Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş---- yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir....
dosyasına ---- tarihinde "borcun tamamına" şeklinde itiraz eden davalı taraf, daha sonraki tarihlerde itiraz ettiği icra takibine konu faturalara ilişkin kısmi ödemeler yaparak toplamda -----ödeme yapmış olduğunu, buradan da anlaşılacağı üzere davalı kötü niyetle, müvekkiline söz konusu faturalardan kaynaklanan borcu olduğunu bilmesine rağmen sadece ödemede vakit kazanmak ve müvekkilinin alacağına geç kavuşmasını sağlamak amacıyla haksız bir şekilde icra takibine itiraz etmiş olup, davalı şirket'in iddiaları ile uygulamaları birbirinden farklı ve çelişki içermekte olduğunu, keza davalı şirketin icra dosyasındaki borca itiraz ettiği müvekkili şirkete, cari hesaba ilişkin olarak ayrı tarihlerde toplamda ----- ödeme yapması da işbu iddialarını kanıtlar nitelikte bir delil olup, davalı tarafın, tüm borca itiraz edilen bir icra dosyasına ilişkin olarak ödeme yapması ve bu kapsamda halen daha borçlu olmadığını iddia etmesi abesle iştigal ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunun da izahtan...
İcra takibine konu borcun, ödeme emri tebliğ edildikten sonra ödeme yapıldığı, sonrasında ise borca itiraz edildiği takip hukukuna ilişkin icra masraf ve diğer giderlerin ise icra dairesinin takdir ve tasarrufunda olduğu kanaatine varılarak ... " gerekçesiyle icra takibine konu borç davadan önce ödendiğinden, davacının hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla, davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur....
İcra emrine bu şekilde itiraz edilmiş olması, icra takibini kendiliğinden durdurmaz. İlamlı takibe ancak yasada belirtilen nedenlerle itiraz edilebilir. İlamlı takipte temel ilkeler mevcuttur. Bir ilamın ilamlı takibe konu edilebilmesi için açık, net, likit, eda hükmü içermesi gerekir. İlama konu hükümde borçlunun kim olduğu, takipte muhatabın kim olduğu konusunda hiçbir kuşku olmamalıdır. İlam hükmünün kime yada kimlere yönelik olduğu konusunda duraksamamak gerekir. Somut olayda borçlu, İİK'nun 33. maddesi kapsamında icra emrinin tebliğinden önceki ve sonraki dönemde borcun itfa edilmiş olduğu iddiasıyla icra emrine itiraz ederek, icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını istemiştir. Bu nedenle borçlu vekilinin ödeme nedeni ile icra takibinin iptali talebini inceleme görevi İİK. 33. maddesi gereğince İcra Mahkemesine aittir....
tarihinde yetki ve borca itiraz ettiği ve takibin durduğu, dosyanın davacı tarafça yetki itirazı kabul edilerek ... tarihinde Kayseri ... Müdürlüğü'ne gönderildiği, Kayseri ... Dairesince ... tarihinde yeniden ödeme emri gönderdiği ve davalının ise ... tarihli dilekçesi ile itiraz ettiği görülmüştür. Somut olayda davalı taraf Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında takibe başlandıktan sonra ve yetkili icra dairesince ödeme emri gönderilmeden önce borcu ödemiştir. Uyuşmazlık ise söz konusu ödeme nedeniyle takip ferilerinden sorumluluğun kime ait olduğu noktasındadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenen ödeme emrine itirazın iptali davası (konusu borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan) bir eda davasıdır. İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından, ödeme emrine (süresi içinde) itiraz etmiş (m. 62) olan takip borçlusuna karşı açılır....
Mevcut duruma göre Ankara İcra Müdürlüğü anılan yetki kuralları kapsamında yetkili olmadığından, davalı borçlunun icra takibinin yetkisine itiraz yerinde görülmekle; itirazın iptali davası yönünden yetkili icra dairesinde takip başlatılması dava şartı olduğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
İcra (Hukuk) Mahkemesinin 21.05.2015 tarihli ve 2015/322 E., 2015/559 K. sayılı kararı ile; davalılar (borçlular) icra dosyasına verdikleri itiraz dilekçesinde kira bedeline ve borca itiraz etmişlerse de takip dayanağı belgeye ve imzalarına itiraz etmedikleri, bu durumda dayanak belgedeki imza ikrar edildiğinden aksine iddiaların aynı nitelikte belgelerle kanıtlanması gerektiği, dava dosyasına ibraz edilen sözleşmeyle ilgili iddialar itiraz dilekçesinde ileri sürülmediğinden ve İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 63. maddesi gereğince itiraz sebepleri değiştirilemeyeceğinden davalı vekilinin bu konudaki itirazlarının incelenmediği, İİK‘nın 269/c maddesine göre itiraz eden borçlunun itiraz sebeplerini ve isteğini re’sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika ile ispat etmeye mecbur olduğu, borçluların kira bedelinin ödendiğine veya borçları bulunmadığına dair yukarıda anılan nitelikteki belge sunmadıklarından...
Şirketi aleyhine 3.300.197,00-TL asıl alacak, 415.159,82-TL işlemiş akdi faiz, 285.772,86-TL temerrüt faizi, 35.046,63-TL BSMV ve 2.089,09-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 4.038.265,40-TL alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu taraflara tebliğ edildiği, borçlu ... tarafından 11/01/2018 havale tarihli dilekçe ile icra takibine, ödeme emrine, faize, faiz oranına ve borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, davacı bankanın ... Şubesi ile dava dışı ......
Şirketi aleyhine 3.300.197,00-TL asıl alacak, 415.159,82-TL işlemiş akdi faiz, 285.772,86-TL temerrüt faizi, 35.046,63-TL BSMV ve 2.089,09-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 4.038.265,40-TL alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu taraflara tebliğ edildiği, borçlu ... tarafından 11/01/2018 havale tarihli dilekçe ile icra takibine, ödeme emrine, faize, faiz oranına ve borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, davacı bankanın ... Şubesi ile dava dışı ......
Davalıların ödeme emrine karşı sundukları itiraz dilekçesinin içeriğinden itirazın sadece icra dairesinin yetkisine yönelik olduğu, borçluların takip konusu borca dair itirazlarının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Haciz yoluyla ilamsız icra takibinde ödeme emrini alan borçlu icra dairesinin yetkisine, takip konusu borca ve takip dayanağı belgedeki imzaya itiraz edebilir. İtiraz dilekçesinde yetkiye, borca ve imzaya itirazını açıkça belirtmesi gerekir. Borçlu sadece icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş ise görevli mahkeme icra mahkemesidir. (Yargıtay 19. HD. 29.03.2012 T. 13640/5218; 21.02.2011 T. 8115/2209, ) Somut olayda borçlular 15/10/2019 tarihli itiraz dilekçesinde , takip yapılan Bursa 13. İcra Müdürlüğü'nün yetkisiz olduğunu, Bandırma Nöbetçi İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğunu belirterek bu sebeple yetkiye itiraz ettikllerini bildirmişlerdir....


