olup, tüm itirazların kaldırılması, icra takibinin devamına karar verilmesi gerektiğini belirtmiş, bu nedenle “1- Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası kapsamında başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu haksız tüm (takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize, tüm ferilere) itirazların iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesini mahkememizden talep etmiştir....
İcra takibinin incelenmesinde; takip talebi ve ödeme emrinde borçlunun davalı şirket olduğu, borca itirazın ise , dava dışı ... tarafından temsilci sıfatı kullanılmaksızın kendi adına yapıldığı belirlenmiştir. Cevap dilekçesinde de, ...'ın davalı şirketi temsil yetkisi bulunmadığı açıkça ifade edilmiştir. Ödeme emrine itirazın geçerlilik koşullarından biri de itiraz edenin itiraz ehliyetinin ve sıfatının bulunmasıdır. Kendisine ödeme emri gönderilmeyen, takipte borçlu olarak gösterilmeyen kişi takip konusu borcun tarafı olsa bile ödeme emrine itiraz edemez. Ödeme emrine itiraz ehliyetine sahip olan kimse, takip talebi ve ödeme emrinde borçlu olarak gösterilmiş ve kendisine bu sıfatla ödeme emri tebliğ edilmiş olan borçlu olabilir. Bunun yanında ödeme emrine itirazın bazı mali sorumlulukları kendiliğinden doğurduğu da gözden kaçırılmamalıdır....
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli şekilde işbu icra takibinde; yetkiye, ödeme emrine, faize ve faiz oranına, borca ve bilcümle fer'ilerine itiraz edildiğini, davalı- tarafından ilgili icra takibine itiraz edilmiş ve yine yapılan arabulucu görüşmelerinde borcun ödenmeyeceği belirtilmişse de; davalı tarafından asıl alacak olan 13.500,17-tl ikrar edildiğini ve parça parça davacı asile ödendiğini, Davalı tarafından müvekkilimize 19.04.2021 tarihinde 2.722,18-TL, 30.04.2021 tarihinde 3.777,99-TL, 03.06.2021 tarihinde 3.000,00-TL ve son olarak 31.08.2021 tarihinde 4.000,00-TL olmak üzere toplamda 13.500,17-TL ödendiğini, davacının ilgili icra takibine olan itirazlarının tamamıyla haksız ve kötü niyetli olduğu da borcun ikrar edilerek müvekkilimize ödenmiş olması ile de sabit olduğunu, davalı- borçlu tarafından asıl alacak müvekkilimize ödenmişse de işbu asıl alacağın fer'ileri tarafımıza ödenmediği davalı ile dosya masrafları, vekalet...
İcra dairesinin yetkisine itiraz kabul edilerek dosyanın aktarıldığı yetkili icra dairesinde ödeme emri çıkartılmadan yetkisiz icra dairesi tarafından gönderilen ödeme emri üzerine yapılan borca itiraz üzerine elde ki davanın açıldığı, itirazın iptali davasının görülmesinin ön koşulu yetkili icra dairesinde usulen ödeme emri üzerine borca geçerli bir itiraz bulunması gerektiği, dava tarihi itibariyle yetkili ------- ödeme emrinin tebliğe çıkartılmadığı görüldüğünden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir....
İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Somut olayda, davalı takibe itirazında genel olarak borca itiraz ettiğini ileri sürmüş olup özel bir itiraz nedenine dayanmadığından ispat yükü davacı alacaklı üzerindedir. Davacı alacaklı, alacağının varlığını ve miktarını kanıtlamakla yükümlüdür. Deliller toplandıktan sonra ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konularında bilirkişi raporu düzenlemesi için dosya mali müşavir Turgay Portakalcı'ya tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli olup hükme esas alınmıştır....
İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Somut olayda, davalı takibe itirazında genel olarak borca itiraz ettiğini ileri sürmüş olup özel bir itiraz nedenine dayanmadığından ispat yükü davacı alacaklı üzerindedir. Davacı alacaklı, alacağının varlığını ve miktarını kanıtlamakla yükümlüdür. Deliller toplandıktan sonra ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konularında bilirkişi raporu düzenlemesi için dosya mali müşavir Turgay Portakalcı'ya tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli olup hükme esas alınmıştır....
İcra Müdürlüğü tarafından davalı hakkında rehin açığı belgesi verildiğini, bu rehin açığı belgesine dayanarak ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2008/5507 Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında alacaklarının tahsili için başlattıkları ilamsız icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, hakkında başlatılan icra takibine karşı hem yetkiye ve borca itiraz dilekçesi verdiğini hem de icra hukuk mahkemesinde şikayet yoluna başvurduğunu, şikayetinin kabulü ile ödeme emrinin iptaline karar verildiğini, yeniden çıkartılan ödeme emrine karşı da yetkiye ve borca itiraz ettiğini, davacı tarafından itirazın iptali davası açıldığını, ancak daha sonra davacının yetki itirazını kabul ederek dosyasının ... İcra Müdürlüğüne gönderilmesini istediğini, ... 2....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2019/123 Esas KARAR NO: 2022/28 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 27/03/2019 KARAR TARİHİ: 18/01/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı aleyhine ---- dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, işbu dosyadan çıkarılan ödeme emrinin --- tarihinde tebliğ edildiğini, davalının icra dosyasına--- tarihinde yetkiye ve borca itiraz ettiğini, itiraz tarihi ile aynı günde de ---- davacıya haricen banka aracılığı ile ödemede bulunduğunu, borçlunun yetki itirazı üzerine dosyanın, yetkili icra dairesine gönderildiğini ---- numaralı takip ile ilamsız icra takibine devam edildiğini, davalı yanın yetkili icra dairesinin gönderdiği ödeme emrine de----tarihinde itiraz ettiğini, -----tarihinde verilen kararında “...Kural olarak yetkili icra dairesine gelen icra dosyası ilk takip...
İtirazın iptali davasının koşullarını; ilamsız bir icra takibine girişilmesi, bu takip nedeniyle çıkarılan ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmiş olması, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeden itirazın iptalinin talep edilmesi şeklinde sıralamak mümkündür. İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410 Esas, 2004/471 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur....
İlamsız icra takiplerinde, borçlu ödeme emrine, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Ödeme emrine yapılan bu itiraz ile takip kendiliğinden durur. Takibin durması için icra dairesinin bir karar almasına gerek yoktur. İcra takibinin durması üzerine, alacaklının icra takibinin kaldığı yerden devam etmesini sağlamak için iki yolu vardır. Buna göre, alacaklı isterse icra mahkemesinde itirazın kaldırılması davası açar isterse genel mahkemelerde itirazın iptali davası açar. Borçlu icra takibi sırasında, hem icra dairesinin yetkisine hem de esasa (borca) itiraz etmişse, alacaklı yalnız başına yetki itirazının iptali için itirazın iptali davası açamaz. Zira, yetki itirazını incelemek görevi yalnız icra mahkemesine aittir. Bu durumda (yani borçlu icra takibi sırasında, hem icra dairesinin yetkisine hem de esasa (borca) itiraz etmişse), alacaklı her iki itirazın da hükümden düşürülmesi (iptali) için itirazın iptali davası açabilir....


