WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Mahkemece toplanan delillere göre: “haczin uygulandığı iş yerinin davacı adına kayıtla olduğu, üçüncü kişi ve borçlu arasında baba oğul ilişkisinin bulunduğu ancak aralarında ticari ortaklık olmadığı, mahcuzların davacıya ait olduğu“ gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiş, Mahkemece 09.11.2009 günlü ek kararla “verilen karar, miktar itibarı ile kesin olduğundan” temyiz başvurusunun reddine karar verilmiş; ek karar, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. İstihkak davalarında dava değeri alacak miktarı (takip çıkış miktarı) ile hacizli malın değerinden hangisi az ise ona göre belirlenir. Somut olayda dava değeri, takip çıkış miktarı olan 4.116,10.-TL’dir. 2009 yılında icra mahkemelerince istihkak davaları sonucunda verilecek kararlar, dava değeri 4.030,00....

Bu itibarla, davalıların hacizde ölçülülük kuralının ihlal edildiği itirazı üzerine bu itirazın değerlendirilerek özellikle üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına yönelik ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekli iken bu yöndeki istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Davalı vekilinin teminat mektubu karşılığı ihtiyati haczin kaldırılması talebi yönünden ise; 2004 Sayılı İcra İflas Kanununun 266. maddesinde ise; borçlunun göstereceği teminat karşılığı ihtiyati haczin kaldırılmasının istenebileceği hüküm altına alınmıştır. İhtiyati haczin yatırılan teminat nedeniyle kaldırılması talebinin ilk derece mahkemesince değerlendirilmesi gerekirken değerlendirilmemiş ise de bu hususta verilecek kararın ilk derece mahkemesine yapılacak itiraza tabii olması; itiraz üzerine verilen karara karşı da herhangi bir kanun yolu gösterilmemesi karşısında bu talebin istinaf kanun yolunda değerlendirilmesi mümkün değildir....

ın 27.05.2004 tarihli haciz tutanağı içeriğindeki, takip konusu borcun Kurumdan olan alacaklarından mahsubu istemi uyarınca, G… … Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nin 2003/19329 ve 2004/10630 sayılı takip dosyalarına aktarılarak, borçlarına mahsup edilmesi işlemi üzerine açılan davada, üçüncü kişinin borcu nedeniyle alacak üzerine konulan haczin kaldırılması ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi istenmiş; mahkemece haczin kaldırılması yönünde hüküm kurulmuştur....

İlk derece mahkemesince, üçüncü kişinin talebi şikayet olarak nitelendirilerek haczedilen araç üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, sahte vekaletname ile borçluya satışı yapıldığı iddia olunan araç üzerine konulan hacizlerin kaldırılması istemi istihkak davasına ilişkin olup dava konusu aracın haciz anında kayden maliki takip borçlusu görünmekte ise de gerçekte davalı borçlunun aracın maliki olmadığı, borçlu dışında üçüncü kişiler tarafından aracın sahte vekaletname yoluyla satışının yapılarak davalı borçlu adına tescil edildiği, mahcuz aracın mülkiyetinin davalı borçluya ait olmayıp davacı 3. kişiye ait olduğunun kesinleşen yargı kararlarından anlaşılması karşısında ilk derece mahkemesince davanın doğru şekilde istihkak davası olarak nitelendirilerek davanın kabulüne dair kararda usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b(1) maddesi gereğince...

Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda: “takip borçlusu şirket adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın trafik kaydına 14.01.2008’de haciz konulduğu, 16.06.2009’da kesinleşen mahkeme kararı uyarınca dava konusu aracın mülkiyetinin davacı şirkete geçtiğinin belirlendiği, icra memurunun haczin kaldırılması talebinin reddine yönelik kararın yerinde olduğu, davacının istihkak iddiasında bulunması ve buna ilişkin prosedürün izlenmesi gerektiği“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1.1086 sayılı HUMK’nun 76. (6100 sayılı HMK’nun 33.) maddesi uyarınca Türk hukukunu re’sen uygulamakla yükümlü olan hâkim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup, onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir. Bu ilke ışığında, dava dilekçesi içeriğindeki anlatımdan ve talep sonucundan uyuşmazlığın, üçüncü kişinin ileri sürdüğü istihkak iddiasına ilişkin olduğunun kabulü gerekir....

haczin kaldırılması isteğiyle 08.03.2013 tarihinde icra mahkemesine başvurulduğu görülmektedir....

kaldırılması gerekirken...'' şeklindeki ifadenin de maddi hataya dayalı olup, sözü edilen açıklamanın ''...hurda demirler yönünden haczin kaldırılmasına ilişkin şikayetin reddine...'' biçiminde olacağı ve sonuca etkisi bulunmadığı açıktır....

Davacı üçüncü kişinin tazminat talebine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; İİK'nin 97/13. maddesi, "İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa, alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur.'' hükmünü taşımaktadır. Anılan hükümden de anlaşılacağı üzere, üçüncü kişinin açtığı istihkak davası nedeniyle alacaklı yararına İİK’nin 97. maddesinin 13. fıkrasında öngörülen tazminata hükmedilebilmesi için ilk şart, istihkak davasının reddine karar verilmiş olmasıdır. İstihkak davası açıldıktan sonra takipten feragat, takibin iptali, haczin kaldırılması ve temyize konu olayda olduğu gibi, borcun ödenmesi vb durumlarda davanın konusu kalmayacağından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir. Bu durumda da davanın esası hakkında bir karar verilmediğinden, alacaklı yararına tazminata hükmedilemez....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (alacaklı) vekili, Ankara 2.İcra Müdürlüğünün 2004/8047 Esas sayılı dosyasından borçlular aleyhine yapılan takipte, 14.3.2006 tarihli haciz işleminde davalı 3.kişi tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu ileri sürerek, istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı (3.kişi) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı borçlular cevap vermemiş, dahili davalı vekili, haczin kaldırılması gerektiğini savunmuştur....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (alacaklı) vekili, Ankara 2.İcra Müdürlüğünün 2004/8047 Esas sayılı dosyasından borçlular aleyhine yapılan takipte, 14.3.2006 tarihli haciz işleminde davalı 3.kişi tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu ileri sürerek, istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı (3.kişi) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı borçlular cevap vermemiş, dahili davalı vekili, haczin kaldırılması gerektiğini savunmuştur....

UYAP Entegrasyonu