WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

HÜKÜMSÜZLÜK İSTEMİNİN İNCELENMESİ Toplanan deliller, taraf iddia ve savunmaları, ticaret sicil gazetesi ,alan adı sahiplik (WHO’s) kaydı, marka tescil belgesi, uzman görüşleri, mahkememizce alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak marka hukuku ilkelerine göre incelendiğinde hukuki nitelendirme mahkememize ait olduğundan yapılan inceleme kapsamına göre; Marka hukuku kapsamında tescile mutlak ya da nispi engel olacak sebeplerin, aynı zamanda tescil edilen markaların hükümsüz kılınmasının sebebi olarak belirtildiği görülmektedir. SMK m. 25/1 hükmü uyarınca tescil edilmiş bir marka, aynı Kanun'un 5. ve 6. hükümlerinde belirtilen hâllerden birinin mevcut olması hâlinde hükümsüz kılınabilecektir....

Bir başka anlatımla, kullanım yoluyla ayırt edici hale geldiği savunmasının kabul edilerek, serbest kullanımdaki bir sözcüğün veya işaretin bir kimsenin tekeline verilebilmesi için başlangıçta ayırt edici olmayan, bir ürünün cinsi, çeşidi, ticarette herkesçe kullanılan bir ad veya işaret, bu anlamından uzaklaşmalı ve bunu kullanan firma ile özdeşleşmelidir. Bu halde marka sözcük anlamından uzaklaşarak ondan bağımsızlaşarak ikinci bir anlam kazanmaktadır. Bu tür işaretler her ne kadar başlangıçta ayırt edici değillerse de sonradan yoğun kullanım ve tanıtım sonucunda artık bir firma ile özdeşleşir, cins, tür, nitelik bildirmek yerine bir firmanın mal ve hizmetini gösterir hale gelirse bunların marka olarak tescili mümkün olmaktadır. Davacının dosya kapsamına sunduğu deliller kapsamlı bir şekilde incelendiğinde, davacının çok uzun yıllardır “......

den satın aldığı taşınmazları ... terminali olarak kullanmasına ilişkin izinlerin 18.11.2021 tarihinde alınmış olmasına göre borç tasfiye sözleşmesinin 3.2. maddesi doğrultusunda davalının temlik bedelinin muaccel hale geldiğinin ve davalı tarafça aleyhine tapu iptal davası açıldığı 27.07.2021 tarihinden sonra 22.11.2021 ve 23.11.2021 tarihlerinde davacıya toplamda iki ödeme yapılmış olmakla artık borç tasfiye sözleşmesinin ifası aşamasına geçildiğinin kabulü gerekir ....

Bankası A.Ş nezdindeki 15/02/2022 tarihi itibari ile kalan 771.813.73 EURO borcun kredi borçlusu davalılarca ödenmesi akabinde ipoteklerin fekkinin gerektiği, bilirkişi raporlarında imarla ilgili belgeler ve belediyelerle yapılan yazışmalar incelenmiş, imarla ilgili değerlendirmelerde, dava konusu arsanın 16/04/2015 tarihinde ruhsata uygun hale geldiğinin” ayrıca da açıkça belirtilmesi karşısında, artık hem davalılar vekilinin hem de davacılar vekilinin, taraflar arasında sözleşmelerin akdedildiği tarihte inşaat yapı ruhsatı alınamaz olduğunun, ihtilafın her iki tarafınca da ikrar edildiği ayrıca anlaşılmış ve ihtilafa başlangıçtaki ifa imkansızlığına bağlı akdin geçersizliği hukuki tavsifinin uygulanması gerektiği, taraflar arasındaki 21/02/2006 tarihli sözleşme tarihinden Zeytinburnu ......

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 15/05/2019 tarihli Genelge’si dayanak alınarak Belediye Meclis Kararı ile mi yoksa Büyükşehir Belediye Başkanı adına yetkilendirilen kişiler tarafından imzalanan Temsilcilik Belgesi ile mi belirleneceği ve bu konuda karar verme yetkisinin hangi organa ait olduğu ve davacı tarafça yapılan başvurunun yasal süre içerisinde olup olmadığının tespiti noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır. Mahkememizin 19/04/2023 tarihli tensip zaptının 15 nolu ara kararı gereğin dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş ; bilirkişi 29/09/2023 tarihli raporunda özetle; ".......

haksız rekabet doğuracağını belirterek, ... ’nun ... sayılı kararının iptaline ve ... sayılı "... ..." ibareli markanın tescil edilmi olması halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

gerekçesi ile, 1-Davacının davasının KABULÜ ile, 16.105,57 USD alacağın dava tarihinden 3095 sayılı Kanunun 4/a md si gereğince işleyecek faizi ile TBK 99 md kapsamında davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur....

Bunun sonucunda ise, büyük emek, çaba, zaman ve masrafla tanınmış hale getirilen markanın ayırt edicilik gücü zaafa uğratılmış olabilecektir. ...

Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın KABULÜNE, ... ...'nun ... sayılı kararının iptaline, ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜNE, 2-... ...'...

Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, Kanunun 730 ve 737. maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir.Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK’nun "komşu hakkı" başlığı altında, 737 ile 750. maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761. maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir. Komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi, eski hale getirilmesi ve tazminat davalarında davalının kusurlu olması aranmaz. Davalının kusurlu olup olmaması, kasıtlı hareket edip etmemesi, bu tür davalarda etkili değildir....

UYAP Entegrasyonu