Mahkemece, sınırda ırmak bulunduğu halde jeolog bilirkişiden rapor alınmamış, dereden sonra gelen Çilesiz Köyü kadastro sahasında kalan taşınmazların niteliği belirlenmemiş ve buna göre, çekişmeli taşınmazların 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi anlamında orman içi açıklık olup olmadığı tartışılmamıştır. 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan ... getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten tutanağın düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde...
Kaldı ki, mahkemenin bozmaya konu önceki hükmünde, dava konusu taşınmazın ada numarasının düzeltildiği, yargılamanın düzeltilen taşınmaz üzerinden yürütüldüğü ve kararın 830 ada 19 parsel üzerinden verilerek taraflara tebliğ edildiği anlaşıldığına göre, mahkemece işin esasına girilerek, dava konusu taşınmazın imar uygulamasına tabi tutulduğu, daha sonra imar uygulamasının iptal edildiği, kadastral parsele dönüşün gerçekleşip gerçekleşmediği gözetilerek ve öncelikle taraf teşkili hususu denetlenerek bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.01.2017 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi....
, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir....
. … İSTEMİN ÖZETİ: : … Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün … tarihli, … sayılı yazısıyla davacıya bildirilen, davacının da hissedarı olduğu, "İstanbul ili, Pendik ilçesi, … Mahallesi, … Sokak, No:.., … ve … adreslerinde kayıtlı parsel" üzerinde bulunan ve yürürlükteki uygulama imar planına göre park alanında kalan yapı ve ağaçların, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 8. ve 9. maddeleri uyarınca kamulaştırılmasına ilişkin … Belediye Başkanlığı'nın … tarihli, 6275 sayılı kamulaştırma kararının iptali istemiyle açılan davada; davanın incelenmeksizin reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 19/11/2017 tarih ve E:2016/734, K:2017/10083 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak; "Davacıya, yargılama süreci içinde, konut fonksiyonlu … … ada … parselde bulunan taşınmazda 10621/262617 hisseye karşılık 106.21 m2 ve rekreasyon alanı fonksiyonlu ... ada ... parselde bulunan taşınmazda 10620/58872 hisseye karşılık 106,20...
Mahkemece, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların dayanak kayıtları mahallinde uygulanmamış, kayıtların dava konusu taşınmaz yönünü ne okuduğu yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmamış, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazın öncesinin ne olduğunu, taşınmazda imar-ihya işlemi yapılıp yapılmadığını, yapılmış ise imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını ve kullanım durumunu kesin olarak belirleyen bilimsel verilere dayalı gerekçeli rapor alınmamış, ayrıca her ne kadar hava fotoğrafı incelmesi yapılmış ise de imar ihyanın hangi tarihte başlayıp bittiğini net olarak belirtmeyen yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilmiştir....
Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılarak dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, dava konusu taşınmazın yalnızca muris tarafından mı, yoksa davacı olan çocukları ile birlikte müştereken mi imar-ihya edildiği, kısmen ya da tamamen muris tarafından imar-ihya edilmiş olması halinde taşınmazda (ya da murise ait pay yönünden) davacı tarafın taşınmazın hukuki bir yolla (satış, bağış gibi) kendisine intikal ettiğini kanıtlayamaması halinde mirasçılar arasında zamanaşımı hükümlerinin işlemeyeceği düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir....
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 22.519 m² yüzölçümlü 2828 ada 11 parsel sayılı taşınmazda 1989 yılında imar-ıslah çalışması yapıldığını, müvekkili ...'in en az 11927/90076 hissesinin bulunduğunu, imar ile yeni ve daha küçük parsellerin oluşması ve düzenleme ortaklık payı uygulaması nedeniyle müvekkiline hissesi karşılığı parsel verilemediğinden, 2981 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin (c) bendi gereğince kısmen hisse, kısmen de lehine ipotek tesis edildiğini, davalı ......
Diğer taraftan İmar Kanununun 32. maddesi hükmüne göre ruhsat alınmış olmakla beraber inşaat, ruhsat ve eklerine aykırı yapılmışsa bu inşaatta kaçak yapı sayılır. Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak sürdürülen yapılara ne gibi bir müeyyide uygulanacağı İmar Kanunun 32/son maddesinde gösterilmiştir. Buna göre yapı belediye encümeni veya il idare kurulu kararını takiben yasal hale getirilmez veya yasal hale getirilmesi olanaksız ise masrafı sahibinden tahsil edilerek yıkılması gerekir. Ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yapılan bina veya bağımsız bölümler yasaya uygun hale getirilmezse yıkılacağından, yıkılacak yerlerle ilgili olarak yaratılmış ekonomik değerlerin korunması söz konusu olmayacağından, bu tür yerlerin aynının paylaştırılması paylaşım sonucu da bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere satışı veya satış vaadi sözleşmesine konu yapılması yasalara uygun düşmez....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : İmar kirliliğine neden olmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir....
Bu hale göre sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı ve akdin feshi de talep edilip feshe karar verildiğinden gecikme tazminatına dayanan alacak isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamıştır. 3-3194 sayılı İmar Yasası'nın 21. maddesine göre, istisnalar hariç tüm inşatların ilgili idari birimlerden alınacak yapı izin belgesi (inşaat ruhsatı) ile yapılması zorunludur. Kamu düzenine ilişkin olan bu hal görevi gereği mahkemece doğrudan göz önünde tutulur. Davalı yüklenici 2 adet dubleks yazlık binayı inşaat ruhsatı almaksızın kaçak olarak yaptığından kusurludur. An cak İmar Yasası'na aykırılığın proje tasdiki ve yapı izin belgesi alınmak suretiyle giderilmesinin mümkün olması halinde yaratılan ekonomik değerlerin korunması gerektiğinden binaların yıkımı istenemez. İmar Yasasına aykırı durumun düzeltilmesi hiç mümkün değilse yıkım (kal) istenebilir. Mahkemece bu husus üzerinde durulmamıştır....


