WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Mahkemece 14.11.2011 tarihli karar ile, “tedbirin davacının alacağını güvence altına alacak çerçevede olması ve genel bir değerlendirme yapılması gerektiğinden dava konusunu değeri 213.792,44 TL. olup tedbir konulan araçların ve taşınmaz üzerindeki diğer sınırlamalarda dikkate alındığında davalı tarafın tedbirlerin kaldırılması yönündeki itirazın reddine, yine aynı tarihli karar ile Mahkemece verilen 20.10.2011 tarihli “bu konuda karar verilmesine yer olmadığına ilişkin” kararın davalı tarafça temyizi talebinin de HMK’nın 38/9 maddesi gereğince bu yöndeki karar ara karar mahiyetinde olduğundan hüküm ile birlikte kanun yoluna başvurulabileceği gerekçesiyle reddine karar verilmiş, ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine ve hakimin reddi ile ilgili talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın temyiz istemi reddedilmiş, bu kararları davalı vekilinin temyizi üzerine dosya Dairemize gelmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere...

Somut olayda ; davacı tarafın tedbire yaptığı itiraz 06/09/2023 tarihli ara kararı ile reddedilmiş ve tedbirin şartlarında herhangi bir değişiklik görülmediğinden 22/11/2023 tarihli duruşmada sözlü olarak ileri sürülen tedbirin kaldırılması talebi de reddedilmiştir. Davacı vekili de denetim kayyımının değiştirilmesini istemiş ise de, denetim kayyımının görevine tarafsız ve özenli yapmadığına dair yeterli kanaat oluşmadığından davacı tarafın bu yöndeki talebi de reddedilmiştir. ..." gerekçesiyle Davalı vekilinin 22/11/2023 tarihli duruşmadaki ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine, davacı vekilinin 07/11/2023 ve 20/11/2023 tarihli dilekçeleriyle 20/11/2023 tarihli duruşmadaki denetim kayyımının kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir....

Davalı vekili, davacının tazmin talebinde teminat mektubuyla garanti edilen riskin gerçekleştiğini tam olarak bildirmediğini, ikinci talebin ihtiyati tedbirin kaldırılması kararına değil usuli bir işleme dayandırıldığını, 23.07.2008 tarihinde tebliğ edildiği iddia edilen yazının 28.07.2008 tarihinde tebliğ edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından; nafakaların ve tazminatların miktarına yönelik, davalı-davacı erkek tarafından ise; her iki dava ve ihtiyati tedbirin kaldırılması kararı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre müşterek çocuğun ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır....

İnceleme konusu karar, ... nezdinde doğan alacak davası sırasında verilen ihtiyati tedbirin kaldırılması talebine ilişkin olup, yukarıda sözü edilen Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu İş Bölümü kararına göre, belirgin biçimde Dairemizin inceleme alanı dışında kalmakta ve niteliği bakımından Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin görevi içine girmektedir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü 6723 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 60. maddesi gereğince dosyanın görevli Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 08.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Bu Kanun'un 341 ve 394. maddelerinde ise ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı kanun yoluna gidilebileceği düzenlendiğinden ve somut olayda da davalı tarafından kısmen ihtiyati tedbirin kaldırılması kararına karşı Mahkemeye itiraz edilmediği, diğer bir deyişle Mahkemeye itiraz hakkı kullanılmadığı anlaşıldığından, ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin karar da temyizi kabil kararlardan olmadığı anlaşılmaktadır. Bunun yanında ihtiyati tedbirin kısmen kaldırılması kararı ile ilgili dava dosyasında temyiz sonrası, davacı tarafın davasından feragat etmesi sebebiyle Gaziantep 6. Aile Mahkemesi'nin 08.04.2014 tarih 2013/723 Esas 2014/274 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği ve temyiz edilmeksizin 30.04.2014 tarihinde kesinleştiği görülmektedir....

HMK'nın 396. maddesi uyarınca durum ve koşulların değişmesi halinde ihtiyati tedbirin kaldırılması mümkün olup nitekim davalı vekilince bu yönde talepte bulunulmuş, mahkemece de talep reddedilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 396. maddesinin ikinci fıkrasında, 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmadığından durum ve koşulların değişmesi sebebiyle ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddi hakkında verilen karara karşı istinaf yoluna başvuramayacağından aleyhine ihtiyati tedbir verilen şirket vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 341 ve 352. Maddeleri uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep eden davalı şirket vekilinin istinaf başvuru talebinin HMK'nun 341.maddesi uyarınca yapılan atıfla HMK'nın 352. maddesi gereği USULDEN REDDİNE, 2- İstinafa başvuran ......

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, tedbir kararı verilmesindeki kanaati değiştirecek bir delil sunulmadığı, diğer yandan davalı vekilinin 06.02.2018 tarihli ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazının reddine ilişkin olarak verilen 13.04.2018 tarihli ara karara yönelik istinaf itirazının ve 31.03.2023 tarihli tedbirin kaldırılması talebinin reddine yöneldik ara kara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine reddedildiği, bu aşamada ihtiyati tedbirin kaldırılması koşulları bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılması isteminin reddine karar verilmiştir. Karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, davacı tarafın iddialarının hiçbirini ispatlayamadığını, dava dışı ......

sayılı dosyasına konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 'durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması' başlıklı 396. maddesinde, (1) Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. (2) İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır. İhtiyati tedbir kararına karşı itiraz başlıklı 394. maddesinde ise (2) İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, KARARI VEREN MAHKEMEYE itiraz edebilir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/42 md.)...

Davalı vekilinin, dava konusu taşınmazlar üzerine konulmuş bulunan tedbirin kaldırılmasına ilişkin isteğinin mahkemenin 1.2.2012 tarihli ek kararı ile HMK.nun 397/2. maddesi gereği reddedilmesi üzerine bu ek karar da davalı vekili tarafından süresinde 14.2.2012 tarihli dilekçe ile temyiz edilmiş, mahkemenin ek kararının kaldırılması ve talebinin kabulüne karar verilmesi istenmiştir. Görüldüğü üzere davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılması isteğinin reddini içeren ek kararı da temyiz ettiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK.nun 391/3. maddesindeki düzenleme ile ihtiyati tedbir kararlarına karşı da kanun yolu açılmış ve kanun yoluna başvurulması halinde ihtiyati tedbirin özelliği gereği incelemenin öncelikle yapılacağı ve verilen kararın da kesin olacağı açıklanmıştır. 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3/3....

UYAP Entegrasyonu