İNCELEME VE GEREKÇE; Dava, hukuki niteliği itibari ile ----alacağından kaynaklanan icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkindir. İstanbul Anadolu ---. İcra Müdürlüğü'nün --- Esas sayılı dosyası getirtilerek dosyamız içine konmuştur. İcra takibi incelendiğinde, ödeme emrinin 23/07/2020 tarihinde borçlu/davalıya tebliğ edildiği, borçlunun 29/07/2020 tarihinde borca ve faize itiraz ettiği ettiği, hem icra takibine itirazın hem de iş bu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı, davalı firmaya ait -----plakalı araçların kendi işletmelerinde ------ ihlalli geçiş yaptığını, bu nedenle geçiş ücretleri ile bunun 4 katı tutarındaki ceza bedeli toplamı olan 598,50- TL'nin tahsili için icra takibi başlattıklarını beyan etmektedir. Davalı, cevap dilekçesi ile icra dairesinin yetkisine yönelik itirazını tekrar ettiğini beyan etmiştir....
Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tahliye emrinin iptali istemine ilişkindir. ... 11. Sulh Hukuk Mahkemesince, talebin tahliye emrinin iptali istemine ilişkin olduğu, açılan davanın ahkam-ı şahsiye davası olmadığı, sehven tevzi edildiği gerekçesiyle dosyanın ... Sulh Hukuk Mahkemelerinden birine tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmiştir. ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesi ise, tahliye emrinin iptali istenen icra dosyasının ... 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/7 E. sayılı satış dosyasına ilişkin olduğu, HMK'nın 322. maddesine göre satış her ne kadar icra yolu ile gerçekleşiyor ise de satışı yaptıranın satışa karar veren mahkeme olduğu, bu nedenle kıymet takdirine itiraz, şikayet ... vb. konularda satış kararını veren mahkemenin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı yönünde hüküm kurmuştur....
DAVA Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; icra takibine konu olan ilamın usul ve yasaya aykırı nitelikte olup henüz kesinleşmediğini, karar kesinleşmeden usul ve yasaya aykırı olarak yapılan icra emrinin iptali gerektiğini, davacı tarafın Elbistan Aile Mahkemesinin 2017/980 Esas ve 2020/881 Karar tarihli ilamına dayanarak Elbistan İcra Dairesinin 2021/325 Esas sayılı dosyası üzerinden 29.01.2021 tarihinde vekalet ücretini icraya koyduğunu, ardından aynı ilama dayanarak 2021/358 Esas sayılı dosyası üzerinden 02.02.2021 tarihinde tekrar icra takibi yaptığını, tüm bu hususlar doğrultusunda alacaklı tarafından, ilamda hüküm altına alınan alacaklar için ayrı iki takip yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu bu icra işlemlerinin durdurulması ile icra emrinin iptalini talep etmiştir. II....
ya ödeme emrinin tebliğ edilmediği, davalılar vekili tarafından ödeme emri tebliğ edilmeyen müvekkili için de borca itiraz edilmişse de, ödeme emri tebliğ edilmeyen borçlu açısından geçerli bir itirazdan bahsedilemeyeceği için davalı ... açısından açılan davada dava şartının bulunmadıği gerekçeleriyle davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ...'in yönünden ise davalının takibe vaki itirazının 34.088,66 TL asıl alacak, 18.254,42 TL işlemiş faiz ve 930,72 TL BSMV olmak üzere toplam 53.373,80 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine ve %40 icra inkar tazminatının davalı ...'...
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasıyla başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce araç tescil kayıtları, Ptt HGS hesap dökümleri ve icra dosyası celp edilerek incelenmiş ve taraf delilleri toplanmıştır. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır....
Yine İİK'nın 66. maddesine göre ise; "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur", denilmiştir.Somut olayda borçlu şirket hakkında 7.391.10 TL'lik alacak için takip başlatılmış, şirket ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde icra müdürlüğüne başvurarak özetle" takibe konu alacağın 7.391.10 TL'lik kısmını kabul ettiğini, bunun haricinde alacaklı taraftan 240.065.37 TL alacaklı olduğunu" belirtmiş, müdürlükse takas mahsup konusunda karar verme yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle kabul edilen kısım üzerinden haciz kararı vermiştir.Borçlu şirketin bu beyanı borca itiraz niteliğinde olup, İİK'nun 66. maddesi gereği müdürlükçe takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekir, ayrıca itirazın iptali veya itirazın kaldırılması kararı da bulunmadığına göre durmuş olan bir takipte haciz kararı verilemez.Bu sebeple mahkemece borçlu şirketin borca bir bütün olarak itiraz ettiği nazara alındığında, müdürlük kararını iptal etmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisis isabetsizdir.SONUÇ...
İcra Müdürlüğü'nün 2015/10563 Esas sayılı icra takibinde; borçluya çıkartılan ilk ödeme emrinin, 13.07.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun, yasal süresi içinde takip dosyasından gönderilen ödeme emri ekine takip dayanağı senet fotokopilerinin eklenmediğini ileri sürerek ödeme emrinin iptali talebinde bulunduğu, ... 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 08/09/2015 tarih, 2015/467 E. - 2015/ 822 K. sayılı kararı ile ödeme emri ekine takip dayanağı senet fotokopisinin eklenmemiş olduğu gerekçesi ile ödeme emrinin iptaline karar verilmesi üzerine, borçluya, yeniden çıkartılan ödeme emrinin 11/12/2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun, 16/12/2016 tarihinde yaptığı yetkiye, imzaya ve borca itirazının süresinde olduğu anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, süresinde yapılan yetkiye, imzaya ve borca itirazın esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin süre aşımından reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
İcra Hukuk Mahkemesine yaptığı itiraz, İİK'nun 78/2. maddesinde belirtilen itiraz kavramına girmeyeceğinden 1 yıllık sürenin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Diğer taraftan İİK'nun 364/3. maddesi gereğince, temyiz, satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz. Bu hükme göre, takibe yönelik itiraz ve şikayetler hakkında verilen icra mahkemesi kararları kesinleşmeden satış yapılamaz ise de satış talebi icra işlemi olup, takibe itiraz edilmiş olması alacaklının satış talebinde bulunmasına engel değildir. Bu durumda borçluya icra emrinin 28.11.2012 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklının 1 yıllık yasal süre içinde satış talebinde bulunmadığı anlaşılmaktadır....
Genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde icra müdürü borçluya İİK 60/1 maddesi hükmüne göre örnek 7 ödeme emri göndermesi gerekirken sehven örnek 4-5 icra emri gönderilmiş olup takip talebine aykırı olarak gönderilen icra emrinin süreye tabi olmadan şikayet yolu ile iptali mümkündür. İlamsız icra takibinde borçluya gönderilen icra emri ile takip kesinleştirilemez. Somut olayda ise borçluya icra emri gönderildiği bu icra emrine karşı borçlunun icra dairesinde itiraz ettiği takibin durdurulduğu, alacaklının icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmakla, mahkemece işin esasına girilmeden ilamsız icra takibine karşı icra emri çıkarılamayacağı gerekçesi ile itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
tebliğ edildiğini, ancak Davalı/Borçlunun ödeme emrinin kendisine tebliği üzerine ve süresi içerisinde dosyaya sunmuş olduğu dilekçe ile icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek, davanın kabulü ile, Davalı/Borçlu tarafından ----------- sayılı dosyasına yapılan itirazın kaldırılmasına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle Davalı/Borçlu aleyhine asıl alacağın %20sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin Davalı/Borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir....


