YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından, lehine 49 yıllığına irtifak hakkı tesis edilmiş, mülkiyeti Hazine'ye ait olan İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, … Ada, … -… pafta, … ve … parselde bulunan arsa ile üzerine inşa edilen turistik otel ve Çırağan Sarayı'na ilişkin olarak, adına 2018 yılı için tahakkuk ettirilen emlak (bina) vergisi ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payının kaldırılması istemine ilişkindir....
Ancak; mahkemece davanın kabulüne karar verilmesine rağmen dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde ... lehine bulunan şerhin kaldırılması yönünde hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiş olmakla birlikte bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün “1” nolu bendinin devamına “tapunun beyanlar hanesinde ... lehine yer alan irtifak hakkının terkin edilmesine” cümlesinin eklenmek suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK'nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 11/03/2020 gününde oy birliği ile karar verildi....
Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 05.09.2022 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle, ek karar kaldırılmasına karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3174 ve 3175 parsel sayılı taşınmazlarda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve irtifak hakkının davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı asıllar cevap dilekçesi sunmamışlardır. III....
Yönetimi, davalı gerçek kişiler adına tapuda kayıtlı olan ve davalı ... yararına da havai irtifak hakkı şerhi bulunan Buca İlçesi, Belenbaşı Köyü, 134 parsel sayılı taşınmazın 1948 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastro çalışmasında 1657-1658 sayılı orman sınır noktalarını birleştiren hatta göre kısmen orman sınırları içinde olduğunu, daha sonra aplikasyon ve 683 sayılı Kanunun 2/B madde çalışması yapılmadığını ileri sürerek taşınmazın orman sınırı içinde kalan kısmının tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tescili, bu kısımdaki havai irtifak hakkı şerhinin kaldırılması ve yine bu kısma davalıların elatmasının önlenmesi istemiyle... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/525 Esas sayılı dosyasında dava açmıştır. Diğer yandan davacı ... Yönetimi, ...'nün bankacılık ve madencilik işlerinin ayrıldığı nedeniyle irtifak hakkı şerhi konusunun Türkiye Elektrik İletişim A.Ş.(... Genel Müd.) sorumluluğunda olduğunun öğrenildiğini ileri sürerek, .......
taşınmaz olarak kaydedilebileceği, en az otuz yıl için kurulan üst hakkının, sürekli nitelikte olduğu kuralına yer verilmiştir....
İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 19 ] "İçtihat Metni" Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği'nin 19.maddesinin (d) bendinde "Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına, bir irtifak hakkının kaldırılmasına veya gemi üzerindeki intifa hakkının kaldırılmasına veya yükletilmesine ilişkin ilamların yerine getirilmesinde Örnek No:4 icra emrine ilişkin" basılı kağıtların kullanılması zorunluluğuna işaret edilmiştir. Somut olayda takibe dayanak ilamın "...aydınlatma direğine takılı davalı A.... İ...... Hizmetleri AŞ.ne ait G... baz istasyonunun kaldırılmasına" yönelik olduğu görülmektedir....
Bilirkişiler, yolun tapuya tescil edilmediği gerekçesiyle bu yerde tesis edilecek irtifak hakkının alanını ve bedelini hesaplamamışlardır. Mahkemece, bu gerekçeyle söz konusu imar yolundan irtifak hakkı tesisine karar verilmiş ise de bu yerde tesis edilecek irtifak hakkının alanı hükümde gösterilmeyerek kesintisizlik ilkesine aykırı ve infaza elverişsiz hüküm kurulmuştur....
Dava, geçit hakkının kaldırılması isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 785/1 maddesi “Lehine irtifak kurulan taşınmaz için bu hakkın sağladığı hiç bir yarar kalmamışsa, yüklü taşınmazın maliki bu hakkın terkinini isteyebilir” hükmünü içermektedir. Genel yola bağlantısı bulunmayan taşınmazlar için, yol ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan geçit hakları, bu ihtiyacın sona ermesi ile birlikte hukuksal temelini de kaybeder. Yükümlü taşınmaz maliki de taşınmazı üzerinde kurulan geçit hakkının kaldırılmasını isteyebilir. Bu tür davalarda, mahkemece geçit ihtiyacının sona erdiğinin saptanması gerekir. Bu saptama sırasında da yine taraf yararları gözetilerek, var olduğu ileri sürülen yolun niteliği ve davalının buradan yararlanma koşulları araştırılarak sonuca gidilmelidir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki irtifak (intifa) hakkının kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Davacılar vekili, müvekkili ... Petrol şirketinin intifa konusu arsa üzerinde kurulu işletmenin müşterisi ve intifa alacaklısı davalı şirketin bayisi olduğunu, davacılar Recep ve ...’in intifa konusu taşınmazın malikleri bulunduklarını, davacıların babası ... ile bayilik ilişkisinin 1979 yılında başladığını, müvekkillerinin sözleşme kapsamında tüm edimlerini yerine getirmelerine rağmen, davalı şirketin yükümlülüklerini ifa etmediğini, intifa hakkının davacılar aleyhine zarar getirdiğini, davalı şirketten istenilen taleplerin reddedildiğini ileri sürerek intifa hakkının hükmen kaldırılmasını talep ve dava etmiştir....
Şayet intifa hakkının tesisine neden olan sözleşmedeki edimler yerine getirilmemiş, intifa hakkının devamı malike yüklediği külfete göre çok az yarar sağlar hâle gelmişse malik bozulan yararlar dengesini ileri sürerek hâkimden sözleşmeye müdahale edilmesini, intifa hakkının sona erdirilmesini isteyebilir. 5. Kaldı ki, bu gibi durumlarda intifa hakkı sahibinin hakkın sürdürülmesini istemesi hakkın kötüye kullanılmasıdır. Her ne kadar intifa hakkının sona ermesi sebeplerini sayan Türk Medeni Kanunu'nun 796 vd. maddelerinde eşyaya bağlı irtifak haklarında olduğu gibi şahsi bir irtifak hakkı olan intifa hakkının sona erdirilmesini malikin talep edebileceğine ilişkin bir hüküm yoksa da burada Türk Medeni Kanunu'nun 785 inci maddesinin kıyasen uygulanması gerekir. 3. Değerlendirme 1....


