"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından borçlu hakkında 4-5 örnek ilâmlı icra takibi başlatıldığı, borçlunun, takibe dayanak ilamda belirlenen alacakların brüt olarak belirlendiği, nete çevrilmeden takibe konduğunu ileri sürerek takibin ve icra emrinin iptali, aksi kanaatte olunması halinde icra emrinin düzeltilmesi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece "Davacının davasının kabulü ile ......
Temyiz Sebepleri Şikayet dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek taleple bağlı kalınarak Mahkemece icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken icra emrinin düzeltilmesi şeklinde hukuka aykırı karar verilemeyeceğini beyan edip kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hukuka aykırı olarak talep edilen icra emrindeki alacak miktarını şikayete ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK'nın 16. maddesi, İİK'nın 41. maddesi 3. Değerlendirme 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61, 94, 103 ve 104. maddeleri hükümleri gereğince, işveren nakten veya hesaplama yaptığı sırada ödenecek miktar üzerinden istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben kesinti yapmaya mecburdur. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 8. maddesine göre borçlu işveren, vergi sorumlusu, alacaklı, işçi de vergi mükellefidir....
O halde mahkemece, taleple bağlılık ilkesi de nazara alınarak, bilirkişiden şikayet konusu alacak kalemlerinin faizine ilişkin denetime elverişli rapor alınarak, infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde, fazla talep edilen alacak kalemleri yönünden icra emrinin düzeltilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle mahkeme kararının İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/04/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar şikayetçi tarafından şikayet dilekçesinde icra emrinin düzeltilmesi talep edilmiş, mahkemece bu yönde hüküm kurulmamış ise de, bu husus istinaf sebebi olarak gösterilmediğinden, HMK 355. maddesi gereğince bu sebebe ilişkin değerlendirme yapılmadığı, şikayetçinin ileri sürdüğü hususların bir kısmının takibe dayanak ilamın yargılaması aşamasında ileri sürülmesi gereken hususlar olduğu, İcra Mahkemesince bu hususların değerlendirilemeyeceği, her ne kadar ilamda belirlenen alacak kalemlerine yasal faiz uygulanmasına hükmedilmiş ise de, davanın kamulaştırmasız el atma davası olması, kamulaştırmasız el atma davalarında kararın kesinleşmesinden itibaren Anayasa 46/son maddesi gereğince kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin talep edilmesinde ve bu talep gereğince icra emri düzenlenmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, şikayetçi tarafın faiz oranına da itirazının bulunmadığı gerekçesiyle...
Oto Kiralama dışında ki 8 davalıdan eşit olarak tahsilinin gerektiği anlaşılarak vekalet ücreti ve yargılama giderinden şikayetçi borçlunun 1/8 oranında sorumlu olduğu nazara alınarak, icra emrinin düzeltilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Alacaklı vekili ve Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK.nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde davacı ve davalıya ayrı ayrı iadesine 03.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İcra emrinin ilama aykırı şekilde düzenlendiği durumlarda, icra hukuk mahkemesince ilama uygun şekilde düzeltilmesi mümkündür. Takibe dayanak ilam dikkate alınarak, davacıların sorumlu olduğu alacak kalemleri ve sorumluluğun şekli belirlenmek suretiyle icra emrinin düzeltilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olması gerekçesi ile başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle 26.05.2021 tarihli icra emrinde belirtilen alacak kalemleri aynen korunarak, davacı borçluların 491.674,05 TL maddi tazminat yönünden sorumluluklarının 245.837,02 TL ve maddi tazminatın işlemiş faizi yönünden 107.474,56 TL ile sınırlı olmak kaydıyla ve takibe konu alacak kalemleri yönünden takip borçlularının müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirtilmek suretiyle icra emrinin düzeltilmesine hükmedilmiştir. V. TEMYİZ A....
Mahkemece, şikayetçi sigorta şirketi bakımından icra emrindeki manevi tazminat alacak kaleminin çıkarılması ile faiz yönünden de bilirkişi raporu alınmak suretiyle davacı borçlunun sorumluluğunun tespiti ile icra emrinin düzeltilmesi gerekirken takibin tümden iptal edilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklıların temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK' nun 428. maddesi uyarınca (BOZULMASINA) peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/04/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı takipte borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, dayanak ilamda alacak kalemlerinden müşterek ve müteselsil sorumluluğa hükmedilmediğini, birden fazla borçlu bulunduğunu, bu nedenle tüm borçtan sorumlu tutulmalarının usulsüz olduğunu ileri sürerek icra emrinin düzeltilmesi talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....
O halde mahkemece, bu yöndeki istemin kabulü ile hesaplanan net miktarlar üzerinden icra emrinin düzeltilmesi gerekirken, şikayetin tümden reddi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre alacaklının temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İcra Müdürlüğü’nün 2013/11012 esas sayılı dosyasında her iki alacaklının talep edebileceği miktarlar belirlenerek icra emrinin düzeltilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olmuştur. SONUÇ: Alacaklılar vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenlerle kabulü ile mahkeme kararının bu nedenle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA,taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 18.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


