Buradaki uyuşmazlık--- kararının davalı kefili kapsayıp kapsamadığı ve kapsamıyor ise itirazın süresinde olup olmadığına ilişkindir. ---- sayılı İcra İflas Kanunu 62. Maddesi '...İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren---- içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (Değişik ikinci cümle: 17/7/2003-4949/13 md.) İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapıldığı takdirde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir; alınmayan masraftan---- sorumludur..' şeklindedir. ---- dosyasından ---- tarihli tedbir kararı inclendiğinde kararın ------ tedbir kararının kefaletleri kapsamadığının --- edildiği görülmüştür. Bu çerçevede davacının ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük süre içinde takibe itiraz etmediği ve takibin davalı bakımından kesinleştiği anlaşılmıştır. Kesinleşen takibe karşı itirazın iptali davası açılamaz....
İtirazın iptali davası, normal bir eda (alacak) davası olup takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılır. İcra ve İflas Kanununun 68-68/a maddesindeki belgelerden birine sahip bulunmayan alacaklı itirazın hükümden düşürülmesini sağlayabilmek ve itiraz ile duran icra takibine devam edilmesini isteyebilmek için yalnız itirazın iptali yoluna başvurabilir. Buna karşılık elinde İcra ve İflas Kanununun 68-68/a maddesinde sayılan belgelerden biri olan alacaklı, itirazın iptali için aynı Kanunun 67. maddesi gereğince bir yıl içinde genel mahkemede dava açmak ya da 68-68/a maddesi gereğince altı ay içinde itirazın kaldırılması için icra mahkemesine başvurmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. İtirazın iptali davasında görevli mahkeme, genel hükümlere göre belirlenir. Somut olayda; alacaklı, icra dosyasına yapılan itirazın iptali istemi ile icra hukuk mahkemesine başvurmuştur....
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin kısmen iptaline, 3.900 TL asıl alacak yönünden takibin devamına karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Davacının icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazı incelendiğinde; Davacı alacaklı 21.05.2008 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde toplam 7.150 TL kira alacağı isteminde bulunmuştur. Ödeme emrinin tebliği üzerine davalı süresinde borca ve ferilerine itiraz etmiştir. Alacak miktarı ödenmediğinden, davacı alacaklı tarafından itirazın iptali icra inkar tazminatı istemi ile açılan davada mahkemece 3.000 TL depozito bedeli kira alacağından mahsup edilerek alacak talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, icra inkar tazminatı konusunda olumlu olumsuz karar verilmemiştir....
Alacaklının ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir yıl içerisinde haciz istemesi yeterli olup, yeniden haciz isteyebilmesi için borçluya yenileme emri tebliği ve harç yatırılması gerekmez. Kanunun 78/2. maddesinde belirtilen “itiraz” kavramından icra mahkemesine İİK’nun 68-68/a maddeleri uyarınca yapılan itirazın kaldırılması talebinin, aynı maddede yazılı “dava” kavramından ise genel mahkemelere İİK’nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasının anlaşılması gerektiği kuşkusuzdur. Somut olayda borçluya ödeme emrinin 10.05.2010 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun yasal sürede itirazı ile icra takibinin durduğu,....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/89 esas, 2012/574 karar sayılı 18.12.2012 tarihli kararı ile itirazın iptaline karar verildiği görülmüştür. Bu durumda haciz isteme süresi itirazın iptali ilamının karar tarihinden itibaren başlayacağından, alacaklının 15.11.2013 tarihinde yaptığı haciz talebi, İİK.nun 78/2. maddesinde öngörülen bir yıllık sürededir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2020/628 Esas KARAR NO: 2021/692 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 12/11/2020 KARAR TARİHİ: 21/09/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan davalıya ait dava dilekçesi ekinde sunulan listede belirtilen ----- plakalı araç ile gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla ------ dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, borçlunun müvekkili şirkete borcu olmadığını öne sürmek suretiyle borcun tamamına itiraz ettiğini, itiraz konusu alacak hakkında takibin devamı amacıyla işbu davanın ikame edildiğini, davalı takipte müvekkili şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı...
İcra Müdürlüğü'nce borçlu vekiline 10 örnek nolu ödeme emri çıkartıldığı, işbu ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurusunda; sair itiraz ve şikayetleri ile birlikte (yetkisiz) ... ... 2. İcra dairesinden 7 örnek nolu ödeme emri gönderilmesine rağmen, (yetkili) ... . İcra Dairesi'nden 10 örnek nolu ödeme emrinin gönderildiği, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, davanın reddine karar verildiği görülmektedir. İcra takibinin esasını, takip talebi ve buna uygun düzenlenerek borçluya tebliğ edilen ödeme emri oluşturur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun “Takip talebi ve muhtevası” başlıklı 58. maddesinin 5. bendi uyarınca; takip talebinde takip yollarından hangisinin seçildiğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Aynı Kanunun 60.maddesi uyarınca icra müdürü takip talebine uygun olarak bir ödeme emri düzenler ve yine aynı kanunun 61.maddesine göre borçluya tebliğe gönderir....
İcra ve İflas Kanunu'nun 62. maddesi, borçlunun takibe itirazının alacaklıya tebliğini zorunlu kılmış olup; aynı yasanın 67. maddesi de "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak ...itirazın iptalini dava edebilir" hükmünü içermektedir. ... sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı Kurum tarafından toplamda 3.363,66 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan takip kapsamında düzenlenen icra ödeme emrinin 03.07.2007'de davalıya tebliğ edildiği, davalının 09.07.2007 tarihinde itiraz ederek takibi durdurduğu, itirazın iptali davasının ise 17.11.2009 tarihinde açıldığı görülmekle birlikte, itiraz dilekçesinin Kuruma tebliğ edilip edilmediği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılamamaktadır....
İcra Müdürlüğü'nün 2011/10377 E. sayılı takip dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 4.752,37 TL asıl alacak, 596,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.349,04 TL üzerinden devamına, kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dava, ödenmemiş su borcunun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından başlatılan icra takibinde, davalı borçlu ......... Dündarcan’a (Avcı) ödeme emrinin 27/12/2011 tarihinde tebliğ edildiği davalı borçlunun da 05/01/2012 tarihinde borca itiraz ettiği anlaşılmıştır....
Ödeme emrinin borçluya 23.06.2006 günü tebliğ edilmesi üzerine davalı yanca 27.06.2006 günü ödeme emrine itiraz edilmiş ve davacı yanca takip tarihinden dava tarihine kadar hesaplanan 1.566,61 TL. işlemiş faiz; 291,78 TL masraf; 647,97 TL tahsil harcı ve 4.787,54 TL vekalet ücreti toplamı 7.280,-TL üzerinden itirazın iptali davası açılmıştır. İtirazın iptali davası takip talepnamesinde gösterilen alacak ile sıkı sıkıya bağlı olup, takipte istenen asıl alacağın ödenmiş olmasına göre ve yukarıda belirtilen dilekçede işlemiş faiz ile ilgili bir talep olmadığı da göz önüne alındığında takip konusu yapılmayan hususlarda itirazın iptali davası açılmayacağından davanın reddine karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiş; itirazında haklı olan davalının icra inkâr tazminatı ile mahkûmiyetine karar verilmesi de kabul şekli itibariyle doğru görülmemiştir....
itiraz ederek icra takibini durdurma halinde bile, takibe konu alacağın dayanağı olan belgenin icra dosyasına ibraz edilmediği ve ödeme emri ile birlikte kendisine tebliğ edilmediği gerekçesi ile İİK’nın 58/3 ve 61/1 maddelerine dayalı olarak icra mahkemesinden takibin ve ödeme emrinin iptalini talep etme hakkı ve hukuki yararı vardır....


