WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 25/09/2012 NUMARASI : 2008/134-2012/624 Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davacıya ait ziynet, çeyiz ve ev eşyalarının davalıda kaldığını ileri sürerek, liste halinde saydıkları ziynet, çeyiz ve ev eşyalarının aynen iadesi, olmadığı taktirde bedellerinin tahsilini; ayrıca, davalıya verilen paraların iadesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesi ile; davanın reddini istemiştir. Mahkemece; dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, taraf vekilleri temyiz etmiştir....

Mahkemece verilen ilk hüküm, davacı kadının temyizi üzerine Dairemizin 23.06.2014 tarih, 2014/3930 esas ve 2014/14255 karar sayılı ilamıyla ziynet alacağı yönünden davacının dava dilekçesinde talep ettiği ziynetler yönünden davanın kabulü gerektiği yönünde bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, bilirkişi raporu düzenlettirilmiş, düzenlenen 02.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda da kadının talebine ek olarak başkaca takılar ile takı parası olduğu da belirlenmiş, bu nedenle davacı kadında sadece bedel yönünden alınan uzman raporuna istinaden talebini 76.593 TL olarak 17.03.2015 tarihli dilekçesiyle ıslah etmiş, mahkemece verilen ikinci kararda da sadece bedel belitilerek hüküm kurulmuş, Dairemizin 30.05.2016 tarih, 2016/2020 esas ve 2016/10587 karar sayılı ilamıyla bu seferde ziynetlerin değerleri ve cinslerinin ayrı ayrı belirtilmediği gerekçesiyle bozularak dosya yerel mahkemeye gönderilmiş, mahkemece bu ikinci bozma ilamına da uyulmuş yargılamaya devam edilmiş, bu seferde ikinci bozma...

Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, düğünde takılan ziynet eşyalarının aynen iadesi ya da bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Aile Mahkemesince, davanın, TMK'nın 2. kitabından kaynaklanan bir dava olmadığından ve Asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesi ise, taraflar arasında evlilik birliği kurulmamış olsa da aile hukukunu ilgilendirdiği ve aile mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Somut olayda dava, tarafların gayri resmî olarak birlikte yaşadığı, düğün sırasında takılan ziynet eşyalarının davalı tarafından alındığı iddiası ile eşyaların aynen iadesi ya da bedelinin tahsili istemine ilişkindir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : TORBALI AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 10/09/2014 NUMARASI : 2013/361-2014/561 Taraflar arasındaki ziynet ve çeyiz eşyalarının iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın çeyiz eşyaları yönünden kısmen kabulüne, ziynet eşyaları yönünden ise reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/349 E. - 2012/93 K. Sayılı boşanma dosyasına rastlanılamamıştır. Sözü geçen dosyanın, dosyasına konularak temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 17.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından boşanma ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece erkeğe kusur olarak yüklenilen aile birliliğindeki olayları ailesine yansıttığı vakıasının ispatlanamadığı, ispatlanamayan vakıanın davalı erkeğe kusur olarak yüklenilemeyeceğinin anlaşılmasına göre erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2- Davacı kadın dava dilekçesinde ziynet eşyalarının aynen iadesini, olmadığı takdirde bedelini talep etmiştir....

Mahkemece evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun ona bağışlanmış sayıldığı, bu nedenle dosya arasında bulunan CD üzerinde yapılan inceleme sonucunda bilirkişice tespit edilen ve davacıya ait olan 11 bilezik, 1 kelepçe, 2 set, 9 çeyrek altın ile 1 cumhuriyet altının toplam bedeli olan 16.484,66 TL'nin olarak tespit edildiği ancak ilk hükümde kadın tarafından temyiz edilmeyerek erkek yararına usuli kazanılmış hak olması nedeniyle 16.383,00 TL olarak hükmedilmesi gerektiğinden bahisle, davalı-karşı davacının ziynet eşyalarının bedelinin talebinin kabulü ile ziynet eşyalarının bedelinin davacı-karşı davalı erkekten alınıp davalı-karşı davacı kadına verilmesine karar verilmiş ise de; kadın 1 Cumhuriyet altını ile 2 çeyrek altının varlığını ispatlayamamıştır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ziynet eşyalarının iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; düğünde takılan ziynet eşyalarının davalı tarafından bozdurulduğunu, takıların davacıya iade edilmediğini belirterek, düğünde takılan 10 adet bilezik ve takı setinden oluşan ziynet eşyalarının aynen iadesine; aynen iadesinin mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bedelin iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; ziynet eşyalarının iade edilmek üzere veya borç olarak verildiğinin ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir....

Davalı cevap dilekçesinde, davacının müşterek haneyi terk ederken ziynet eşyalarını yanında götürdüğünü, davacının çeyiz olarak getirdiği eşyaları da ailesi ile gelerek götürdüğünü, davacının belirttiği eşyaların tamamının da davacı tarafından alınmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ziynet eşyaları ile ilgili talebin reddine, çehiz eşyalarına yönelik talebin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından sadece ziynet eşyalarına yönelik olarak temyiz edilmiştir. Dava, ziynet eşyalarının aynen iadesi, iadesi mümkün değilse bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer....

bozma ilamına uyulmuş ne var ki davacı kadının ziynet alacağı davası yönünden verilen karar gerekçesiz olarak oluşturulmuştur....

Davacı dava dilekçesinde ziynet eşyalarının aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedellerinin tahsilini istemiştir. Mahkemece, ziynet eşyaların bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ziynet eşyaları nitelikleri gereği piyasadan aynen temini mümkün olan yani misli eşya olduklarından aynen iadesi her zaman mümkün olabilecek türden eşyalardır. Bu nedenle mahkemece talep olmasına rağmen aynen iadeye hükmedilmeksizin sadece bedele hükmedilmesi, böylece davalının infaz sırasında seçimlik hakkının kullanılmasının (aynen iade veya bedeli tercih etmesi) bertaraf edilmesi ve HMK 297 maddesine aykırı infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. 2) Diğer taraftan, İİK'nın 24/4.maddesi gereğince; aynen iadeye karar verilmesi halinde iade edilecek eşyaların cinsi, niteliği, özellikleri, gram ağırlığı gibi özelliklerinin ayrıntılı belirtilmesi gerekir....

UYAP Entegrasyonu