Taraflar arasındaki sözleşmede, irtifak hakkı süresinde üçer yılık dönemlerin ilk yıl irtifak hakkı bedelini belirleme hakkı davalı idareye tanınmış ise de, bu belirlemenin hangi ölçüler esas alınarak yapılacağı hususunda sözleşmede bir hüküm bulunmamaktadır. Üç yıllık dönemin ilk yıl irtifak hakkı bedelinin takdiri hakkının, öncelikle üst sınırının belirlenmesi gerekir. Bununda taşınmazın yeniden sözleşme yapılarak irtifak hakkı tesis edilecek olsa idi, üç 2010/12643 2011/2983 yıllık dönemin ilk yıl irtifak hakkı bedeli emsal ve rayice göre olması gereken bedeldir....
Ancak; 2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin son fıkrası uyarınca ve Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı kurulması nedeniyle taşınmaz malda oluşacak değer düşüklüğü oranının (dolayısıyla kamulaştırma bedelinin) saptanmasında taşınmaz malın cinsi (arsa veya arazi olması) ve yüzölçümü ile irtifak hakkının kurulduğu alanın yüzölçümü, irtifakın niteliği (petrol, akaryakıt ya da doğalgaz boru hattı, elektrik enerjisi nakil hattı vb.) ve konumu göz önünde bulundurulur. Buna göre bulunacak değer düşüklüğü oranı (yöntemince kanıtlanmış önemli ve özel bir durum söz konusu olmadıkça) taşınmaz malda irtifak hakkının kurulduğu alanın mülkiyet değerinin arazilerde %35'inden, arsalarda %50'sinden fazla olamaz....
TMK'nın 780. maddesine göre de irtifak hakkı kurulması için bu hakkın tapu kütüğüne tescili zorunludur. TMK 727. maddesinin son fıkrasında " irtifak hakkı, mecra dışarıdan görülmüyorsa tapu kütüğüne tesciliyle, dışarıdan görülüyorsa noterde düzenlenecek sözleşmeye dayanılarak mecranın yapılmasıyla doğar" hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, davacı kurum lehine tapu kütüğüne tescil edilerek kurulmuş bir irtifak hakkı bulunmadığı gibi davacı ile 324 ada 3 parsel sayılı taşınmaz maliki arasında sözleşmeyle tesis edilmiş bir irtifak hakkı da mevcut değildir. Hal böyle olunca, davacının irtifak hakkının varlığına dayanarak mülkiyet hakkı sahibine karşı açtığı davanın dinlenme olanağı yoktur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmaz üzerinde yöntemine uygun bir irtifak hakkı varmış gibi davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir....
Komşuluk hukukunun gerektiği haller dışında bir taşınmazın böyle bir mecra ile aynı hak olarak yüklenmesi, ancak bir irtifak hakkı kurulması suretiyle olabilir. "İrtifak hakkı, mecra dışardan görülmüyorsa tapu kütüğüne tesciliyle, dışarından görülüyorsa noterce düzenlenecek sözleşmeye dayanılarak mecranın yapılmasıyla doğar." hükmüne yer verilmiştir. Kanun'un 779 uncu maddesinde, taşınmaz lehine irtifak hakkı, bir taşınmaz üzerinde diğer taşınmaz lehine konulmuş bir yük olarak tanımlanmış; 780 inci maddesinde ise, "İrtifak hakkının kurulması için tapu kütüğüne tescil şarttır. İrtifak hakkının kazanılmasında ve tescilinde aksi öngörülmüş olmadıkça taşınmaz mülkiyetine uygun hükümler uygulanır. İrtifak hakkının zamanaşımı yolu ile kazanılması ancak mülkiyeti bu yolla elde edilebilecek taşınmazlarda mümkündür." hükmü mevcuttur....
Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle irtifak hakkı tesis edilen taşınmaz üzerindeki hattın kaldırılması nedeniyle taşınmazın tapu kaydındaki irtifak şerhinin terkini ve ecrimisil talebi ile usule uygun tesis edilmeyen irtifak hakkı nedeniyle kamulaştırmasız el atma bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihaî kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
Ancak; 1-Kamulaştırılan 1741 parselin tapu kaydında 406 m² yüzölçümünde olmasına rağmen bilirkişi raporunda 460 m² üzerinden hesaplama yapılıp fazla değer belirlenmesi, 2-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin son fıkrası uyarınca ve Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre; kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı kurulmasında, bu kamulaştırma nedeniyle taşınmaz malda oluşacak değer düşüklüğü oranının (dolayısıyla kamulaştırma bedelinin) tespitinde, taşınmaz malın cinsi (arsa veya arazi olması) ve yüzölçümü ile irtifak hakkının kurulduğu alanın yüzölçümü, irtifakın niteliği (akaryakıt boru hattı, elektrik enerjisi nakil hattı vb) ve konumu gözönünde bulundurulur. Buna göre hesaplanacak değer düşüklüğü oranı, taşınmaz malda irtifak hakkının kurulduğu alanın mülkiyet değerinin arazilerde %35’inden, arsalarda %50’sinden fazla olamaz....
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; " Mahkemece, “tapu siciline güven ilkesi gereğince davalı TEK genel müdürlüğü tarafından kanunî prosedür izlenerek irtifak hakkının tesis edildiği ve irtifak hakkının kamu yararı gereğince tesis edildiği” gerekçesiyle davacı ... Yönetiminin irtifak hakkının kaldırılması yönündeki davasının reddine karar verilmiş ise de, ormanlarda irtifak hakkının nasıl kurulacağının 6831 sayılı Kanunun 15 ve 17. maddelerinde gösterildiği, kanunda belirtilen yöntemle irtifak hakkı kurulmadığından Orman Yönetimini bağlamayacağı gözetilerek kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı belirlenen taşınmaza ait tapu kaydı üzerindeki davalı ... lehine daimi irtifak hakkı tesisine ilişkin şerhin silinmesine karar verilmesi " gereğine değinilmiştir....
Kısıtlama şerhinin kaldırılması ise ilgilisinin talebi ile olabileceği gibi, eğer bir süreye bağlı olarak yapılmışsa o sürenin geçmesi veya hak sahibine sağlanan yararın tamamen ortadan kalkması ya da hakkın varlığının devamı taşınmazda sebep olduğu külfete göre sahibine çok az yarar sağlamaya başlaması halinde mahkeme kararıyla mümkündür. Dava konusu taşınmaz üzerine başlangıçta konulan şerh kadastroda “taşınmaz üzerine inşa olunmamak üzere irtifak hakkı vardır” şeklinde yansıtıldığından burada kısaca irtifak hakkının mevcut yasal düzenlemelere göre ne olduğu yönü üzerinde de durulması gerekmektedir. Türk Medeni Kanunun 779. maddesindeki tanıma göre irtifak hakları sahibine konusu olan eşyayı doğrudan doğruya kullanma veya ondan yararlanma yetkileri veren ya da malike bir çekinme borcu yükleyen sınırlı ayni haklardandır. İrtifak hakkının ya bir taşınmaz veya belirli bir kişi lehine tesisi mümkündür....
Ancak; 1) 145 ada 2 parsele yönelik olarak toplam irtifak alanı belirtilerek, davacının payı oranında irtifak tescili yerine, infazı zorlaştırıcı şekilde hüküm kurulması, 2) 5784 sayılı Kanunla değişik 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 15/C maddesine göre, dava konusu taşınmazın irtifak hakkı tesis edilen bölümlerinin TEDAŞ Genel Müdürlüğü adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının; a) 2. bendinin çıkartılmasına, yerine (Bağışlı köyü 145 ada 3 parsele yönelik talebin kabulü ile bu parsel üzerinden 19.07.2012 tarihli fen bilirkişi raporunda belirtilen elektrik hattının geçtiği, 711,46 m²'lik kısımda davacının payı 1/6 oranınında TEDAŞ Genel Müdürlüğü adına irtifak hakkı tesciline, ) cümlesinin yazılmasına, b) 2. ve 3. bendinde yeralan (hakkının davalı kurum) kelimelerinin çıkartılmasına, yerine (TEDAŞ Genel Müdürlüğü...
Ancak; 1-Dairemizde daha önce incelenen kuru tarım arazisi olarak değerlendirme yapılan bir kısım dosyada münavebeye buğday ile kavun alınıp 5,96 TL/m² fiyatı üzerinden irtifak bedeli tespit edildiği halde aynı nitelikte kuru tarla olan dava konusu taşınmazın irtifak hakkı bedelinin tespitinde gerekçesi de açıklanmaksızın bu kez münavebeye kavun yerine karpuz ürününün alınarak 7 TL/m² üzerinden hesaplama yapılan rapora itibarla hüküm kurulması, 2-Dava konusu taşınmazda davacı adına daimi irtifak hakkı tesisi ile yetinilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde irtifak hakkının ağaç dikmemek, bina vs. yapmamak şartıyla tesciline karar verilmesi, Doğru görülmemiştir....


