Yanlar arasındaki çekişme 3.6.1992 tarihli ilk protokolün bir üst hakkı tesisi sözleşmesi olup olmadığı ve ikinci sözleşme ile bu sözleşmenin hükmünü yitirip yitirmediği noktasında toplanmaktadır. Bilindiği üzere üst hakkı başkasının taşınmazı üstünde veya altında inşaat yapma veya önceden yapılmış bir inşaatı koruma yetkisi sağlayan ve bu inşaat üzerinde irtifak hakkı sahibine mülkiyet hakkı kazandıran bir irtifak hakkıdır. Üst hakkına ilişkin yasal düzenlemeler Türk Medeni Kanununun 726 ve 826-836.maddeleri arasında yapılmıştır. Olağan yolla üst hakkı tesisi, önce tarafların üst hakkı kurulması konusunda yazılı veya sözlü anlaşma yapmaları, ilgili Tapu Siciline giderek iradeleri doğrultusunda resmi senet düzenletip üst hakkı kuruluş senedini tanzim etmeleri, bundan sonrada resmi memurdan üst hakkının bir irtifak hakkı olarak taşınmaz kaydına şerh edilmesi veya tescil talebinde bulunmaları suretiyle kurulur....
Genel Müdürlüğü 157 ada 15 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalının tehlikeli ve irtifak hakkını ihlal eder şekilde inşaat yaptığını belirterek binanın emniyet mesafelerini ihlal eden kısımdan davalının elatmasının önlenmesini ve bu kısmın kal'ini istemiştir. Davalı, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. İrtifak hakkı, bir taşınmaz malikine mülkiyet hakkının sağladığı bazı yetkileri kullanmaktan kaçınmak veya yararlanan taşınmaz malikinin yüklü taşınmazı belirli bir şekilde kullanmasına katlanma borcu yükler. TMK m.780 göre de irtifak hakkı kurulması için bu hakkın tapu kütüğüne tescili zorunludur. TMK 727. maddesinin son fıkrasında “irtifak hakkı, mecra dışarıdan görülmüyorsa tapu kütüğüne tesciliyle, dışarıdan görülüyorsa noterce düzenlenecek sözleşmeye dayanılarak mecranın yapılmasıyla doğar” hükmüne yer verilmiştir....
Taraflar arasında orman niteliğindeki 1970 parsel üzerinde 20.10.1993 günlü üst hakkı sözleşmesiyle 49 yıl süreyle davalılardan Favori Dinlenme Yerleri A.Ş lehine üst hakkı tanındığı, üst hakkının daim olması özelliğinden ötürü de tapunun ayrı bir sayfasına tescil edildiği tartışmasızdır. Kurulan bu üst hakkının, üst hakkı sahibine kanunun tapu malikine tanıdığı hakları sağlayacağı da şüphesizdir. Kısaca üst hakkı sahibi tapunun ayrı bir hanesini bağımsız hak olarak tescil edilen hakkı sebebiyle üçüncü kişiler yararına ipotek tesis edebilir. İpotek ise kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) bulunması ve rehin sözleşmesinin Türk Medeni Kanununun 856. maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, pilon yeri ve irtifak hakkı kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın pilon yeri ve irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.09.2004 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkının terkini ve tescili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davada, 09.03.1998 tarihli görev verilmesine ilişkin İmtiyaz Sözleşmesi hükümlerine dayanılarak, davalı yararına tesis edilen intifa ve irtifak hakkı kayıtlarının kaldırılması istenmiş, mahkemece istek kabul edilmiş, hükmü davacı idare temyiz etmiştir. Dava, 1049 ve 1053 parsellerin tapu kayıtlarında davalı lehine yazılı bulunan irtifak hakkı şerhlerinin terkini ve Hazine adına yazılması isteminden ibarettir....
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava konusu taşınmazın tarım arazisi niteliğine göre olduğu gibi kullanılması durumunda getireceği net gelir üzerinden -bilimsel yöntemle- pilon yeri olarak kamulaştırılan kısmın değerinin saptanması ve kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı kurulması nedeniyle de taşınmazın pilon yeri dışında kalan kısmında oluşacak değer düşüklüğünün irtifak hakkı karşılığı olarak belirlenmesi suretiyle adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedelinin tespitinde isabetsizlik görülmemiştir....
ödeme şekli ve tarihi bakımından daha önce akdedilen 4 ve 5 yıldızlı otel yap-işlet-devret sözleşmelerinde belirtilen şekilde ödeme yapılacağının ifade edildiğini, taraflar arasındaki ilişkinin üst hakkına dayandığı ve davalının yükümlülüğünün üst hakkı iradı (irtifak hakkı bedeli) ödeme yükümlülüğü olduğunun açıkça ortada olduğunu ve yine üst hakkının, sahibine başkasına ait bir arazinin üstünde veya altında inşaat yapma veya mevcut olan bir inşaatı (yapıyı) muhafaza ederek, ondan yararlanma yetkisini sağlayan bir irtifak hakkı olduğunu, bu suretle, üst hakkı sahibinin başkasına ait olan bir arazideki inşaat üzerinde malik olma yetkisi kazandığını, nitekim davalı lehine tesis edilen üst hakkının 30 yıl süreli daimi ve bağımsız üst hakkı olmakla taşınmaz gibi işlem gördüğünü, davalının bu üst hakkı gereğince kredi kullanabildiğini, taşınmazı ipotek ettirebildiğini ve daha birçok ayni hakkın kendisine verdiği yetkileri kullanabildiğini, klasik bir kira sözleşmesinde kiracının ise bu haklara...
Davacı vekili, dava konusu 139 ada 94 parsel sayılı taşınmaz üzerine davalı lehine 04.01.2001 tarihinde 29 yıllığına üst hakkı kurularak tapuya tescil edildiğini, ancak davalının, ödemesi gereken 7, 8, 9 ve 10. yıl üst hakkı bedellerini ödemediğini, davalı şirkete ödenmeyen üst hakkı bedelini ödemesi, sözleşmenin 7. maddesinin açıkça ihlali nedeniyle son yıl üst hakkı bedeli tutarında tazminat bedeli ödemesi, üst hakkının rızaen terkin edilmesi ve taşınmazın üzerindeki yapı ve tesislerle sağlam ve işler durumda teslim edilmesi için ihtaratın tebliğ edildiğini, ancak üst hakkının tapudan terkin edilmesine ve ödenmeyen irtifak hakkı bedellerinin 6111 sayılı Kanun çerçevesinde yapılandırılmasına rağmen taşınmazın tahliye edilmediğini ve son yıl üst hakkı bedeli kadar tazminatın ödenmediğini belirterek son yıl üst hakkı bedeli tutarındaki 41.438,00 TL tazminatın faiziyle ödenmesi, taşınmazın üzerindeki yapılarla birlikte sağlam ve işler durumda teslim edilmesi ile sözleşme gereğince tahliye...
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu daimi üst hakkı ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakların davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu daimi üst hakkı ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakların davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir. Arazi niteliğindeki ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.01.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, ıslah yolu ile irtifak hakkının kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; irtifak hakkının kaldırılması isteminin reddine, elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne dair verilen 09.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ..., ..., ... vd....


