Bu taleple ilgili davalı borçlulara ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebligat parçaları icra dosyası içerisinde bulunmamaktadır. Keza anılan icra dosyasında bu ödeme emrinin tebliğe çıkarılıp çıkarılmadığı da anlaşılamamaktadır....
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalıya ait, --------- plakalı araç ile 07.02.2023 tarihinde, --------- plakalı araç ile 02.02.2023 tarihinde gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla --------İcra Müdürlüğü -------- Esas Sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emrinin, davalıya tebliğ edildiğini, borçlunun, müvekkili şirkete borcu olmadığını öne sürmek suretiyle borcun tamamına itiraz ettiğini, itiraz konusu alacak hakkında takibin devamı amacıyla işbu dava ikame edildiğini, yapılan itirazın haksız ve yersiz olup itirazın iptali gerektiğini, tüm bu nedenlerle davalının --------İcra Müdürlüğü --------- esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile alacağın reeskont avans faizi ve diğer tüm ferileri ile birlikte tahsili için takibin devamına, borçlu aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere...
İİK'nun 62/1. maddesinde; “İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur” hükmü ile, İİK'nun 66/1. maddesinde; “Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur.” hükmü yer almaktadır. Somut olayda, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 01.07.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun yasal 7 günlük sürede 01.07.2015 tarihinde borcun tamamına itiraz ettiği görülmektedir. Yukarıda anılan yasal düzenlemelere göre borca itiraz ile takip duracağından, icra veznesine giren para alacaklıya ödenemez. O halde mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; icra dairesince borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiğine dair tebligatın dosyada bulunmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, davacı kasko sigortacısının karşı araç sürücüsü davalı aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir. Davacı vekili tarafından ... İcra Müdürlüğünün 2010/911 Esas sayılı dosyasıyla davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Takipte davalı adına çıkarılan ödeme emri davalıya tebliğ edilememiş, İcra Dairesince davalının adresinin araştırması devam etmekte iken, davalı 30.11.2010 tarihli dilekçesi ile "Alacaklının adıma gönderdiği ilamsız ödeme emrini tebellüğ ettim." demek suretiyle tüm borca itiraz etmiş, itiraz üzerine icra müdürünce takip durdurulmuştur....
Dava, İİK'nun 67/1. maddesine dayalı itirazın iptali davası olup, davanın temelini oluşturan ilamsız icra takibinde alacaklı ... tarafından borçlu ........'den alacak talebinde bulunulmuş, adı geçen borçluya çıkarılan ödeme emrinin tebliğine rağmen 7 gün içinde itiraz edilmediğinden takip kesinleşmiştir. İtirazın iptali davasının koşullarından biri borçlunun, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde borca itiraz ederek takibin durmasını sağlamasıdır. Takip kesinleştikten sonra itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Somut olayda takibin kesinleşmesinden sonra takip borçlusunun ölmüş olması kesinleşen takibin mirasçılarına bildirilerek miras red edilmedikçe mirasçılar aleyhine yürütülmesi sonucunu doğurur. Süresinde itiraz edilmediğinden kesinleşmiş bir takipte sonradan borçlunun ölmesi halinde mirasçılarına yeniden ödeme emri çıkarılmasının hukuki dayanağı bulunmamaktadır....
İcra Müdürlüğünün 2009/11179 esasında davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 4.300,00 TL alacak için ilamsız takipte bulunulduğu, ödeme emrinin borçlu davalı şirkete 04.01.2010 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından yetkiye, borca ve imzaya itiraz edildiği ve takibin durduğu, dosyanın yetkisizlikle bilahare Fethiye İcra Müdürlüğüne gönderildiği, Fethiye 2. İcra Müdürlüğünün 2010/5800 esas sayılı takip dosyasında ödeme emrinin borçlu davalı şirkete tebliğ edilemediği, davalı şirket tarafından her hangi bir itirazın da bulunmadığı, dolayısıyla itirazın iptalinin istenemeyeceği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir....
E. sayılı dosyasıyla 20.000,00 TL asıl alacak 4.427,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.427,00 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine davalılar vekilince ... İcra Hukuk Mahkemesine açılan dava ile icra dairesinin yetkisine, borca ve tüm ferilerine itiraz edildiği, itiraz sonucu takibin durduğu ve mahkemece Ankara İcra Dairelerinin yetkili olduğu belirtilerek yetkisizlik kararı verildiği, verilen yetkisizlik kararı üzerine dosyanın Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esasına kayden gönderildiği, bu dosya üzerinden gönderilen ödeme emrinin 10/10/2020 ve 06/11/2020 tarihlerinde tebliğ edildiği, davalı/borçlular tarafından yapılan itiraz üzerine icra takibinin 09/11/2020 tarihinde durdurulduğu anlaşılmıştır. Davalı borçlular vekili tarafından icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde, icra dairesinin yetkisine de itiraz edildiği görülmüştür....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava davacının hamili bulunduğu üç adet çek yaprağı nedeniyle davalı bankanın sorumlu olduğu tutarın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davasının önkoşulu usulüne uygun biçimde yapılmış bir icra takibinde gönderilen ödeme emrine itiraz edilmiş olmasıdır. Takip dosyasının incelenmesinde ödeme emrinin davalıya 15.01.2008 günü tebliğ edildiği görülmüş; bu tarihten sonra verilmiş bir itiraz dilekçesine ise rastlanamamıştır. Davacı vekiline hitaben bankaca düzenlenmiş cevabi yazının, takipten önce 04.01.2008 günü verildiği anlaşılmıştır. Bu yazının icra takibine itiraz olarak kabulü de mümkün değildir....
Mahkememizce taraf deliller toplanmış, icra dosyaları dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu ... 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 07/05/2019 tarihinde cari hesap alacağından kaynaklı 33.188,13 TL'lik ilamsız takipte bulunulduğu, ödeme emrinin borçluya 01/07/2019 tarihinde tebliğ olduğu, davalı borçlu şirketin 03/07/2019 tarihinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür....
İİK.nun 150 maddesi aynen; “Borçlu veya üçüncü şahıs ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazda bulunabilirler. Ancak, rehin hakkı itiraz konusu yapılamaz. İpoteğin iptali hakkında dava açılması halinde 72. madde hükümleri kıyasen uygulanır," İİK.nun 150/a maddesinde "Ödeme emrine itiraz hakkında 62'den 72. maddeye kadar olan hükümler uygulanır", hükmünü içermektedir. Anılan maddede ödeme emriyle birlikte dayanak belgenin borçluya gönderileceğine dair yasal bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Öte yandan İİK.nun 61/l. maddesi (2). cümlesinin, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takipleri hakkında da uygulanacağına dair bir hüküm mevcut değildir. O halde mahkemece borçlunun şikayetinin reddi yerine genel haciz yoluyla yapılan takiplerde uygulanması gereken İİK.nun 61.maddesindeki prosedürün gerekçe gösterilerek yazılı şekilde ödeme emrinin iptaline karar verilmesi isabetsizdir....


