WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

IV-Alacaklının İtirazın Giderilmesi Talebinden Sonra Açılan Menfi Tespit Davasında Hukuki Yarar İlamsız icra takibine karşı süresi içinde yapılan itiraz ile veya gecikmiş itiraz nedeninin icra mahkemesince kabulü icra takibine devam edebilmek için alacaklının başvurusu ile itirazın giderilmesi gerekir. Bunun için alacaklının ya itirazın kaldırılması için icra mahkemesine başvurması veya genel mahkemelerde itirazın iptali davası açmış olması gerekir. Alacaklının bu yollardan birine başvurmasından sonra açılan menfi tespit davasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı konusu da önemlidir. 1-Alacaklının İtirazın Kesin Kaldırılması Talebinde Bulunmasından Sonra Açılan Menfi Tespit Davasında Hukuki Yarar İlamsız icra takibine konu edilen alacak İİK’nun 68.ve 68-a maddesinde sayılan belgelerden birine dayanması halinde alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kesin kaldırılmasını talep edebilir. Talep üzerine verilecek icra mahkemesi kararları kesin hüküm teşkil etmez....

Uyuşmazlık, takip talebinde ve ödeme emrinde yer alan bilgiler, icra takibinden önce borcun ödenmesi için borçluya gönderilen ihtarname ve ihtarname eki cari hesap ekstresi, davalının borca itirazı dikkate alındığında, ödeme emrinde borcun dayanağı olarak gösterilen 11.02.2011 tarihli 8.848.63TL bedelli faturaya dayalı olarak mı yoksa tarafların ticari defterlerinde kayıtlı 2009-2010 yıllarına ait tüm ticari ilişki incelenmek suretiyle mi sonuca gidilmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır. Bilindiği üzere, itirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67 ve devamı maddeleri uyarınca takip alacaklısı tarafından ödeme emrine itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlayan bir dava türüdür. İtirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu yapılmış olan alacaktır; bu nedenle de itirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır....

Esas sayılı dosyasından davalı şirkete gönderilen ödeme emrine karşı davalı şirket vekili, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre, sözleşme konusu ihtilaflarda İstanbul Çağlayan mahkemelerinin yetkili olduğunun hüküm altına alındığını belirterek, Alanya İcra Dairesinden gönderilen ödeme emrine itirazında yetkili olarak bildirdiği ve yetkisini kabul ettiği Bakırköy İcra Dairesinin de yetkisine ve borca itiraz ettiğini, davalı şirketin, Bakırköy İcra Dairesinin yetkisine itirazı hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı şirketin borca itirazı da haksız olduğunu ve icra takibini sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, davalı taraf, taraflar arasındaki akdi ilişkiye, takibe dayanak faturalara itirazda bulunmadığını, faturaları kabul ettiğini, bu durumda davalı şirketin davaya konu faturalardan borcu olmadığını yazılı ve kesin delilerle ispatlaması gerektiğini, davalı şirket icra dosyasına, takibine konu faturalarda belirtilen borcunu ödediğine dair yazılı ve kesin bir delil sunmadığını...

İcra Müdürlüğü'nün ... Esas) sayılı dosyasının incelenmesinden; davalı alacaklı ... tarafından davacı borçlu ... ile dava dışı borçlular ... Şti. ve ... aleyhine ... keşide tarihli ... seri numaralı ...-TL bedelli çeke istinaden toplam ...-TL alacak için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, dava dışı borçlular ... Şti. ve ... tarafından ödeme emrine itiraz edilmesi üzerine ... tarihinde borçlular ... Şti. ve ... yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı borçlu ... yönünden takibe devam edildiği anlaşılmıştır. Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacısı ... Şti. ve ..., davalısı ... olan takibin taliki veya iptali istemli davada aldırılan bilirkişi raporunda itiraza konu Antalya ... İcra Dairesi'nin ... esas ve Antalya ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyalarına konu borcun takip öncesi itfa edildiğinin, Antalya ......

Davalılar davaya yanıt vermemişler, ödeme emrine itiraz dilekçesinde ise ödeme emrinin tebliğinden önce davacı bankaya ödeme yapıldığı, bu sebeple asıl alacak miktarına borca ve ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmişlerdir. Mahkemece dava konusu ilamsız icra takibine esas alacak için aynı zamanda rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere İİK'nun 45.maddesi hükmüne göre rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Ancak rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir. İİK'nun 45. maddesine göre, alacak ipotek ile teminat altına alınmış ise alacaklı öncelikle ipoteğe müracaat etmeli, buradan alacağını tahsil edemez veya ipoteğin teminat altına aldığı miktarı aşan bir kısım olursa bu miktar için ilamsız icra takibi yapmalıdır....

Dava, kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 13. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenen ödeme emrine itirazın iptali davası (konusu borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan) bir eda davasıdır. İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından, ödeme emrine (süresi içinde) itiraz etmiş (m. 62) olan takip borçlusuna karşı açılır. Alacaklı davayı kazanırsa (yani, mahkeme borçlunun borçlu olduğu kanısına varırsa), mahkeme, borçlunun itirazının iptaline karar verir; işte bundan dolayı, bu davaya itirazın iptali davası denir (Kuru, B.: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflas Hukuku, Ankara 2017, s. 107)....

Öte yandan, İİK'nun 264/2. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararına dayalı olarak icra takibi yapan alacaklı, borçlunun ödeme emrine itirazını gidermek için itirazın tebliğinden itibaren yedi günlük hak düşürücü sürede itirazın kaldırılmasını veya iptalini sağlamak üzere dava açmak zorundadır. Süresinde dava açılmaması halinde ihtiyati haciz hükümsüz kalır. Bu (7) günlük süre borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Alacaklı, borçlunun ödeme emrine itiraz ettiğini başka şekilde öğrenmiş olsa bile, borçlunun itirazı kendisine tebliğ edilmedikçe, (7) günlük süre işlemeye başlamaz. Alacaklının yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istememesi ya da mahkemede itirazın iptali davası açmaması halinde yalnız ihtiyati haciz hükümsüz kalır (m.264,IV); icra takibi ise, (ihtiyati haczin hükümsüz kalmasına rağmen) derdest kalmakta devam eder....

Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223). İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır....

Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır....

Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, ----- hak düşürücü süredir....

UYAP Entegrasyonu