Maddesi kapsamında icranın iadesi işlemlerine başlanıp başlanmadığı araştırılarak şayet icranın iadesi işlemlerine başlanmamış ise Bismil . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... K.sayılı ilamına dayalı olarak Diyarbakır İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlatılıp tahsilat yapılan icra dosyası yönünden icranın iadesinin talep edilip edilmeyeceği davalı sigorta şirketinden sorulup , icranın iadesi işlemlerine başlandığının yada başlanacağının anlaşılması durumunda Bismil 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...tarih ve ...... K.sayılı ilamı yönünden usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak işin esasına girilip yargılama yürütülmesi, icranın iadesi işlemlerine başlanmadığının anlaşılması ve davalı şirketçe icranın iadesi işlemlerine başlanmayacağına yönelik beyanda bulunulması halinde Bismil .. Asliye Hukuk Mahkemesinin......
Çoğunluk, icranın iadesi yoluyla iade borçlusundan geri alınıp alacaklıya verilecek meblağ, iade alacaklısının icra dairesine ve icra dairesinin de iade borçlusuna ödemiş olduğu para olup bunun dışındaki paranın kullanılmamasından doğan gelir kaybının ancak iade borçlusunun bu durumu kesin olarak öğrenmesinden itibaren karşılanabilir hale gelebileceği düşüncesi ile mahkeme kararının bozulmasına karar vermiştir. Davacı C.Ö.'in icra dairesine yatırdığı para 2 yıla yakın bir süre icra dairesinde kalmış, böylece davacı parayı kullanmaktan mahrum kalmıştır....
Mahkemece, iddia, savunma, tüm dosya kapsamına ve Yargıtay içtihatlarına göre, icranın iadesinde, iade için tebliğ edilen muhtırada verilen sürenin bitimine kadar alacaklının temerrüdünün gerçekleşmeyeceği ancak temerrüt tarihinden sonra doğan zararın talep edilebileceği, buna göre, davalılar tarafından icra dosyalarından tahsil edilen paraların iadesi için gönderilen muhtıraların 25.05.2013 tarihinde davalılar vekiline tebliğ edilmiş olması ve paralarında en geç 3 gün içinde iade edilmiş olması sebebiyle, davacı kooperatifin davalılardan herhangi bir faiz veya zarar talebinde bulunmasının söz konusu olmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili teymiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir....
iadesi işlemi sonucu ana paranın iadesine karar verilmiş ise de bu paranın ödenmesi nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın tazmin edilmediğini ileri sürerek, ticari kredi masraf ve faizleri karşılığı yapılan ıslah sonucu 22.537,56 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir....
- K A R A R - Davacı vekili, toplam 100.000,00 -TL bedelli iki adet senet dolayısıyla davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının kötü niyetli olarak imzaya itiraz ettiğini ve senetlerin kambiyo senedi olmamasını gerekçe göstererek icra hukuk mahkemesinde açtığı şikayet davası devam ederken bakiye alacaktan feragat ederek 55.000,00 TL karşılığında dosya borcunu kapattıklarını, bu sırada icra hukuk mahkemesince takibe konu senetlerin kambiyo vasfı taşımadıkları, bu nedenle kambiyo takibi yapılamayacağından takibin iptaline karar verildiğini, bunun üzerine davalı tarafça aleyhlerine ödenen 55.000,00 TL yönünden icranın iadesi işlemlerine geçildiğini, sonuçta müvekkiline ait aracın satılmasına karar verildiğini, oysa takibin iptal edilmesinin alacağı ortadan kaldırmadığını, takibe konu senetlerdeki imzaların davalıya ait olduğunu ileri sürerek müvekkilinin ... 4.İcra Müdürlüğünün 2007/8082 numaralı dosyası üzerinden aleyhine yürütülen icranın iadesi işlemi nedeniyle icra...
Anılan yasa hükmünde icranın iadesi yolu ile iade borçlusundan geri alınıp, alacaklıya verilecek meblağın iade alacaklısının (ilam uyarınca tahsil edilen paranın) icra dairesine ve icra dairesinin de borçlusuna ödemiş olduğu paradan bahsedilmektedir. Bu itibarla yukarıda açılanan hususlar gözetildiğinde somut olayda İİK’nun 40.maddesinin uygulama durumu söz konusu olmadığından ve davacının alacağının iadesi için işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğundan, taraflar arasında ihtilafsız olan ödemelerin tahsiline dair yerel mahkeme kararının onanması gerekirken ilamda gösterilen gerekçelerle bozulmuş olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir....
Nin ilamı ile onanıp karar düzeltme yoluna da başvurulmamış olması sebebiyle kesinleştiğini, davalıya icra takip dosyasından çekmiş olduğu paranın iadesi için İİK'nın 40. maddesi uyarınca muhtıra çekildiğini, davalının bu parayı yatırdığını, davalı tarafça icra dosyasından çekilen paranın icranın iadesi çerçevesinde talep edilemeyen faiz alacağının tahsili için davalıya karşı başlatılan ilamsız icra takibine itiraz edildiğini, icranın iadesine konu takip dosyasında alacaklı olan önceki müvekkili ... tarafından Ankara 27. Noterliği'nin 23.03.2004 tarihli ve 4091 yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki temliknamesiyle müvekkili davacıya alacağın temlik edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
İİK'nın İcranın İadesi başlıklı 40. maddesinde "İlamın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur. Bir ilam hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilamla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski haline iade olunur. Ancak üçüncü kişilerin hüsnüniyetle kazandıkları haklara halel gelmez." düzenlemesine yer verilmiştir....
Bunun için, hükmü veren mahkemenin Yargıtay'ın bozma ilamına uyarak davanın tamamen veya kısmen reddine karar vermesi ve bu ret kararının kesinleşmiş olması gerekir.Mahkemenin bozma kararına uyarak davanın tamamen veya kısmen reddine karar vermesi ve bu ret kararının kesinleşmesi üzerine borçlu, icra dairesinden (daha önce yapılmış olan ilamlı icra takibi dosyası üzerinden) icranın tamamen veya kısmen eski haline iade edilmesini isteyebilir.( m 40,II) İcranın eski haline iade edilebilmesi için borçlunun bir ilamlı icra takibi yapmasına ve alacaklıya icra emri gönderilmesine gerek yoktur. Bu nedenle borçlunun, bu halde icra dairesinden icranın iadesini isteyeceği yerde ayrı bir dava açmasında hukuki yararı yoktur. İcra dairesinin, icranın iadesi talebinin kabulüne veya reddine ilişkin kararına karşı şikayet yoluna başvurulabilir....
Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu sonucunda, davacının emekli maaşından yapılan kesintinin iadesi isteminde haklı olduğu, talebi ile bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Davacının emekli maaşından kesinti yapılamayacağına dair... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 25.06.2012 tarih, 2012/223 E., 2012/419 K. sayılı ilamı uyarınca, icra müdürlüğü tarafından davacının emekli maaşından yapılan kesintinin yasal dayanağı kalmamıştır. İİK.nun 40. maddesi uyarınca davacı usulsüz yapılan kesintinin iadesi için icra dairesinden icranın iadesi isteminde bulunabilir. Bu durumda davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin işin esasına girilerek yazılı şekilde karar tesisinde isabet görülmemiştir....


