"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı, Ziynet Eşyalarının Aynen veya Bedeline İadesi, Katılma Alacağı Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı-birleşen davacı vekili ve davalı-birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü....
(YHGK 11.4.2007, E. 2007/12-179, K. 2007/198), (YHGK 19.1.1974; YHGK 1.5.1991) Somut olayda; davacı(kadın) dava konusu edilen ziynet eşyalarının ve kişisel eşyalarının davalıda kaldığını ileri sürerek iadesini talep etmiş; mahkemece, dava TMK'nın 122.maddesine göre nişanın bozulması sebebiyle hediyelerin geri alınması istemi olarak nitelendirilmiştir. Eldeki davada talep edilen, dava dilekçesinin içeriğine göre, ziynet ve kişisel eşyanın iadesi istemine ilişkin dava mahiyetindedir. Mahkemece dava türünün yanlış nitelendirmesi talebin esasını değiştirmez. O halde, mahkemece; davanın ziynet ve kişisel eşya alacağı olarak nitelendirilmesi gerekirken, nişanın bozulması sebebiyle hediyelerin geri alınması olarak nitelendirilmesi ve yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiştir. O halde, mahkeme, taraflarca ileri sürülen delilleri toplayıp, yukarıdaki madde hükümleri de gözetilerek tümünü birlikte değerlendirerek bir sonuca varmalıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı, ziynet ve eşya alacağı Davacı-karşı davalı ... ... ile davalı-karşı davacı ... aralarındaki katılma alacağı, ziynet ve eşya alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Bakırköy 6....
Davacı vekili, evlilik birliği içinde edinilen taşınmaza vekil edeninin kişisel malı olan ziynet eşyalarının paraya çevrilmesi suretiyle katkıda bulunduğunu açıklayarak katkı payı alacağı isteğinde bulunmuştur. Davalı yan, davacının çalışmadığını, katkısı olmadığını bildirmiştir. Davacı tanıkları, davalının asgari ücretle çalıştığını, uyuşmazlık konusu arsanın alımı sırasında davacının nişan ve düğün törenlerinde takılan ziynet eşyasının bozdurularak peşinat olarak verildiğini, kalan bedelin davalı tarafından taksitler halinde ödendiğini, hatta borcun rahat ödenmesi için davacı çalışmadığından 4-5 yıl kadar davacının ailesine ait bir evde bedelsiz oturduklarını bildirmiştir. Davalı tanıkları ise, nizalı taşınmazın alımı sırasında davalının ailesinin kısmen karşılıksız, kısmen borç vermek şeklinde destek olduklarını, bedelin tümüyle davalı tarafından ödendiğini, davacının ev hanımı olduğunu ifade etmişlerdir....
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; talep edilen miktarda ziynet eşyasının bulunmadığını, toplamda 150 civarı küçük altın ve muhtelif ölçülerde bilezik takıldığının doğru olduğunu; ancak, örf ve adetlere göre düğünde takılan tüm takıların erkek tarafına ait olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesinde; tarafların 2010 yılında evlendiklerini, müşterek çocuklarının olmadığını, tarafların ... ülkesinde boşandıklarını, taraflar arasında 04/09/2011 tarihli mehir senedi düzenlendiğini, müvekkilinin yurt dışında yaşadığından hiç bir eşyasını yanına alamadığını, mehir senedindeki ziynetler ve çeyiz eşyaları ile davacının şahsi eşyalarının davalının uhdesinde kaldığını belirterek; mehir senedinde yazılı çeyiz eşyalarının, mehir senedinde yazılı altınlardan 9 adet 200 gram ağırlığında altın bilezik ve 1 adet 65gram altın bileziğin ve davacının şahsi eşyalarının...
Durum böyleyken, mahkemece alacağı ıslah tarihinden itibaren faiz uygulatılması hatalı ise de; bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK. 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. 2- Davalı ...'in temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Davacının kayınpederine karşı açtığı, ziynet eşyasının aynen iadesi veya olmadığı takdirde bedelinin tahsili davası, Aile hukukundan kaynaklanan eşler arasındaki kişisel mal iadesi kapsamında bir talep niteliğinde olmayıp; genel hükümlere dayalı adi istihkak talebi (TMK.m. 683 vd) niteliğindedir. Bu talep yönünden görev Asliye hukuk mahkemesine ait olmakla, bu talebe ilişkin davaya Asliye Hukuk Mahkemesi olarak bakılması gerekirken; hatalı niteleme ve değerlendirme sonucu davanın Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılarak karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir....
DAVA TARİHİ : 16.11.2009 KARAR : Kısmen kabul kısmen ret Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, mümkün olmaması halinde katılma alacağı ile ziynet eşyalarının aynen, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsili davasından dolayı bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Mahkemece; davacının araç için kullanılan 3.000,00 TL'lik kısım dısında kalan ziynet eşyasının davalıda kaldığını ve davalı tarafından harcandığını ispat edemediği gerekçesiyle davacının mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının kısmen kabulüne, 8.450.00 TL alacağın (3.900,00 TL değer artış payı + 4.550,00 TL katılma alacağı) dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının ziynet alacağı davasının reddine karar verilmiş; hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından ziynet eşyaları yönünden temyiz edilmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ziynet Ve Katılma Alacağı Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü....


