Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 18.10.2022 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle, ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 501 ve 514 parsel sayılı taşınmazlarda kamulaştırmaya konu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve irtifak hakkının davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III....
için kararın kaldırılması gerektiği..." gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin kısmen kabulüne, Gaziosmanpaşa 4....
Mahallesi, 380 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırmaya konu irtifak hakkı ile pilon yeri bedelinin tespiti ve irtifak hakkının davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılardan ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; 2942 sayılı Kanun'nun 10, 11 ve 12 inci maddeleri gereği dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin ve kamulaştırma bedeline eklenecek değer azalması bedelinin tespitine ve müvekkile ödenmesine, taşınmazın ekili alanının zarar verilen kısmının bedelinin el atma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacı idareden tahsiline karar verilmesi gerektiğinin talep etmiştir. 2. Davalılardan ... vekili tarafından cevap dilekçesi verilmemiştir. III....
bu durumun engellendiğini, bu hususta uzman görüşü alınmadığını, irtifak hakkının geçiş şekline göre en az %50 oranında değer kaybı verilmesini, zirai ve inşai muhdesat bedellerinin düşük hesaplandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur....
Turizm İşletme Sanayi A.Ş. adına devredildiğini, sonrasında bu şirkete, TMSF tarafından el konulması nedeni ile irtifak hakkı ve kesin tahsis hakkının TMSF tarafından cebri icra yolu ile satışa çıkarıldığını, 49 yıllık tahsis hakkının 12.09.2012 tarihinden İtibaren 3.300.000 Amerikan Doları mukabilinde açık artırma yolu ile ... Granit A.Ş.'ye devredildiğini, satışın kesinleştiğini, ancak davalı idare tarafından 07/02/2014 tarihli ve 26942 sayılı yazı ile tahsis hakkının iptaline karar verildiğini, iptal gerekçesi olarak da Antalya 2. İdare Mahkemesinin 26.09.2013 tarihli ve 2013/1163 Esas, 2013/1043 numaralı Kararının gösterildiğini bildirerek, muarazanın kaldırılması, mülkiyetin kendi adlarına tescili ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. ... ve Maliye Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde ......
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 23.7.2004 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkının iptali ve tescili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.7.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davada, 9.3.1998 tarihli görev verilmesine ilişkin İmtiyaz Sözleşmesi hükümlerine dayanılarak, davalı yararına tesis edilen intifa ve irtifak haklarının kaldırılması istenmiş, mahkemece istek kabul edilmiş, hükmü taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Davalı ......
Köy Tüzelkişiliği yararına 7925 m2’lik ormanlık alanda enerji nakil hattı ve irtifak ... tesisi ile ilgili irtifak hakkının dayanağı kroki ve ekleri ilgili yerlerden getirtilmeli, ......
genişliğinde ve 47.95 m. boyunda 169 parsel aleyhine ve 164 parsel lehine kanalizasyon yolu geçirmek suretiyle irtifak hakkı tesis edildiği, ancak bu hususun şarta bağlanarak "Belediyece kanalizasyon kodu 164 parsele bağlandığı takdirde sona ermek üzere şartıyla" irtifak hakkının kurulduğu, bu konuda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda; az yukarıda açıklandığı üzere, mecra irtifak hakkı kurulmuş bulunan taşınmaza elatmanın önlenmesi ve bununla birlikte davacı taşınmazından geçirilen kanalizasyon borularının kali de istendiğine göre her iki taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Tapu kayıtlarına göre 3512 ada 11 parsel sayılı taşınmaz maliki ... davayı açmış, ancak yargılama sırasında 27.10.2007 tarihinde ölmüştür. Mirasçıları olarak eşi Seda ile çocukları ... ve ... kalmıştır. ...yalnızca kendi adına avukata vekaletname vererek davaya devam etmiştir. Çocukları ... ve ...'in davaya katılmadıkları anlaşılmaktadır....
ederek mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur....
parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı lehine 49 yıllığına üst hakkı tesis edilerek bu durumun tapuya tescil edildiği, davacı adına anılan taşınmaza ilişkin olarak 2015-2020 yılları için bina vergisi ve kültür varlıkları katkı payı tarhiyatları yapılması üzerine, bu tarhiyatların kaldırılması istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nda bina vergisini binanın malikinin ödeyeceği, maliki bulunan taşınmazlarda intifa hakkı tesis edilmesi halinde emlak vergisini taşınmazın maliki yerine intifa hakkı sahibinin ödeyeceği, ancak taşınmazın maliki ve intifa hakkı sahibinin bulunmaması halinde taşınmaza malik gibi tasarruf edenlerin ödeyeceğinin görüldüğü, mülkiyet hakkının sağladığı bazı yetkilerin kullanılmasına imkan veren irtifak hakkının çeşitlerinden olan intifa hakkı ile üst hakkının hüküm ve sonuçlarının birbirinden farklı olduğu, intifa hakkı ile üzerinde hak tesis edilen taşınmazdan tam bir yararlanma yetkisi elde edilmekte iken, üst...


