WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

KARAR Davacı alacaklı, 01/02/2011 başlangıç tarihli, bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 11/11/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile kira ve işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş , davalı borçlu ...’a ödeme emri tebliğ edilememiştir. Borçlu İlknur,17/11/2015 tarihinde İcra Müdürlüğüne ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz etmiştir. İ.İ.K’nun 269.maddesinde ödeme emrinin tebliğinden sonra borçlunun itiraz sebeplerini icra dairesine bildirip yasal ödeme süreleri geçtikten sonra alacaklının merciden itirazın kaldırılması ve tahliye isteyebileceği öngörülmüştür. Ödeme emri borçlu ....’a tebliğ edilmediğinden borçlunun henüz itiraz hakkı doğmamış olup anılan maddedeki itiraz ve ödeme süreleri işlemez. Borçlunun haricen icra takibini öğrenip, icra dairesine itiraz etmesi yasanın emredici hükümleri karşısında sonuca etkili değildir....

- K A R A R - Davacı vekili, davalının müvekkilinin faturaya dayanan alacağını ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla haciz yoluyla başlatılan takibin iflas yoluna çevrildiğini, davalının iflas ödeme emrine itiraz etmediğini, takip konusu borcu ödemediğini ileri sürerek davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, teminat gösterilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davalının depo emri tebliğine rağmen ödeme yapmadığı gerekçesiyle iflasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece iflas ödeme emrine itiraz edilmediği kabul edilmişse de bu yönden yeterli araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır....

Davacı 21.08.2014 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile 2014 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ayları, aylık 2000-TL'den kira bedelinin tahsilini istemiş, ödeme emri davalıya 25.08.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde; davalının hakkında başlatılan icra takibine itiraz etmediği, takibin kesinleştiği ve borçlunun 30 gün içinde ödeme yapmadığından temerrüde düşen davalının davaya konu taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekili ise; ... İcra Müdürlüğü'nün 2014/23547E. Sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine UYAP'tan 26.08.2014 tarihinde itiraz edildiğini belirtmiş, mahkeme borçlu kiracının borca yasal süresinden sonra itiraz ettiğinden bahisle tahliyeye karar vermiştir....

İİK'nun 62/1. maddesinde; “İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur”, aynı Kanunun 66/1. maddesinde ise; "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder" hükümleri yer almaktadır. Somut olayda, takip dosyasında mevcut borçluya gönderilen ve tebliğ edilen ödeme emri tebligat mazbatasında tebliğ tarihinin belirtilmediği, borçlu vekilinin ise 13.04.2016 tarihinde borca itiraz ettiği görülmektedir. O halde, mahkemece, öncelikle itirazın süresinde olup olmadığının tespiti için ödeme emri tebliğ tarihinin ilgili posta müdürlüğünden sorularak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

Zamanaşımına uğramayan borçların varlığının tespiti halinde, yukarıda belirtilen mevzuat kapsamında yapılacak değerlendirme ile varılacak sonuca göre hüküm tesisi gereklidir. 2004/ 12726 sayılı takip dosyasından gönderilen ödeme emri hakkında ise; Kamu alacağının tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca düzenlenip tebliğ edilen ödeme emrine karşı borçlu, anılan Kanun’un 58’inci maddesi uyarınca “...7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir...” Öncelikle belirtilmelidir ki; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.04.2001 gün ve 21-201-297; 24.03.2004 gün ve 10-164-170; 02.11.2011 gün ve 21-571-680 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere itiraz için öngörülen yedi günlük sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır....

ın talebini yerinde görerek, ödeme emri tebliğinin usule uygun yapılmadığına, Tebligat Kanunu'nun 32.maddesi gereğince davacı M.Ş. Y.'ın ödeme emrini öğrendiğini bildirdiği 5.7.2013 tarihinde tebliğin yapılmış sayılmasına karar vermiştir. Bu durumda davalı-borçlu M.Ş. Y.'ın ödeme emrine süresi içinde itiraz ettiğinin ve takibin itiraz nedeniyle durduğunun kabulü ile işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde davalı borçlu M.Ş. Y.z'ın takibe yasal süresi içinde itiraz etmediği, takibin kesinleştiği, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı S. K. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 1.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Yani, borçlunun yedi gün içinde ödeme emrine itiraz etmemiş olması halinde; ticaret mahkemesi, alacağın esası hakkında bir incelemeye girişmez; alacağı mevcut kabul ederek yalnız şekli hususları (ödeme emrine itiraz edilip edilmediğini ve edilmemişse borcun ödenip ödenmediğini) incelemekle yetinir. Borçlu bu iflas davasında (ticaret mahkemesinde) norçlu olmadığına dair bir itiraz veya def'ide bulunamaz; yani borçlunun itiraz ve def'ileri mahkemece inceleme konusu yapılamaz. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Adalet Yayınevi, 2013, s.1122) Dava konusu dosya kapsamında, borçlu icra dairesinde ödeme emrine itiraz etmemiş, süresinden sonra verilmiş bir faturalardan dolayı borçlu olmadığın beyan etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi K A R A R Dosyanın incelemesinde; gerekçede davacı vekilinin sunduğu belirtilen ıslah dilekçesi, ıslah harcı ödeme makbuzu ve İtiraz Hakem Heyeti kararının taraflara tebliğine ilişkin KEP bildirim belgelerinin dosya içerisinde bulunmadığı anlaşıldığından; ıslah dilekçesi, ıslah harcı ödeme makbuzu ve İtiraz Hakem Heyeti kararının taraflara tebliğine ilişkin KEP bildirim belgelerinin dosyaya eklendikten sonra gönderilmek üzere dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 22.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz tahsilatı, durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili mahkemeye başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması prim borcunun tahsil ve takibini durdurmaz.” hükmü mevcuttur. 506 sayılı Yasanın 79. maddesindeki süreler, hak düşürücü süre niteliğindedir. 6183 sayılı Kanunun 58. maddesine göre; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren yedi (7) gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. İtiraz etmezse borç kesinleşmiş olur....

-TL den 2009 Şubat-Temmuz aylar arası kira bedeli toplamı 2.400 TL’nin tahsilini istemiştir.Ödeme emri davalıya 27.4.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir.Davalı ödeme emrinin tebliği üzerine kısmı itirazda bulunmuş itirazında kabul ettiği kira bedellerini ödememiştir.Ancak davalı borçlu adına gönderilen ödeme emrinde ödeme süresinin 7 gün itiraz süresi 30 gün yazıldığı anlaşılmaktadır. Gönderilen bu ödeme emri Borçlar Kanunu 260. maddesine uygun bir ödeme emri olarak kabul edilemez.Borçlar Kanunu 260. maddesine uygun olmayan ödeme emri hukuki değer taşımaz.Bu nedenle Hukuki değer taşımayan ödeme emrine dayanılarak tahliye kararı verilemez.O nedenle tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Kararın yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 3.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu