Durum böyleyken davalının ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir. 4- Davacı, cins ve adetlerini bildirdiği ziynet eşyalarının aynen, aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde bedellerine karşılık fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 37.000TL'nin iadesini talep etmiştir. Davalı ise verdiği cevap dilekçesinde düğünde kendi üzerine takılan ziynetleri düğün borçlarını kapatmak için kullandığını, diğer ziynetler yönünden bir tasarrufunun olmadığını, ziynetlerin nerede olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. Somut olayda davacı dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını ispat yükü altındadır. Olayda davacı, dava konusu ziynet eşyasının, götürülmesine engel olunduğunu ve zorla elinden alındığını, daha önceden götürme fırsatı elde edemediğini ispat edememiştir....
Katılma alacağı bakımından ise; 4721 sayılı TMK'nun 202 ve devamı maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan ve TMK'nun 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğince açılan katılma alacağı isteğinde, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek taşınmazın tasfiye tarihindeki değeri dikkate alınarak (TMK. m.235/1) katılma alacağı belirlenmektedir....
Mal rejiminin tasfiyesi isteğinde bulunan eşe ya da mirasçılarına tanınan hak ayni olmayıp, şahsi alacak hakkıdır (07.10.1953 tarihli ve 8/7 YİBK). Eşlerden birinin, diğer eşin mal rejiminin devamı sırasında edindiği malvarlığına katkısı nedeniyle katkı payı alacağı isteyebilmesi için, mutlaka para ya da para ile ölçülebilen maddi veya hizmet değeriyle ya da TMK’nin 186. maddesi gereğince ev işlerinin yapılması sebebiyle sarfedilen emek de malvarlığı değeri olarak kabul edilmesi sebebiyle emek ile katkıda bulunulması gerekir. Bu katkı, ziynet, miras veya bağış yoluyla elde edilen başka malvarlıklarının kullanılması ile toplu olarak yapılabileceği gibi, çalışan eşin gelirleriyle veya emek ile yapılması da mümkündür. Gerek çalışarak düzenli ve sürekli gelire (maaş, gündelik, kar payı vs gibi) sahip eşin, gerekse emek harcayan (ev hanımı gibi) eşin, aksi kanıtlanmadıkça diğer eşin sahip olduğu malvarlığına yapabileceği tasarruf oranında katkıda bulunduğunun kabulü gerekir....
Hukuk Dairesinin 19.06.2014 tarihli ve 2013/13514 Esas, 2014/12808 Karar sayılı kararıyla, davanın nizalı malvarlığına ilişkin tapu ve trafik sicilindeki kayıtların iptali ile davacı adına tescili, olmadığı takdirde katılma alacağı istemine ilişkin olduğu, Ankara 1.Aile Mahkemesinin 2009/131 Esas, 2009/331 Karar sayılı dava dosyasında; davacı erkeğin yine davalı kadın aleyhine 30.01.2009 tarihinde temyiz incelemesine konu dosyada davaya konu malvarlığı hakkında evlilik birliği içinde edinildikleri, bedellerinin tarafından ödendiği iddiasıyla tapu ve trafik sicilindeki kayıtlarının iptali ile adına tescili, bu talebi kabul edilmediği takdirde katılma alacağının tahsili istemiyle dava açtığı, 18.03.2009 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği ve davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 07.01.2011 tarihinde kesinleştiği; ilk davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi durumunda, aynı taraflar arasında aynı hukuki sebeple ve aynı konuda ikinci...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Değer artış payı alacağı ve eşya iadesi ... ile ... aralarındaki değer artış payı alacağı ve eşya iadesi davasının reddine dair Bakırköy 1....
E. sayılı dosyası üzerinden talep edilen alacak tutarı haricinde şirket kayıtları üzerinde devam eden incelemeler neticesinde 56.425,12 TL bakiye alacak tutarı olduğunun tespiti üzerine bu kez İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı / borçluların borca ve ferilerine itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, takibin devamı için İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığını ve dosyanın derdest dosya ile birleştirildiğini, dava konusu alacak miktarının dayanağının ...'ın şahsi harcamaları için şirketten aldığı borçların maaşlarından mahsubu neticesinde cari hesabında oluşan borç bakiyesinden kaynaklandığını, davalılar murisi ...'ın şahsi giderleri için şirket kasasından çektiği paraların şirkete borçlanma olarak kabul edildiğini, Vergi mevzuatı gereğince ortağına ödünç para veren bir ticaret şirketin, ödünç verdiği miktar için ortağından T.C....
ın ise sırt çantası gördüğünü beyan etmesinin salt altınları götürdüğünü ispatlar nitelikte olmadığı, nitekim tanığın yakınlığı da gözetildiğinde davalı tarafından davacı kadının altınlarını götürdüğünü ispatlanamadığı gerekçesi ile davacının kişisel eşyasının iadesi talebinin kabulü ile ziynetler yönünden kuyumcu bilirkişisi raporunda ayrıntılı belirtilen; 12 adet her birisi 24 gr ağırlığında bilezi ( bedeli 147.744,00 TL), 1 adet 40 gram ağırlığında kolluk denen bilezik (bedeli 22.250,00 TL) 4 adet yüzük (bir adeti tektaş, bir adet beştaş, bir tane alyans, bir adet kaşlı yüzük) (bedeli 6.448,00 TL), 1 adet tuğra kolye (bedeli 6.045,00 TL), 1 adet saat (bedeli 500,00 TL), 1 çift küpe (bedeli 1612,00 TL), 43 adet yarım altın (bedeli 74.390,00 TL), 22 adet çeyrek altın (bedeli 19.030,00 TL), 10 adet tam altın (bedeli 34.600,00 TL), 2 adet gramise altın (bedeli 17.300,00 TL) olmak üzere ziynetlerin davalıdan alınarak davacıya verilmek üzere yukarıda belirtilen ziynetlerin davalı tarafından...
Duruşma günü taraflardan kimse gelmediğinden evrak üzerinde inceleme yapılmasına karar verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ...vekili tarafından davalı ... aleyhine açılan ziynet eşyalarının aynen olmadığı takdirde bedelinin iadesi ve mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağı davasının kabulü ile, 17.720 TL'nin dava tarihinden (ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden) itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388/1-3. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/1-c. maddesi, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiğini açıklamıştır....
Dolum Şirketinin hesabına 11.10.2013 tarihinde gönderdiği 9.000,00 TL'nin müvekkilinin 110.000,00 TL vadeli mevduat hesabına takasta esas alındığı, fakat 6098 sayılı Kanun'un 77 ve 79 uncu maddeleri gereği bankanın alacağının muhatabının dava dışı personeli olduğu, bu tutarı takasa tabi tutamayacağı şeklinde değerlendirme yapılmış olmasına rağmen, alacak hesaplamasında bu tutara değinilmediğini, müvekkilinin alacağına eklenmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; bankanın eski personeli tarafından davacı ile birlikte başkaca müşterilerin hesaplarındaki tutarları, müşterilerin bilgi ve rızası dışında başka müşterilere veya şahsi hesaplarına aktarmak suretiyle usulsüz işlemler gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini, dava dışı personelin İş Bankasındaki şahsi hesabından davacının sahibi olduğu ... Dolum Tes. ve Pet....
Birleşen 2007/242 Esas sayılı dava yönünden; davacının ziynet eşyalarının iadesini, olmadığında bedelini talep ettiği; ancak davacının ziynet ve eşyanın iadesi ve alacağına yönelik açmış olduğu davada dayanak olarak gösterilen mihir senedinin mevcudiyeti ispatlayamadığı, yine davacı dava dilekçesinde belirttiği 6 adet 30 gr bileziğin mevcudiyetine ilişkin herhangi bir kanıt sunamadığından davanın reddine karar verilmiştir. 5. Birleşen 2012/19 Esas sayılı dava yönünden; davacının taleplerinin 2007/151 Esas sayılı dosyadaki talepleri ile aynı olduğundan derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. 6....


