Bu ödeme emrinde diğer kayıtlarla birlikte, borçlunun (kiracının) kural olarak yedi gün içinde ödeme emrine itiraz edebileceği, itiraz süresi içinde kira sözleşmesini ve varsa yazılı kira sözleşmesindeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse (inkâr etmezse) kira sözleşmesini kabul etmiş sayılacağı, kira borcunu ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren 818 sayılı Kanun'un 260 veya 288 inci (6098 sayılı Kanun'un 315 veya 362 nci maddeleri) maddelerinde belirtilen (on, otuz veya altmış gün) belli bir süre içinde ödemesi (temerrüt ihtarı), itiraz süresi içinde (2004 sayılı Kanun md. 62'ye göre) ödeme emrine itiraz etmez ve ödeme süresi içinde borcu (kirayı) ödemez ise kiraya verenin (alacaklının) kesinleşen kira alacağı için haciz isteyebileceği (2004 sayılı Kanun md. 78 vd.) ve icra mahkemesinden (kiracının) kiralanan taşınmazdan tahliyesini isteyebileceği ihtar edilir. 3....
nin prim, işsizlik primi ve damga vergisi borçlarından dolayı 6183 sayılı Kanun uyarınca takip yapıldığı, işbu davaya konu, üç adet, çeşitli takip dosyalarından gönderilen ödeme emirlerinin davacıya tebliği üzerine önce Kuruma başvurulduğu, Kurumun verdiği red cevabı üzerine davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Kamu alacağının tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca düzenlenip tebliğ edilen ödeme emrine karşı borçlu, anılan Kanun’un 58’inci maddesi uyarınca “...7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir...” Öncelikle belirtilmelidir ki; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.04.2001 gün ve 21-201-297; 24.03.2004 gün ve 10-164-170; 02.11.2011 gün ve 21-571-680 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere itiraz için öngörülen yedi günlük sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır....
Bölge Adliye Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Genel haciz yolu ile ilamsız takipte, borçlunun İcra Mahkemesine başvurusunda, diğer itiraz ve şikayet sebepleri ile birlikte ödeme emrinde icra müdürlüğünün banka hesap numarasının bulunmadığını ileri sürerek ödeme emrinin iptalini talep ettiği, Mahkemece diğer itiraz sebepleri yönünden davanın reddine, ödeme emrinde banka hesap numarası bulunmadığı şikayeti yönünden ise bu hususun her zaman giderilebilir bir eksiklik olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği borçlunun istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi'nce borca itiraz yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine...
İcra Müdürlüğünün 2013/15155 esas sayılı dosyasının tetkikinden; ödeme emrinin borçluya 04/07/2013 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 12/07/2013 tarihli dilekçesiyle borca itirazda bulunduğunun anlaşıldığı, yedi günlük itiraz süresi geçtikten sonra borçlu tarafından itiraz yapılmış olduğu, davacının dava açtmakta hukuki yararın olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davaya konu icra takip dosyasındaki ödeme emrine itirazın süresinde yapılmamış olması nedeniyle dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce 03.04.2017 tarihli geri çevirme kararında dosyadaki borca itiraz dilekçesinin UYAP'a giriş tarihini gösteren evrakların dosya içerisine konulması istenmiştir....
Borçlunun ödeme emrine yaptığı itirazın alacaklıya tebliği için yatırması gereken posta giderinin davacı tarafından yatırılmaması hususu, hak düşürücü nitelikteki dava şartı olan sürenin işlemeye başladığı anlamına gelmez. Zira İİK.nun 59. maddesi uyarınca alacaklının tebliğ masrafını avans olarak peşinen ödememesi, icra takibine vaki istemini hükümsüz kılmaz. Somut olayda, icra dosyasındaki borçlular ...,...,...,...vekilleri Av. ... vasıtası ile 17.08.2010 tarihli itiraz dilekçesi ile ödeme emrine itiraz ederken borçlu ... ise asıl olarak 18.08.2010 tarihli itiraz dilekçesi ile ödeme emrine itiraz etmiştir. Alacaklı davacı vekiline, itiraz dilekçesi 24.08.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. İtiraz dilekçesinin tebliğ edildiği tebligat zarafında tebliğ isteyen Av. ..., tebliğ edilen “itiraz dilekçesi” yazılmıştır. Bu durumda, davacı vekiline tebliğ edilen itiraz dilekçesinin davalı borçlular ...,...,... vekili Av. ...’ün 17.08.2010 tarihli itiraz dilekçesi olduğu anlaşılmaktadır....
Mahkemece, davalı borçlu vekili her ne kadar itiraz dilekçesinde borca kısmi itiraz ettiklerini belirtmiş ise de kabul edilen ve itiraz edilen alacak miktarının tam olarak açıkça belirtilmemesi nedeniyle itirazın takibin tamamına itiraz olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalı tarafça 11.000,00 TL alacağın 5.000,00 TL'lik kısmının ödendiğine ilişkin 11.10.2010 tarihli banka dekontu sunulmuş ise de davacıya 15.05.2010 tarihli 11.000,00 TL'lik ödemeden önce de ödeme yapılması gerektiği, 5.000,00 TL'nin 15.05.2010 tarihinde yapılması gereken ödemeye ilişkin yapıldığına dair açıklama olmadığı, davacı vekilinin 15.05.2010 tarihli Mayıs ayı ödemesine ilişkin bir ödeme yapılmadığını belirtmesi nedeniyle 11.10.2010 tarihli 5.000,00 TL'lik ödemenin 15.05.2010 tarihinde yapılması gereken ödemeye ilişkin olarak yapıldığının kabul edilemeyeceği, taraflar arasında ödeme tarihi önceden belirlenmiş olması nedeniyle davalı borçlunun 15.05.2010 tarihinde temerrüde düştüğü, 15.05.2010 temerrüt tarihinden...
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmemesi üzerine davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacının dayandığı ... 1.İcra Müdürlüğü'ne ait 2013/811 Esas sayılı dosyada davalı borçluya gönderilen örnek 13 nolu ödeme emrinde ödeme ve itiraz sürelerinin otuz gün olarak yazıldığı görülmüştür. İİK.nun 62.maddesi uyarınca itiraz süresi ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün olup, bu sürenin ödeme emrinde gösterilmesi gerekir. Ödeme emrinde süre 7 günden fazla gösterildiği takdirde bu durum davalı borçlunun lehine olup, gösterilen bu süre içinde yapılan itirazın süresinde olduğunun kabulü gerekir....
Davacı alacaklı kira alacağının tahsili için tahliye talepli başlattığı icra takibinin itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine icra mahkemesine başvurarak kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkemece davanın red edilmesi üzerine karar davacı alacaklılar vekilince temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının müvekkiline ait taşınmazda kiracı olduğunu, kira bedellerini ödemediğinden hakkında takip yaptığını, ödeme emrine itiraz etmediği gibi, yasal süresi içinde de ödemediğini ve temerrüt olgusunun gerçekleştiğini belirterek kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı ise davanın reddini savunmuştur. Davacı sözlü kira akdine dayanarak 7.9.2009 tarihinde tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2009 Şubat, Haziran ayları arası kira bedelinin tahsilini istemiş, ödeme emri 14.9.2009 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir. Davalı ödeme emrinin tebliğine rağmen itiraz etmediğinden takip kesinleşmiştir....
ın Düşüncesi: Ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davalarda, Mahkemelerce, öncelikle, ödeme emriyle takip edilebilecek aşamaya gelmiş, kesinleşmiş bir kamu alacağının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğinden; para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde, ödeme emrine konu para cezasına karşı, Gümrük Kanununda öngörülen usullere uygun olarak itiraz edilip edilmediği; itiraz edilmiş ise, vaki itirazın reddine dair kararın tebliğinden itibaren işlemeye başlayan bir aylık ödeme süresinin dolup dolmadığı; itirazın reddi kararına karşı dava açılıp açılmadığı hususlarının araştırılarak elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, olayda; ödeme emrine konu para cezasına ilişkin ceza kararının, 19.8.2003 tarihinde, davacı Şirkete tebliği üzerine başlayan idari ve yargısal süreç ve aşamaları araştırılmaksızın, aynı olay nedeniyle yapılan gümrük ve katma değer vergisi ek tahakkuklarına vaki itirazın reddine dair işleme karşı açılan davada verilen karara atıfta bulunularak...
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Şişli 4.İcra Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava usulüne uygun düzenlenmemiş ödeme emrine dayalı olarak konulan haczin geçersizliği iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davasıdır....


