'ın dava konusu icra takibi sonrasında ihalesi yapılan taşınmazlar ile ilgili satış ilanı tebliğinin ihaleden sonra yapıldığını satıştan haberdar olmadığını ileri sürerek ihalenin feshi isteminde bulunduğu mahkemece ihalenin borçlu vekiline yapılan tebliği ile gerçekleştirildiği ve usulüne uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar kesinleşmiştir. Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/524 esas 2013/604 karar sayılı dosyasında, davacılar mirasçıların murisleri ... 'in kardeşi ...'e vekaletname vermek suretiyle taşınmazlarının davalı ... A.Ş....
e geçtiği (TMK.md.705/2), davalı ... tarafından açılan ihalenin feshi davasının da reddedilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. TMK'nın 705. maddesine ilişkin düzenleme dikkate alındığında cebri icra ile yapılan satışlarda mülkiyet tescilden önce alıcıya geçmektedir. Dolayısıyla dava tarihi itibariyle aile konutu olarak kullanıldığı ileri sürülen taşınmaz iradi olmayan bir tasarruf sonucu aile konutu niteliğini yitirmiş duruma gelmektedir. Bu durumda TMK'nın 194. maddesi uyarınca işlem diğer eşin rızasına bağlı olmaktan çıkmış ve davacının aile konutu korumasından yararlanma olasılığı kalmamıştır. Hâl böyle olunca yerel mahkemece Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır....
a sattığını, davalı Fatih aleyhine ihalenin feshi davası açıldığını ve davanın derdest olduğunu beyan ederek, bu takip nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, dava konusu taşınmazın adına tesciline bu mümkün olmadığı takdirde de, alacağına mahsuben şimdilik 40.000 TL'nin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bir kısım davalılar savunmalarında; davacının tapuyu devretmemesi nedeni ile, ödenen satış bedelinin tahsili amacı ile davacı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davacının kendilerine ayıplı mal sattığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı F.....
Uyuşmazlıkta, davalı idare tarafından pazar yerinin yapılan ihale sonucu dava dışı firmaya 10 yıllığına kiraya verildiği, ihale sonucu sözleşme imzalanan firmanın ise pazar yerlerindeki tezgahları üçüncü kişilere devrettiği, davacının 6 adet pazar tezgahını ihale alıcısı firmadan alt kira sözleşmesiyle kiraladığı, pazar yerinin kiralanmasına ilişkin ihalenin yargı kararı ile iptal edildiği, davacı ile davalı idare arasında herhangi bir tahsis veya kiralama ilişkisinin bulunmadığı, pazar tezgahlarını davacının kendisi kullanmayıp üçüncü kişilere kiralayarak tasarruf ettiği açıktır....
Mahkemece, haczedilerek satışı yapılan menkul malların bedeli ile davacının haczedilen malların dava dışı bir başka şirkete kiralanması nedeniyle kira kaybı alacağının da zarar kapsamında bulunduğu gerekçesi ile tespit edilen 204.500,00 TL miktardan 50.000,00 TL hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. a-Davacı tarafından dosyaya sunulan 27/01/2007 tarihli sözleşmenin kiraya veren sıfatı ile davacı ... Mühendislik-... olduğu, kiracının ise dava dışı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu kira sözleşmesine göre dava konusu menkullerin dava dışı şirkete kiralanması sebebiyle kira kaybının da dava konusu zarar kalemlerinden olduğu ileri sürülmüştür. Dosyaya ibraz edilen kira sözleşmesi adi yazılı nitelikte olup her zaman düzenlenmesi mümkün olan belgelerdendir. Zira, adi nitelikte bir sözleşme her zaman (bu arada geçmişe dönük olarak da) düzenlenebilir....
Şti. ile ödemeyi yapan davacı arasında muvazaalı bir şekilde alacaklılardan mal kaçırma gayesiyle yapılan istihkak iddiası sebebiyle alındığını, istihkak iddiasına ilişkin detaylı açıklamaları zaten ilgili mahkemede yaptıklarını, istihkak davasının halen derdest olduğunu ve yargılamanın devam ettiğini, istihkak davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, kural olarak icra hukuk mahkemesince verilen istihkak, ihalenin feshi dışındaki kararların kesin hüküm teşkil etmediğini, ancak bekletici mesele yapılmasını talep edilen dava dosyasının istihkak iddiasına ilişkin olması ve kuralın istisnası niteliğini taşımasından dolayı bekletici mesele yapılması hususunda herhangi bir hukuki engelin söz konusu olmadığını, diğer üç davalı yönünden açıklama yapılacak olursa, diğer davacılar yönünden müvekkili şirket ile bir maddi ilişkilerinin olmadığının tespitinin talep edildiğini, bu talep somut olmadığından bu aşamada genel olarak açıklamada bulunduklarını, davacı tarafça açılmış olan dava somutlaştırıldığı...
İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/... esasında birleşmiş, 1.870.538,85 TL ve birleşen dava dosyasında 321.730,44 TL yönünden icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, Davalı tarafından bu aşamada taşınmazları satışa çıkarıldığını, pandemi döneminde sokağa çıkma yasağından da yarlanarak düşük bedelle taşınmazları ihaleden satın aldığını, ihalenin feshi davası açmamız sonucu ihalenin feshine karar verilmiş, ancak davalının tahsil ettiği hiç bir bedeli dosyaya beyan etmeyerek , hiç bir ödeme yapılmamış gibi işlemlere devam ettiğini, Bu aşmada 2022 yılı 1. Ve 2 çeyrekde davalı bankaya temlik edilen kira bedellerinden 1. Çeyrekte ödenen 733.944,48 TL ve 2. Çeyrekte ödenen 737.558,60 TL ödemeyi de dosyadan mahsup etmeden işlemlere devam ettikleri anlaşılmaktadır. Biz bu nedenle 2022 yılının 1. Ve 2. Çeyrek döneminde ödenen toplam :1.471.503,08 TL kısmı için borçlu olmadığımızın tespiti için dava açılması zorunlu kaldıklarını, .......
Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattıklarını, takipte taşınmaz ihale edilmişse de, ihalenin feshi davası açıldığını, ihalenin feshi davasında verilen kararın, iflas erteleme tedbirleri nedeniyle 3. kişiye ait ipoteğin de paraya çevrilemeyeceği gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulduğunu, ilk derece mahkemesinin önceki kararında direndiğini ve dosyanın Yargıtay HGK'da bankanın iflas tarihi itibariyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 23.551.448,03 TL alacağı olduğunu, ipotekli taşınmazın kiracıları tarafından icra dosyasına yatırılan kira bedellerinin borçlu yararına alacaktan düştüklerini, ancak ihalenin kesinleşmesi halinde ihale tarihinden sonra icra dosyasına ödenen kira bedelleri, takip alacaklısı müvekkili bankaya değil, malike ait olacağından bu tutarların tekrar alacaklarına ilave edilmesi gerektiğini, bu nedenle 845.293,70 TL alacağın şarta bağlı olarak masaya kaydı gerektiğini, ancak iflas idaresinin alacağın yargılamayı gerektirdiği...
Parselde bulunan taşınmazın, fabrika ve eklerinin, Ankara Batı İcra Müd. ... talimat sayılı dosyasında yapılan ihale ile cebri icra suretiyle müvekkili tarafından satın alındığını, davalı şirket tarafından ihalenin feshi davası açıldığını, ancak davanın reddedildiğini ve satışın kesinleştiğini, davalılardan ... önceki malik, ... sonraki malik, müvekkil ise ihale sonrası malik olduğunu, müvekkiline ait taşınmazın ihale sonrası ve halen ......
İhalenin sonuçlanması, Fon Kurulunun onayına bağlıdır. Bu hüküm uyarınca yapılan satışlarla ilgili ihalenin feshi davaları, Fonun merkezinin bulunduğu yer idare mahkemelerinde görülür. Ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturulmasına karar verilmesinden itibaren iki yıl içerisinde ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturan mahcuzların, Fonun izni olmaksızın imtiyazlı alacaklılar dâhil üçüncü kişiler tarafından muhafaza altına alınması ve satışı talep edilemez, mahcuzların malîklerinin iflasına karar verilemez, ilgili takyidatlar hakkında zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez....


