Ancak; Dava konusu taşınmaz üzerinde tesis edilen irtifak hakkının tescilinin ... adına yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının .... bendinde yeralan ( ... adına tesciline, irtifak hakkı kurulan bölümün kullanma hakkının davacı idareye ait olduğunun) ibaresinin çıkartılmasına yerine (irtifak hakkının ... adına tesciline,) ibaresinin yazılmasına, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, ........2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Ancak; Dava konusu taşınmaz üzerinde tesis edilen irtifak hakkının tescilinin ... adına yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının .... bendinde yeralan ( ... adına tesciline, irtifak hakkı kurulan bölümün kullanma hakkının davacı idareye ait olduğunun) ibaresinin çıkartılmasına yerine (irtifak hakkının ... adına tesciline,) ibaresinin yazılmasına, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, ........2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Çay bahçesi niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alınarak bilimsel yolla değer biçilmesinde taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığı ile pilon yeri bedelinin tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Dava konusu taşınmaz üzerinde tesis edilen irtifak hakkının tescilinin ... Genel Müdürlüğü adına yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1. bendinde yeralan ( hazine adına tesciline, irtifak hakkı kurulan bölümün kullanma hakkının davacı idareye ait olduğunun) ibaresinin çıkartılmasına yerine (irtifak hakkının ......
Ancak; Dava konusu taşınmaz üzerinde tesis edilen irtifak hakkının tescilinin ... adına yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının .... bendinde yeralan ( ... adına tesciline, irtifak hakkı kurulan bölümün kullanma hakkının davacı idareye ait olduğunun) ibaresinin çıkartılmasına yerine (irtifak hakkının ... adına tesciline,) ibaresinin yazılmasına, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, ........2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca irtifak hakkı kurulması için yapılan kamulaştırma işleminde kamulaştırma bedelinin tespiti ve irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Taşınmazın irtifak hakkı tesisinden önceki değeri ile irtifak hakkı tesis edildikten sonraki değeri arasındaki farkın yasaya uygun yöntemlerle saptanarak buna göre adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespitinde isabetsizlik görülmemiştir. Bu itibarla temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile mahkeme kararının ONANMASINA, 15.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca irtifak hakkı kurulması için yapılan kamulaştırma işleminde kamulaştırma bedelinin tespiti ve irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Taşınmazın irtifak hakkı tesisinden önceki değeri ile irtifak hakkı tesis edildikten sonraki değeri arasındaki farkın yasaya uygun yöntemlerle saptanarak buna göre adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespitinde isabetsizlik görülmemiştir. Bu itibarla temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile mahkeme kararının ONANMASINA, 15.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca irtifak hakkı kurulması için yapılan kamulaştırma işleminde kamulaştırma bedelinin tespiti ve irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Taşınmazın irtifak hakkı tesisinden önceki değeri ile irtifak hakkı tesis edildikten sonraki değeri arasındaki farkın yasaya uygun yöntemlerle saptanarak buna göre adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespitinde isabetsizlik görülmemiştir. Bu itibarla temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile mahkeme kararının ONANMASINA, 15.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, irtifak hakkı kurulması amacıyla yapılan kamulaştırma işleminde kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Taşınmazın irtifak hakkı tesisinden önceki değeri ile irtifak hakkı tesis edildikten sonraki değeri arasındaki farkın yasaya uygun yöntemlerle saptanarak buna göre adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespitinde isabetsizlik görülmemiştir. Bu itibarla temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile mahkeme kararının ONANMASINA, 15.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İrtifak hakkının terkini istemine gelince; irtifak hakkı, bir taşınmaz üzerinde hak sahibine o taşınmazdan yararlanma ve kullanma hakkı veren ve herkese karşı ileri sürülebilen bir haktır. Hak sahibinin irtifak hakkından doğan bu yetkilerini kullanması yüklü taşınmaz malikinin menfaatleri ile çelişse bile bütün irtifak haklarında olduğu gibi taşınmaza bağlı irtifak hakları da malike katlanma ya da kaçınma ödevi, hak sahibine de yüklü taşınmazı kullanma ya da ondan yararlanma yetkisi verir. İrtifak hakkının sona ermesi kural olarak, irtifak hakkı sahibinin yapacağı yazılı terkin talebi üzerine veya yüklü ve yararlanan taşınmazın yok olması, yüklü taşınmazın kamulaştırılması, sürenin sona ermesi veya mahkeme kararı ile mümkündür. ( Eşya Hukuku Prof. Dr. M. Kemal Oğuzman, Prof. Dr. Özer Seliçi, Prof. Dr....
İrtifak hakkı, bir taşınmaz malikine mülkiyet hakkının sağladığı bazı yetkileri kullanmaktan kaçınmak veya yararlanan taşınmaz malikinin yüklü taşınmazı belirli bir şekilde kullanmasına katlanma borcu yükler. TMK'nun 780. maddesine göre de irtifak hakkı kurulması için bu hakkın tapu kütüğüne tescili zorunludur. TMK'nun 727. maddesinin son fıkrasında “irtifak hakkı, mecra dışarıdan görülmüyorsa tapu kütüğüne tesciliyle, dışarıdan görülüyorsa noterce düzenlenecek sözleşmeye dayanılarak mecranın yapılmasıyla doğar” hükmüne yer verilmiştir. Eldeki davada, davacı kurum lehine tapu kütüğüne tescil edilerek kurulmuş bir irtifak hakkı bulunmadığı gibi, davacı ile 169 ada 2 parsel sayılı taşınmazın maliki arasında sözleşmeyle tesis edilmiş bir irtifak hakkı da mevcut değildir. Hal böyle olunca, davacının irtifak hakkının varlığına dayanarak mülkiyet hakkı sahibine karşı açtığı davanın dinlenme olanağı yoktur....


