WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

-K A R A R- Şikayetçi vekili, şikayet edilenin İzmir 6.İcra Müdürlüğü'nün 2009/4851 sayılı takip dosyasında borçluya ait malları haczettirdiğini, bu mallar için aynı dosyada 3. şahsın istihkak iddiasının bulunduğunu, davanın derdest olduğunu, haczin kesinleşmediğini, bu mallarının borçluya mı, yoksa istihkak iddia edene mi ait olduğunun belli olmaması nedeniyle paylaştırmanın istihkak davası olmayan dosyalar arasında yapılması gerektiğini ileri sürerek, yapılan derecelendirme kararının iptali ile paylaştırmanın istihkak iddiası olmayan dosyalar arasında yapılmasına, bu olmaz ise istihkak davasının sonucunun beklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; davacının açmış olduğu istihkak davasının davacı vekilinin duruşmaya katılmaması nedeniyle 5.5.2009 tarihinde işlemden kaldırıldığı HUMK 409. madde de öngörülen 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle davacı tarafından açılan istihkak davasının HUMK 409/5. madde gereğince açılmamış sayılmasına, karşı davanın ise ispatlanamaması aracın salt kasko değerinin altında bir bedelle satılmış olmasının muvazaaya işaret etmiyeceği, davacıyla borçlu arasında organik bağ bulunmadığı, karşı davanın kesin ve inandırıcı kanıtlarla ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3. kişi tarafından açılmış istihkak davası ile alacaklı tarafından karşı dava olarak İİK 97/17. madde gereğince açılmış tasarrufun iptaline ilişkindir....

Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın üçüncü kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır. İstihkak iddiası, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz. Somut olayda, dava konusu 30.9.2013 tarihinde yapılan haciz sırasında 3. kişi yararına istihkak iddiasında bulunan ....Arıkan’ın üçüncü kişi şirket ortağının kardeşi olduğu, anılan şahsın, üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı sabittir....

Üçüncü kişi istihkak iddiası ile açmış olduğu bu davayı 7 günlük süreden sonra 07.11.2005 tarihinde açmış olup, davadan önce istihkak iddiasında bulunulduğuna dair dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır. O halde mahkemece istihkak iddiasının süresinde yapılmamış olması ve aynı sürede davanın açılmamış bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Kabul şekli bakımından da; yasal dayanağı bulunmadığı halde davalının %10 tutarında tazminat ile sorumlu tutulması da usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Belirtilen sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 01.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Davalı 3. kişiler vekili; müvekkillerinden ..., ...,... ve ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu, 3. kişi şirket yönünden açılan davanın ise mahcuzların müvekkili şirkete ait olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; dava konusu haciz esnasında 3. kişi şirket ... Denizcilik ... Ltd. Şti. Lehine istihkak iddiasında bulunulduğu, davalı 3. kişiler ..., ..., ... ve ... ile borçlu ... Ltd. Şti.’nin istihkak iddialarının bulunmadığı, 3. kişi şirketin ise borcun doğum tarihinden sonra borçlu şirket ile aynı adreste kurulduğu, her iki şirketin ortakları arasında akrabalık bağı olduğu, aynı alanda faaliyet gösterdikleri, muvaazalı işlemler yapıldığı gerekçesi ile davalılar ..., ..., ..., ... ve ... Ltd. Şti. yönünden davanın husumetten reddine, davalı ... Denizcilik ...Ltd. Şti. yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davacı alacaklı ve davalı 3. kişi şirket vekili temyiz etmiştir....

(İİK.Mad.96/2 ikinci cümle) Davacının 12.10.2010 tarihinde İcra müdürlüğünden alacaklının itiraz etmemesi nedeniyle araçlar üzerindeki haczin kaldırılması talibinin reddi üzerine sonucu dava açılması, 3 günlük hak düşürücü sürenin geçirilmiş olmasıyla doğan sonuçları ortadan kaldırmaz. 3.kişinin istihkak iddiası alacaklı tarafından kabul edilmiş sayıldığından davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozma sonrasında mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına davacının istihkak iddiasının alacaklı tarafından kabul edilmiş olmasına rağmen haczi kaldırmayan icra müdürü işlemine karşı şikayet yolunun ../......

Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. İstihkak iddiasının İİK’nun 96/3. maddesi kapsamında 7 günlük yasal hak düşürücü süre içinde ileri sürülmesi gereği, dava şartı olup öncelikle ele alınması gerekir. Somut olayda her ne kadar üçüncü kişinin istihkak iddiası yerinde ise de; davacının haczi öğrendiğini bildirdiği 29.12.2008 tarihine göre 7 günlük yasal hak düşürücü süre içinde istihkak iddiasında bulunmaması nedeniyle süre aşımından davanın reddine karar verilmesi gerekirdi. Bu durumda sonucu itibarı ile doğru olan hükme ilişkin davacı (üçüncü kişi) ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişi alınmasına 1.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....

ın icra mahkemesine başvurusunun, haciz işleminin yapıldığı iş yerindeki malların kendisine ait olması nedeniyle haciz işleminin iptali istemine ilişkin olduğu, HMK'nin 33. maddesi gereğince, başvurunun hukuki tavsifi hakime ait olup, iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçimi itibariyle başvurunun, istihkak davası niteliğinde olduğu, Mahkemece, üçüncü kişi ...'ın haczin iptali isteminin istihkak davası olarak vasıflandırılıp, noksan harcı da tamamlatılmak suretiyle yargılamanın istihkak prosedürü kapsamında sürdürülerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, dosyanın onaylı örneğinin Dairemizce istenilmesine rağmen makul sürede işlem yapılmadığı ve eksikliğin giderilememiş olması nedeniyle Mahkemece derdestlik dava şartına yönelik araştırma yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacı üçüncü kişi vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.10.2012 gününde verilen dilekçe ile miras sebebiyle istihkak ve denkleştirme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair verilen 24.06.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Davacı vekili, davalının murisin hesabından farklı tarihlerde haksız olarak tahsil edilen bedellerin miras payına mahsuben davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, TMK'nın 639. maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, Bursa 13.İcra Müdürlüğünün 2012/2027 takip, Bakırköy 3.İcra Müdürlüğünün 2012/265 talimat sayılı dosyasından 23.2.2012 tarihinde haczedilerek 2.3.2012 tarihinde muhafaza altına alınan mahcuzların müvekkili şirkete ait olduğunu, müvekkili şirket hakkında Çardak Denizli Asliye Hukuk Mahkemesinden iflasın ertelenmesi davası sırasında 16.2.2012 tarihinde verilen tedbir kararı bulunduğunu, davacı alacaklının tedbir kararı nedeniyle müvekkili hakkında takip yapamaması nedeniyle şahıs şirketi olan borçlunun borcu nedeniyle haciz ve muhafaza işlemi yapmasının yasaya aykırı olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile %40 tazminatın tahsilini savunmuştur...

UYAP Entegrasyonu