vekiline süre verilmesine karşın sürenin açıkca belirtilmemesi nedeniyle alacaklının 3.kişinin istihkak iddiasını kabul etmiş sayılamayacağı, 13.4.2009 tarihli haciz sırasında hazır bulunan 3.kişi yetkilisinin haczi bu tarihte öğrendiği bu nedenle davanın süresinde açılmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96. vd. madelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir....
itirazda bulunmadığından İİK 96/2 gereği istihkak iddiasını kabul etmiş sayılacağı, bu durumda icra müdürlüğünce dava konusu araç üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesi yerine yasaya aykırı olarak İİK 97/1 maddesindeki prosedürün işletilmesi ve sonucunda merci hakimliğince de bu hususun gözden kaçırılarak takibin devamına ve istihkak iddia edenin 7 gün içerisinde dava açması için süre verilmesi sonucu bu davanın açılması, 3 günlük hak düşürücü sürenin geçirilmiş olmasıyla doğan sonuçları ortadan kaldırmayacağı, 3. kişinin istihkak iddiası alacaklı tarafından kabul edilmiş sayıldığından davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığı, hukuki yararın dava şartlarından olup mahkemece resen dikkate alınması gerektiği, bu durumda davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gereğine değinilmiştir....
itirazda bulunmadığından İİK 96/2 gereği istihkak iddiasını kabul etmiş sayılacağı, bu durumda icra müdürlüğünce dava konusu araç üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesi yerine yasaya aykırı olarak İİK 97/1 maddesindeki prosedürün işletilmesi ve sonucunda merci hakimliğince de bu hususun gözden kaçırılarak takibin devamına ve istihkak iddia edenin 7 gün içerisinde dava açması için süre verilmesi sonucu bu davanın açılması, 3 günlük hak düşürücü sürenin geçirilmiş olmasıyla doğan sonuçları ortadan kaldırmayacağı, 3. kişinin istihkak iddiası alacaklı tarafından kabul edilmiş sayıldığından davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığı, hukuki yararın dava şartlarından olup mahkemece resen dikkate alınması gerektiği, bu durumda davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gereğine değinilmiştir....


