İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu haciz tarihinde, taşınmazın borçlu adına kayıtlı olmadığı, haciz tarihinde takipte taraf (borçlu) olmayan 3. kişi adına kayıtlı olan taşınmazın haczinin mümkün olmadığı, taşınmazı üçüncü kişinin satın almasından sonra taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle yenileme haczi şeklinde de olsa haczedilemeyeceği gerekçesi ile şikayetin kabulüne, haczin kaldırılmasına karar verilmiştir. III. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Davacı; 22.5.2001 tarihinde noterde düzenlenen satış sözleşmesiyle sözü edilen taşıtı satın alan; 2918 sayılı Yasaya göre bu tarihten başlayarak bir ay içinde adına tescil istemesi gerekirken bu istemde geciken ve tescil başvurusu yapacağı sırada taşıtın siciline 4.6.2001 tarihinde satıcı olan kamu borçlusunun borcundan dolayı haciz kaydı işlendiğini öğrenerek, haczin kaldırılması istemli 16.7.2001 günlü başvurusu, 20.7.2001 günlü vergi idaresi işlemiyle reddedilen kimsedir. Davacı tarafından dava konusu yapılan ve haczin kaldırılması isteminin reddi yolundaki işlem, 6183 sayılı Yasanın 29 ve 30 uncu maddelerine dayandırılmıştır. Bu kurallar uyarınca genel hükümlere göre adli yargı yerinde açılmış bir dava olup olmadığı bilinmemekte olup, mahkemece de araştırılmamıştır....
"İçtihat Metni" İhtiyati haciz isteyen ...vek.Av.... ile ihtiyati haczin kaldırılmasını isteyen ... vek.Av.... aralarındaki ihtiyati haczin kaldırılması talebi hakkında .....Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 05.06.2014 gün ve 2013/101 Esas sayılı kararın ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu. - K A R A R - Somut olayda, ihtiyati haciz kararına 13.1.2009 tarihinde yapılan itiraz, 21.1.2009 tarihinde reddedilmiştir. Bu karardan sonra görülmekte olan itirazın iptali davası sırasında ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını isteyen vekili tarafından 12.5.2014 tarihinde ihtiyati haczin kaldırılması talep edilmiş, istemin kabulüyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi üzerine de söz konusu ihtiyati haczin kaldırılması kararı davacı (ihtiyati haciz isteyen) vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Yukarıda ayrıntılarıyla anlatılan süreç ve HMK'nun 311. maddesi nazara alındığında, temyize konu hükmün verildiği tarihten önce taraflar arasında haczin kaldırılması şartlarını düzenleyen protokol düzenlenlendiği, bu protokole dayalı olarak alacaklının 08.05.2015 tarihinde haczin kaldırılmasını ilgili İcra Müdürlüğü'nden talep ettiği, davacının protokolde kendisine yüklenen ödevi yerine getirerek açmış olduğu davadan feragat ettiği, 14.05.2015 tarihinde verilen feragat nedeniyle davanın reddi kararından bir gün sonra ise alacaklının ilk talebinden tamamen farklı olarak haczin baki kalmasını istediğini takip dosyasına bildirdiği ve aynı gün bu talebinin olumlu karşılandığı, haczin kaldırılmadığı hususları birlikte dikkate alındığında davacı 3. kişinin iradesinin hile yoluyla fesada uğratıldığının kabulü gerekir....
İcra Müdürlüğü'nün 2012/726 sayılı dosyası ile müvekkiline ait mallar haczedildiğinden mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılması ile alacaklının mahcuz malın %15’inden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklı vekili kiracılık sıfatına dayanılarak istihkak davası açılmasının mümkün olmadığını, haczin borçlunun resmi kayıtlardaki adresinde gerçekleştirildiğini 3.kişinin borçlu ile aynı alanda çalıştığını 3.kişinin iddiasını kanıtlayacak herhangi bir belge sunmadığından bahisle davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece ödeme emrinin borçluya haczin yapıldığı adreste tebliğ edilmediği İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin 3.kişi lehine olduğu kira ilişkisi,yoklama fişi, vergi levhasına göre, 3.kişi K.. Ö..'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3. kişi vekili, Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün 2008/8002 sayılı takip dosyasında, 13.06.2008 tarihinde, müvekkiline ait işyerinde haczedilen malların davalı borçludan satın alındığını, mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılması ile %40 tazminat talep etmiştir. Davalı-karşı davacı alacaklı vekili, mahcuzların borçluya ait olduğunu, işyerinin borçludan devir alındığının borçlu şirket vekilince haciz sırasında beyan edildiğini savunarak istihkak iddiasının reddini istemiş, borçlu ile 3. kişi arasındaki satış işleminin müvazaalı olduğunu ileri sürerek satışın iptali ile tazminat talep etmiştir....
Bölge Adliye Mahkemesince, taşınmazın tapu kaydına 27.10.2016 tarihinde kayden haciz konulduğu, 27.10.2017 tarihine kadar usulünce yapılmış satış talebi olmadığından haczin düşmüş olduğu, satış isteminin müdürlükçe reddedilmiş olduğu, haciz düştükten sonra dava açılana kadar alacaklı tarafça icra dosyasına yansımış yeni bir haciz talebinde bulunulmadığından davanın açıldığı tarih itibariyle geçerli bir haciz işlemi olmadığı, davacının şikayetini yöneltmekte hukuki menfaati bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karar üçüncü kişi tarafından temyiz edilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, İİK’nin 96 ve bunu izleyen maddelerinde düzenlenen istihkak iddiasına ilişkin koşullar menkul mallar için uygulanmaktadır. Taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemi icra memurunun işlemine yönelik şikayet mahiyetinde olduğundan, şikayet koşulları doğrultusunda çözümlenmesi gerekir....
İcra Dairesince haciz işlemi yapıldığı, haciz sırasında 3. kişinin istihkak iddiasında bulunduğu, ancak talebin icra müdürlüğünce reddi ile istihkak davası açma külfetinin 3. kişiye yüklendiği, alacaklı tarafça 3. kişiye İİK 89 prosedürü işletilerek dosyaya borçlu olarak eklendiği, icra müdürlüğünün işlemlerine karşı şikayette bulunulduğu ve istihkak davası açıldığı, malların satışı talep edilmediğinden haczin kaldırılması talep edildiği icra müdürlüğünce talebin reddine karar verildiği kararının yerinde olmadığı şikayetiyle red kararının iptali ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A. Gerekçe ve Sonuç İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça istihkak talep edilen Bakırköy 5....
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Üçüncü kişi yararına tazminata hükmolunması için, üçüncü kişinin davasının kabulü yanında, istihkak iddiasına karşı itiraz eden alacaklının kötüniyetinin gerçekleşmesi zorunludur. Buradaki kötü niyetten maksat haciz sırasında mahcuzun davacıya ait olduğunun, alacaklı tarafından bilindiği halde, kötü niyetli olarak haczin tatbikinin talep edilmesidir. Alacaklı, üçüncü kişi ile borçlu arasındaki işlemlere yabancı olduğundan istihkak iddiasına itiraz etmesi, tek başına alacaklının kötü niyetli olduğunu göstermez....
Mahkemece, toplanan delillere göre; davanın kabulü ile ... plakalı araç üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm yargılama giderine yönelik olarak davacı 3.kişi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir....


