İlamlı İcra Takibinin Dayanakları ve İcranın İadesi, 1996, s: 43) Ayrıca belirtelim ki; edaya ilişkin ilamın icra edilebilecek kısmı ‘hüküm fıkrası’dır. Bunun dışındaki kısımlar –örneğin gerekçede belirtilen kısımlar icra edilemezler. İcra dairesi de ilamların hüküm bölümünü aynen infazla görevlidir. Ne icra dairesi ve ne de icra mahkemesi, hükümde yer almayan bir hususta yorum yoluyla sonuca gidemez. İlamdan başka açık kanun hükümleriyle bazı belgeler ilam niteliğinde kabul edilmiştir. İlam niteliğindeki bu belgeler, İcra ve İflas Kanunu’nun 38 inci maddesinde veya özel kanunlarda belirtilmiştir. Bu nedenle ilam niteliğinde belgelerin tespit edilebilmesi için yalnızca İcra ve İflas Kanununa bakmak yeterli olmaz. İcra ve İflas Kanunu dışında özel kanunlarda da ilam niteliğinde belgelerin sayılması ilamlı icranın kapsamının genişlemesine yol açmıştır....
İtiraz Hakem Heyetince, davalı tarafından yapıldığı belirtilen ödemenin tetkik edilerek, ödemenin varlığı durumunda, davalı tarafından İcra İflas Kanunu 40. maddesi kapsamında icranın iadesi yoluna başvurulmamış ise davalı tarafından yapılan ödemenin infazda nazara alınacağı belirtilmek suretiyle karar verilmesi gerekmektedir. 3-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 10/11/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İcra Müdürlüğünün 2012/8818 Esas sayılı dosyasına konu borçtan dolayı 283.355,72 TL tutar yönünden borçlu olmadığının tespitine, davacı bu tutarı icra dosyasına yatırdığından bu tutarın ödeme tarihi olan 9/1/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının yargılamanın devamı sırasında 5/5/2014 tarihinde icra dosyasına yatırdığı 12.480,00 TL'nin icra müdürlüğü tarafından icranın iadesi sırasında dikkate alınmasına, davacının fazlaya ilişkin 167.546,28 TL'lik talebinin reddine, davacının kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarça temyiz edilmiştir. 1-Davacı eldeki dava ile ödenmeyen borç iddiasına dayalı aleyhine yapılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davaya konu ... 4....
HD'nin 2019/3386 E. 2022/7652 K. sayılı kararı ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle bozulduğunu,mahkemece 2023/115 Esas 2023/406 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiğini,karar henüz kesinleşmeden icranın iadesi şartları oluşmamışken ... tarafından ödenen bedelin iadesi istenilerekdiğini,icra takibine başlatıldığını, ilerleyen süreçte Yargıtay 11. HD'nin 2023/4291 E. 2024/1732 K. sayılı kararı ile onandığını ve 24.04.2024 tarihinde kesinleştiğini, ret kararın kesinleşmesiyle birlikte İstanbul 24....
HMK. 381.maddesinde "Yargılamanın iadesi davası, hükmün icrasını durdurmaz. Ancak dava veya hükmün niteliğine ve diğer hâllere göre talep üzerine icranın durdurulmasına ihtiyaç duyulursa, yargılamanın iadesi talebinde bulunan kimseden teminat alınmak şartıyla iade talebini inceleyen mahkemece icranın durdurulması kararı verilebilir. Yargılamanın iadesi sebebi bir mahkeme kararına dayanıyorsa bu takdirde teminat istenmez." hükmüne göre, devam eden yargılamanın iadesi davasında ihtiyati tedbir kararı verilmesi zorunlu olmayıp, her somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. Mahkemece bu kapsamda yapılan değerlendirmede, ceza mahkemesi gerekçesi de gözetilerek davalının ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından, tedbir isteyen davalı ... vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir....
AŞ tarafından 28.08.2014 tarihinde yapıldığı anlaşılan 42.684,00 TL ile hükmün infazı kapsamında 26.05.2017 tarihinde 186.619,96 TL olarak Malatya İcra Müdürlüğünün 2017/16856 Esas sayılı dosyasına yapılan ödeme dikkate alınarak icra kanalıyla yapılan bu ödemenin bozma kararı çerçevesinde 2004 sayılı İİK 40.maddesi kapsamında icranın iadesi suretiyle ödemenin borçluya iade edilip edilmediği de araştırmak, bozma kapsamına göre yapılacak hesap neticesinde tespit edilecek davacıların maddi tazminat alacaklarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 55. maddesi kapsamında değerlendirilecek bu ödemeler ile SGK tarafından davacılara bağlanan gelirlerin rücuya kabil kısımları ile davacıların maddi tazminat alacaklarının karşılanıp karşılanmadığını değerlendirmek, taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da dikkate almak ve özellikle sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğunu gözeterek, davacı eş için bozmadan sonra yapılan ikinci talep artırımını dikkate almadan, diğer...
Keza 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “İcranın İadesi” başlıklı 40. maddesi, “Bir ilâmın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur. Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur.” şeklinde düzenlenmiştir. Dosya kapsamından; davalının, ... İcra Müdürlüğünün 2013/1191 esas sayılı dosyasında “arazi bakım ve koruma aidatları” alacağına ilişkin davacı aleyhine ilamsız takip başlattığı, icra müdürlüğü tarafından davacının ödeme emrine itirazının süresinde olmadığı gerekçesi ile takibin devamına karar verildiği ve davacının, takip konusu meblağı icra dosyasına ödediği, Yargıtay 12....
Karar sayılı Uluslararası çocuk kaçırma-çocukların iadesi yönünde verilen kararın uygulanması halinde çocuklar açısından ciddi risk oluşturacağı görüldüğünden talebin kabulü ile icranın geri bırakılmasına karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 5717 S.lı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun, 4. bölümünde, çocuk iade kararlarının nasıl yerine getirileceği düzenlenmiş ve icranın ertelenmesi başlıklı 22. maddede: ''İlamın yerine getirilmesinin, çocuğun fiziksel ve duygusal yönden gelişimini ağır bir tehlike altında bırakacağının uzman tarafından tespit edilmesi durumunda, icra müdürü tarafından, talep üzerine veya re'sen söz konusu tehlike ortadan kalkıncaya kadar icra ertelenir'' hükmüne yer verilmiştir....
İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/560 Esas sayılı dosyasıyla şikayet yoluna başvurulduğu, yargılama devam ederken, 14/08/2013 tarihinde “icra dosyasında tahsil edilecek paranın alacaklı tarafa tedbiren ödenmemesine...” şeklinde tedbir kararı verildiği, yargılama sonucunda da uyuşmazlığa ilişkin olarak ''davacı borçlunun itirazının kabulü ile hakkındaki takipte İİK'nun 33/2. maddesine göre icranın geri bırakılmasına, karar kesinleştiğinde davacının SGK'dan olan alacakları üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasına'' karar verildiği, söz konusu kararın 27/05/2014 tarihinde kesinleştiği, borçlu tarafından bu karar ile tedbir kararının icra dosyasına ibraz edildiği ve karar gereği işlem yapılarak, dosyada mevcut bulunan paraların tarafına ödenmesi ve ayrıca tedbir kararına rağmen alacaklıya ödeme yapıldıysa, iadesi için muhtıra gönderilmesinin talep edildiği, icra müdürlüğünce bu talep kabul edilerek, dosyadan alacaklıya ödenen tüm paraların iadesi için muhtıra gönderilmesine karar verildiği...
Davalı vekili, İİK’nun 40.maddesine göre icranın iadesinin istenebilmesi için aleyhinde icra takibi yapılmış, kimsenin elinde hiç ya da o kadar borcunun olmadığına dair kesinleşmiş bir ilamın bulunması gerektiği, yine aynı maddeye göre icra müdürlüğünden icranın eski halinin iadesinin istenebildiği durumlarda davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, üstelik kararın bozulmasından sonra mahkemece “davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığı” şeklinde karar verildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur....


