ın istihkak iddiasında bulunduğunu, talimat icra müdürlüğünce haczin İİK 99 madde gereğince yapılmasına ve alacaklıya 7 günlük süre verilmesine karar verilmiş olması nedeniyle bu davanın açıldığını, ancak talimat icra müdürlüğünün kararının yok hükmünde olduğunu belirterek haczin İİK 96, 97.maddeler gereğince yapılmış sayılmasına, davalı 3.kişinin istihkak iddiasının reddine, haczin devamına, davalı 3.kişiden %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı 3.kişi ve borçlu tebligata rağmen savunma yapmamıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Davacı alacaklı vekili, davalı 3. kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, haczin İİK madde 99'a göre yapıldığı, bu doğrultuda hacizde hazır olan alacaklı vekiline, İİK madde 99 uyarınca istihkak davası açmak üzere 7 günlük süre verildiği davanın 7 günlük süreden sonra 20.06.2014 tarihinde açılması nedeniyle davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Takip dosyası incelendiğinde; alacaklı ... tarafından ... hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapıldığı, 29.05.2012 tarihinde haczedilen menkuller ile ilgili 3. kişi ..i. tarafından istihkak iddiasında bulunulduğu ve ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/386 esas sayılı dosyasında istihkak davası açıldığı, 30.12.2013 tarihinde 3. kişinin açtığı istihkak davasının reddine karar verilmesi üzerine, 03.02.2014 tarihinde 3. kişi tarafından icra müdürlüğüne başvurularak istihkak davasının reddi kararının tehir-i icra talepli temyiz edildiğinden bahisle satışın durdurulmasını, dosyaya sunulacak olan teminat mektubunun kabulü ile taraflarına mehil vesikası verilmesini istediği, icranın geri bırakılmasını temin için verilen teminat mektubunun sunulması üzerine istihkak davası kararı yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği, alacaklının teminat mektubunun paraya çevrilmesi yönündeki taleplerinin icra müdürlüğü tarafından reddedildiği görülmektedir....
istihkak iddiası geçerli bir istihkak iddiası değildir....
in açtığı istihkak davasının kabulüne, davalı vergi idaresinin açtığı davanın görevden reddine karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, 6183 Sayılı Yasa'ya dayalı olarak yapılan takipteki istihkak ve istihkak iddiasının reddi davasına ilişkindir. Bir önceki bozma ilamında belirtildiği üzere, 6183 Sayılı...nun 68.maddesinin 1.fıkrası hükmüne göre "istihkak davalarına bakmaya haczi yapan tahsil dairesinin bulunduğu mahal mahkemesi yetkilidir." Buradaki "mahkeme" sözcüğünden maksat asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemesidir. Anılan madde hükmüne göre 6183 Sayılı Yasa uyarınca tahsil dairesince yapılan hacizler nedeniyle aynı yasanın 66 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davaları dava değerine göre asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemelerinde görülür. Bu nedenlerle davalı-davacı idare tarafından açılan davada görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykıdır....
İstihkak davasının amacı hacizli eşya ya da hak üzerinde cebri icranın devam edip etmeyeceğini belirlemektir. İstihkak davasının görülebilmesi için, geçerli ve süresinde yapılmış bir istihkak iddiasının bulunması gerekir. Borçlunun üçüncü kişi lehine, üçüncü kişinin kendi lehine, borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran üçüncü kişinin diğer bir üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunması mümkündür. (İİK'nun 96/1, 85/2. mad.) Somut olayda üçüncü şahıs sigorta şirketi vekili tarafından İcra Mahkemesi'ne verilen dilekçede, borçlu hakkında sürdürülen takip nedeniyle haczedilen aracın mülkiyetinin kendilerine ait olduğu belirtilmiş ve haczin kaldırılması isteminde bulunulmuştur. Üçüncü kişinin başvurusu açıklanan bu şekliyle istihkak davası niteliğindedir. Dilekçede şikayetten söz edilmesi HMK'nun 33. maddesi uyarınca “hukuki tavsif hakime aittir” kuralını değiştirmez....
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. 1.Davacı ve borçlulardan ... karı-koca olup, haciz 08.07.2009 tarihinde bilikte oturulan evde ve borçlu eşin huzurunda uygulanmıştır. İİK'nun 96/3 maddesine göre "istihkak iddiası yapıldığı veya istihkak davası açıldığı tarihte, istihkak davacısı ile birlikte oturan kimseler aynı anda malın haczini öğrenmiş sayılır "ve yine aynı madde gereğince haczin yapıldığını öğrenen 3.kişinin 7 gün içerisinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybedeceği belirtilmiştir. 2010/7717 2010/11394 Somut olayda, haciz 08.07.2009 tarihinde davacının eşi huzurunda yapılmış ve davacının eşi, 3.kişi yararına değil ortağı olduğu şirket yararına istihkak iddiasında bulunmuş, davacı ise hacizden 08.07.2009 tarihinde aynı gün haberdar olduğu halde istihkak iddiası 7 günlük süreden sonra 20.07.2009 tarihinde yapılmıştır....
Somut olayda, İİK’nun 97/13 maddesinde öngörüldüğü şekilde bu dava nedeniyle takibin ertelenmesine veya ihtiyati tedbir yolu ile icra takibinin durdurulduğuna ilişkin hiçbir kanıt bulunmamaktadır. Bu durumda bu dava nedeniyle 3.kişinin tutumu sonucu alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemeyeceğinden davacı alacaklı yararına %40 tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Öte yandan kabule göre ise, borçlunun tazminatla sorumlu tutulması da hatalıdır. Alacaklıyı bu davayı açmaya sevk eden 3.kişinin istihkak iddiasında bulunmuş olmasıdır. Borçlunun, istihkak iddiasını kabul etmiş olmasının alacaklının dava açmasına ve takibin durmasına herhangi bir etkisi yoktur. Alacaklı yararına tazminata hükmedileceği hallerde borçludan da tazminat alınmasına karar verilmesi isabetsizdir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir....
Mahkemece, istihkak davasının haczin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde açılması gerektiği, mahcuzların 20/04/2012 tarihinde haczedildiği, haciz sırasında davacının haciz mahallinde hazır olması nedeniyle hacizden haberdar olduğu, davanın ise yasal dava açma süresi geçirildikten sonra açıldığı gerekçesiyle süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. 1. Davacı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, İİK'nin 96 vd. maddesine göre, borçlu tarafından üçüncü kişi lehine veya üçüncü kişi tarafından bizzat kendi lehine ya da İİK'nin 85/2 maddesi uyarınca borçlu ile malı birlikte elinde bulunduran üçüncü kişiler, diğer bir üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunabilirler. Bu kişiler tarafından yasal sürede yapılan istihkak iddiası ile dava açma süresi kesilir....
(HMK.309/2) Davacı vekili 21/09/2022 tarihli duruşmada davadan feragat ettiği beyan etmiş olmakla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur....


