Davalı vekili; davalının annesinin dava konusu taşınmazın geldisi olan 384 parsel sayılı taşınmazda hissedar olup annesinin muvafakati ile şu anda oturmakta olduğu evi yaptırdığını, tecavüzün İmar Kanunu’nun 18.madde uygulamasından kaynaklandığını ve evi imar uygulamasından önce yaptırdığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; 31.10.2013 tarihli ve 2013/28 Esas, 2013/1150 Karar sayılı kararı ile davalının taşınmazda mülkiyetten ya da sözleşmeden kaynaklanan bir hakka dayanmaksızın yapılanmak sureti ile elattığı gerekçesi ile davanın kabulüne, müdahalenin men'ine ve yapının kal'ine karar verilmiştir. Hükmün davalı tarafından temyizi neticesinde, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 05.04.2016 tarihli ve 2014/16118 Esas, 2016/4086 Karar sayılı ilamı ile bozma kararı verilmiştir....
İçişleri Bakanlığından … gün ve … sayılı yazı ile gönderilen dosya ve Yetkili Mercii tarafından verilmiş bulunan … gün ve … sayılı karar 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun 9 uncu maddesi uyarınca itiraz edenler yönünden incelenerek gereği görüşüldü: Yakınıcılar … ile …'a ait olan … İli … Mahallesi, … pafta, … ada ve … parsel sayılı taşınmazın, … gün ve … sayılı Encümen Kararı ile kamulaştırıldığı, ancak adıgeçenlerin … Asliye Hukuk Mahkemesine bedel arttırımı davası açtıkları, anılan mahkemenin kamulaştırma bedelini … TL....
İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazı ifraz ve bölme istemi nedeniyle belediyeye başvurulduğunu, belediyenin müvekkillerine zorunlu olarak eski imar planı kapsamında bir kısım alanlarını kamuya terk ettirdiğini ve sonrasında belediyenin imar planında değişiklik yaparak terk edilen alanları konut alanı haline getirip 3. kişilere sattığını, Mahkemenin davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, Mahkemenin dayanağı olan genel kurul kararının birebir mahiyette benzeşmediğini, davadaki haksızlığın belediyenin imar planı değişikliği veya 18 nci madde uygulamasından kaynaklı değil zorunlu olarak terk edilen yerlerin plan değişikliğinden sonra terk eden eski sahiplerine verilmemesinden kaynaklandığını belirterek kararı istinaf etmiştir. C....
Y A R G I T A Y K A R A R I 1-Dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından hangi tarihte (gün, ay, yıl olarak) el atıldığının taraflardan, 2-El atma tarihi tespit edildikten sonra, el atma tarihinin 09.10.1956-04.11.1983 tarihleri arasında olduğunun belirlenmesi halinde o tarih itibariyle, 04.11.1983 tarihinden sonra el atıldığının anlaşılması halinde ise, dava tarihi itibariyle imar planı içinde olup olmadığının, imar planı içinde ise ilk olarak imara alınış tarihi, ölçeği ve türü (nazım-uygulama), belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber tüm belediye ve altyapı hizmetlerinden (yol, su, elektrik, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd. gibi) yararlanıp yararlanmadığı, özellikle etrafının meskûn olup olmadığı, taşınmaz belediye nazım imar planı içinde ise Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 17.04.1998 gün ve 1996/3-1998/1 sayılı kararı uyarınca (nazım imar planı içinde bulunan ancak, belediye hizmetlerinden yararlanmayan ve meskûn yerler arasında...
Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucu; 20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 tarihli ve 29824 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen geçiçi 12 nci maddesi ile "24/02/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir....
Somut olaya gelince, davalı taraf, çekişmeye konu ağaçların da imar uygulaması ile davacıya ait imar parseli içerisinde kaldığını savunmuş, ne var ki mahkemece ağaçlar bakımından yukarıda belirtilen ilkeler ve olgular doğrultusunda bir araştırma ve inceleme yapılmış değildir. Şöyle ki, her ne kadar Mahkemece, ağaçların yaş ve durumları itibariyle imar uygulamasından sonra dikildiği gerekçesi ile sonuca gidilmiş ise de, sözkonusu ağaçların yaşlarının ve niteliklerinin tespiti hususu teknik bir konu olup, bu konuda konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış değildir. Kaldı ki; davacının daha önceden aynı sebeple davalı aleyhine açmış olduğu ve takip edilmemesi sebebi ile açılmamış sayılmasına karar verilen ......
Davacı vekili; müvekkilinin ... ili, ....Mahallesi, eski 689, (yeni 1073) ada, 82 parsel sayılı, taşınmazdaki 100/8163 hisseye karşılık 100,00 m2 arsa satın aldığını ve tapuda müvekkili adına tescil edildiğini, müvekkilin daha sonra bu parsel üzerinde iki katlı bina yaptırarak ilgili belediyesinden ruhsat aldığını, Trabzon Belediye Başkanlığı Belediye Encümeni kararları ile davacı ve davalıya ait taşınmazlara 3194 sayılı İmar Kanunun 18. maddesi ve 2981/3290 sayılı Kanunun Ek: 1. maddesi uyarınca yapılan uygulama sonucu; müvekkili ...’a ait 100.00 m2'lik yerden 18,97 m2 DOP kesintisi yapıldıktan sonra kalan 81,03 m2'lik kısmın bedele dönüştürüldüğünü, müvekkilinin taşınmazına karşılık parsel verilmediğini ve dört ayrı parselde müvekkilinin ipotek alacaklısı olarak tescil edildiğini, imar uygulamasından kaynaklanan ipotek için davalı tarafın genel mahkemede dava açarak ipotek bedelini tespit ettirip bu bedeli ödemesi gerekirken, icraya düşük bedel yatırmak suretiyle ipoteği terkin ettirdiğini...
Hukuk Dairesi 29.11.2017 tarih ve 2017/4786 Esas, 2017/6889 Karar sayılı ilâmında; 198 ada 45 ve 46 parsel sayılı taşınmazların imar öncesi tapu kayıtlarının ve tüm tedavüllerinin getirtilerek taşkınlığın imar uygulaması ile oluşup oluşmadığının, davalıların imar uygulamasından önce korunmaya değer bir hakkının olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, taşkınlık imar uygulaması ile oluşmuşsa ve davalılar korunmaya değer bir hakka sahipse taşkın kısmın yıkılması hâlinde binanın tümü yıkılacaksa tümünün değeri, aksi hâlde taşkın kısmın değeri saptanarak, bu bedel mahkeme veznesine depo edildikten sonra el atmanın önlenmesi ve yıkım kararı verilmesi, taşkınlık imar uygulaması ile oluşmamışsa ya da davalılar imar öncesi korunmaya değer bir hakka sahip değilse, bedel depo edilmeksizin el atmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesi gerektiği belirtilerek eksik araştırma ve inceleme yapıldığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B....
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmazlar üzerindeki muhdesatların değerinin arsa değerinden fazla olduğu, ayrıca dava konusu muhdesatların imar uygulamasından önce müvekkiline ait 405 No.lu parsel üzerinde kaldığının belirlendiğini, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, bu durumda uygun bir bedel karşılığında arazinin tamamının ya da yeterli bir kısmının malzeme sahibi olan müvekkiline verilmesi gerektiğini, imar uygulaması sonucu Hazine adına kayıtlanan parsellerde kalan müvekkiline ait muhdesatların bedeli ödenmeksizin diğer davalıya devir ve temlikinin hukuka aykırı olduğunu, tazminat talebinin reddine ilişkin gerekçenin de yerinde olmadığını ve davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin yasal sınırları aştığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1....
Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin aktifine ayni sermaye olarak kayıt ve tescil edecek olduğu, iş bu devrin gerek ilgili ticaret odası gerekse de tapu ve vergi dairelerinde belirlenecek değerin resmi kanaldan yapılma zorunluluğu bulunduğu, TTK m. 343 gereği mahkemenin onayladığı bilirkişi kararının kesin olduğunu belirterek sermaye arttırımı ve ayni sermaye olarak kaydı için ilgili taşınmazın kıymet takdirinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Talep; taşınmaz değerinin tespitidir. Mahkememizce 01.10.2020 tarihli tensip tutanağında; tespite konu taşınmaza ait güncel tapu kaydı ve güncel imar kayıtlarının sorulmasına ve ilgili kurum yazı cevapları geldiğinde mahkemece keşif gününün belirlenmesine, bilirkişinin yazı cevapları geldikten sonra seçilmesine karar verilmiştir. Mahkememizce tespit talebine konu taşınmazların güncel tapu kaydı ve güncel imar kayıtlarıAvcılar Tapu Müdürlüğünden istenilmiş, müzekkere verilen 15.03.2021 tarihli cevapta; ... İlçesi, ... Mah., ......


