Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/1 maddesine göre; "Görevsizlik, yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, Tarifede yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez." Mahkemece delillerin toplanmasına ilişkin ara kararın yerine getirilmesinden sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, mahkemece davalı .......
Davalı Aloğlu AŞ.vekili davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, varsayıma dayalı olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... AŞ.vekili, davacının açtığı davanın BK’nun 60/1.maddesi gereğince bir yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davacının taleplerinin dayanağının bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece benimsenen 12.04.2008 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacının aracın motorunun arızalı olması nedeniyle toplam 12.970,00 YTL, tazminat isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, bu miktarın dava tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılıp, iki ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır....
6552 sayılı Kanunun 100. maddesiyle 2942 sayılı Kanunda yapılan değişiklikler de gözetilerek kamulaştırmanın kesinleşmesinden itibaren beş yıl geçmiş olması nedeniyle tazminat talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
6552 sayılı Kanunun 100. maddesiyle 2942 sayılı Kanunda yapılan değişiklikler de gözetilerek kamulaştırmanın kesinleşmesinden itibaren beş yıl geçmiş olması nedeniyle tazminat talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
İmar Yönetmeliği'ne aykırı yapıldığının ve dolayısıyla ayıplı olduğunun tespit edildiğini, bu durumu davalılara bildirerek ödediği bedelin iadesini talep ettiğini, davalıların ise 26.04.2010 tarihli ihtarnameyle bakiye satış bedeli olan 2.920.000 Doların ödenmediğinden 2012/26288-2013/24787 bahisle sözleşmeleri tek taraflı olarak feshettiklerini, ... olduğu peşinattan cezai şart, damga vergisi ve noter masraflarının mahsubundan sonra kalan miktarın kendisine iade edildiğini, ... ki taşınmazların ayıplı olması nedeniyle davalının kesinti yapmadan peşinatı tümüyle iade etmesi gerektiğini ileri sürerek, tazminat talep hakkı saklı kalmak üzere davalılar tarafından peşinattan kesilen 182.500 Dolar cezai şart, 28.060,83 Dolar noter harcı ve damga vergisi ile kendisinin ödemek zorunda kaldığı 28.060,83 Dolar noter harcı ve damga vergisi olmak üzere toplam 238.621,66 Doların temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, bu talebinin kabul edilmemesi...
SONUÇ: Birinci bent gereğince davalının diğer karar düzeltme taleplerinin reddine, ikinci bent gereğince davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemize ait 23.12.2008 tarihli 2009/6420 esas, 2009/12208 karar sayılı “onama” ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının hüküm kısmına “ Reddedilen manevi tazminat nedeniyle karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 250.00 YTL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ” söz ve rakamlarının yazılmasına, mahkeme kararının bu şekilde düzeltilerek ONANMASINA, 6.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....
nun 176/2 maddesi uyarınca; aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Somut olayda; davacı vekili, 18.01.2010 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçesinde talep edilen maddi ve manevi toplam 50.000 TL tazminat istemlerini 150.000 TL olarak ıslah ettiğini bildirmiştir. Bu dilekçesi mahkemece davacı vekiline açıklattırılmış; 29.01.2010 tarihli açıklama dilekçesinde, 10.000 TL maddi, 140.000 TL manevi tazminat istediğini belirtmiştir. Davacı vekili 18.11.2013 tarihli aktüer raporundan sonra, 30.12.2013 tarihinde ikinci bir ıslah dilekçesi vererek bu kez, maddi tazminat istemini ıslahla 97.644 TL'ye yükselttiğini beyan etmiştir. Mahkemece, ilk ıslahın manevi, ikinci ıslahın maddi tazminat için yapıldığı kabul edilerek, 94.299 TL maddi, 25.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Yukarıdaki usul hükmü gereğince, davacı vekili tarafından iki tane ayrı ıslah dilekçesi verilmesi ve mahkemece buna göre hüküm kurulması hatalı olmuştur. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2016/535 Esas KARAR NO :2022/783 DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:16/05/2016 KARAR TARİHİ:06/12/2022 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkememizde görülmekte olan yukarıda esas ve karar numarası yazılı Tazminat davasının 08.11.2016 tarihli duruşmasında taraflarca takip edilmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, daha sonra dosyanın yenilenerek davaya devam edildiği, davacı vekili tarafından ikinci kez 06.12.2022 tarihinde duruşmaya gelinmediği, mazeret de sunulmadığı anlaşılmış olduğundan dosyanın HMK 150/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına ilişkin aşağıdaki karar oluşturulmuştur....
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin “Manevi tazminat davalarında ücret” başlıklı 10. maddesinin 3. bendinde bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı düzenlenmiş olup, manevi tazminat talebinin tümü reddedildiğinden davalılar lehine Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken reddedilen manevi tazminat talebi yönünden davalılar yararına nispi vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiş kararın bu yönüyle de bozulması gerektiğinden davacı ... vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 07/10/2015 tarihli 2015/3604 Esas, 2015/10092 Karar sayılı bozma kararına ilave olarak yukarıda açıklanan bozma nedeninin (3) numaralı bent şeklinde eklenmesi suretiyle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3-Dairemizin 07/10/2015 tarihli 2015/3604 Esas, 2015/10092 Karar sayılı...
Şti'nden aldığı faturaların sahte olduğu yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2011/Nisan ve Mayıs dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının ve 2011/Mayıs dönemi için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir....


