Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olaya gelince; Mahkemece, taraflar evli iken dava konusu taşınmaz üzerinde 20.01.2011 tarihinde intifa hakkının bedelsiz ve süresiz olarak davacı lehine tanındığı 18.12.2013 tarihinde tarafların boşanmasına ilişkin kararının kesinleşerek evlilik birliğinin sona erdiği, bu tarihten sonra intifa hakkının kullanma olanağının kalmadığı gibi intifa hakkının kurulma sebebinin de ortadan kalktığı gerekçeleri ile davacı karşı davalı ... ’nin elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının reddine, davalı-karşı davacı ...’ın davasının kabulü ile, intifa hakkının terkinine karar verilmiş ise de; yanılgılı değerlendirme ile verilen karar isabetli değildir. Şöyle ki; yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere intifa hakkı sebepten ari yararlanma aktidir. İntifa hakkı sözleşmesinde de her hangi bir sebebe bağlılık mevcut olmadığı gibi intifa hakkının hangi hallerde kaldırılacağı TMK’nin 796. maddesinde ve devamı maddelerde açıklanmıştır....
e verdikleri vekaletname ile taşınmaz kaydındaki intifa hakkının 17.09.2010 tarihinde terkin edildiğini ileri sürmüş olup, temyiz dilekçesi ekindeki tapu kaydında da intifa hakkının yer almadığı görülmüştür. Mahkemece tapu kaydı getirtilerek intifa hakkının ne zaman terkin edildiğinin tespiti ve yargılama aşamasında intifa hakkı terkin edilmiş ise davanın konusu kalmayacağından sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekmektedir. Karar bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle elatmanın önlenmesi davasının davacılarının temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 05.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Taraflarına hak ve borçlar yükleyen bu sözleşmeyle intifa hakkı sahibi ile malik hakkın konusu olan şeydeki yararlanmanın nasıl sürdürüleceği kararlaştırılabilir. Şayet intifa hakkının tesisine neden olan sözleşmedeki edimler yerine getirilmemiş, intifa hakkının devamı malike yüklediği külfete göre çok az yarar sağlar hale gelmişse malik bozulan yararlar dengesini ileri sürerek hakimden sözleşmeye müdahale edilmesini, intifa hakkının sona erdirilmesini isteyebilir. Kaldı ki, bu gibi durumlarda intifa hakkı sahibinin hakkın sürdürülmesini istemesi hakkın kötüye kullanılmasıdır. Her ne kadar intifa hakkının sona ermesi sebeplerini sayan Türk Medeni Kanununun 796. vd. maddelerinde eşyaya bağlı irtifak haklarında olduğu gibi şahsi bir irtifak hakkı olan intifa hakkının sona erdirilmesini malikin talep edebileceğine ilişkin bir hüküm yoksa da burada Türk Medeni Kanununun 785. maddesinin kıyasen uygulanması gerekir. Doktrindeki hakim görüş de bu doğrultudadır. (Bkz.Prof.Dr.Şeref Ertaş....
Davalı vekili, davacı iddialarının doğru olmadığını, müvekkilinin sözleşmelerden kaynaklanan bütün edimlerini ifa ettiği halde davacı yanın sözleşmeye göre asgari alım taahhüdüne dahi uymadığını, intifa hakkı tesisine dair sözleşmenin 5. maddesi hükmü uyarınca bayilik sözleşmesinin feshinin intifa hakkının geçersiz hale gelmesine yol açmayacağını da bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur....
Mahkeme gerekçesinde bayilik sözleşmesinin sona ermemesi nedeniyle intifa hakkı bedelinin istenemeyeceği belirtilmiş ise de dosya kapsamından taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin sona erdiği anlaşılmakta olup, mahkemece intifa hakkının terkinine ilişkin tapu sicil müdürlüğünden verilen talep formu ve terkin belge örneği de getirilerek kalan süreye ilişkin intifa hakkı bedelinin tahsil edilip edilmediği, tahsil edilmemiş ise kalan süreye ilişkin intifa bedelinin tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
davalı tarafından feshedildiğini, bu nedenle intifa hakkının konusunun kalmadığını ileri sürerek intifa hakkının iptali ile tapu kaydından terkinini istemiştir....
İntifa hakkı; bir süreyle sınırlı olarak kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü veya tüzelkişi ise tüzel kişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünüyle, harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer. (TMK.m.796) Kanuni intifa hakları hariç (TMK.m.495 vd.) intifa hakkının tesisi daima bir sözleşmeye dayanır. Taraflarına hak ve borçlar yükleyen bu sözleşmeyle intifa hakkı sahibi ile malik hakkın konusu olan şeydeki yararlanmanın nasıl sürdürüleceği kararlaştırılabilir. Şayet intifa hakkının tesisine neden olan sözleşmedeki edimler yerine getirilmemiş, intifa hakkının devamı malike yüklediği külfete göre çok az yarar sağlar hale gelmişse malik bozulan yararlar dengesini ileri sürerek hakimden sözleşmeye müdahale edilmesini, intifa hakkının sona erdirilmesini isteyebilir....
karşılanacağını, ikinci protokolün tek amacının intifa süresini mevzuata uyumlu hale getirmek olduğunu, dolayısıyla intifa hakkının terkinine ilişkin davacının yaptığı ve icra takibine konu olan toplam 2.492.905,14 TL tutarındaki masrafın davalı tarafından karşılanması gerektiğini, takdirin Mahkememize ait olduğunu tespit ve beyan etmiştir....
-TL intifa bedeli ödediği, intifa hakkının Rekabet Kurumu’nun kararına istinaden 5 yılla sınırlandırılması nedeniyle davalının herhangi bir müdahalesi olmadan hükümsüz hale geldiğinden, kalan 10 yıllık süreye tekabül eden 33.333....
Taraflarına hak ve borçlar yükleyen bu sözleşmeyle intifa hakkı sahibi ile malik hakkın konusu olan şeydeki yararlanmanın nasıl sürdürüleceğini kararlaştırılabilir. Şayet intifa hakkının tesisine neden olan sözleşmedeki edimler yerine getirilmemiş, intifa hakkının devamı malike yüklediği külfete göre çok az yarar sağlar hale gelmişse malik bozulan yararlar dengesini ileri sürerek hakimden sözleşmeye müdahale edilmesini, intifa hakkının süresinden önce sona erdirilmesini isteyebilir. Kaldı ki, bu gibi durumlarda intifa hakkı sahibinin hakkın sürdürülmesini istemesi hakkın kötüye kullanılmasıdır. Her ne kadar intifa hakkının sona erme sebeplerini sayan Türk Medeni Kanununun 796 vd. maddelerinde eşyaya bağlı irtifak haklarında olduğu gibi şahsi bir irtifak hakkı olan intifa hakkının sona erdirilmesini malikin talep edebileceğine ilişkin (TMK.m.785) bir hüküm yoksa da burada Türk Medeni Kanununun 785. maddesinin kıyasen uygulanması gerekir....


