Birleşen dosyada ise; evlilik içinde vekil edeninin aile bütçesine iştiraki, 01.01.2002 sonrası edinilmiş mallara katılma rejimi gereği katılma alacağı, yeni alınan kişisel mallarının bedelleri, davalının babasına ait evde iken kaybedildiği iddia edilen tabancanın bedelini, davacıda kalan ziynet eşyalarının iadesi, davalının boşanma dava tarihi sonrası ek kredi kartı ile yaptığı harcamalar, ev ve cep telefon giderleri sebebiyle zararının giderilerek fazlaya ve faize ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100.000,00 TL. alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 03.03.2011 tarihli ara kararı üzerine 04.04.2011 tarihli dilekçede, talep edilen bedelin 25.000,00 TL'sinin aile bütçesine iştirak, edinilmiş mallara katılma alacağı, kaybolan silah bedeli, 75.000,00 TL. bedelin ise tedbir konulmuş olması sebebiyle uğradıkları zararın tazmini olduğunu açıklamıştır. Mahkemece, asıl dosyada talepte bulunulan ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ziynet ve çeyiz eşyası alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı ...'...
İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, dava konusu aracın aynen iadesi, olmadığı takdirde artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK 229.m) ve denkleştirmeden (TMK 230.m) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK 219.m) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK 231.m) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır. (TMK 236/1.m). Katılma alacağı Yasadan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ...Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı tarafından, reddedilen alacak, katılma alacağı, ziynet ve çeyiz eşyaları talepleri ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı-davalı kadın dava dilekçesinde ve 22.01.2013 tarihli ıslah dilekçesinde tek tek saydığı ziynet eşyalarının davalı tarafından alındığını ve iade edilmediğini iddia etmiş, davalı ise talebe konu ziynet eşyalarının kendi adına kayıtlı aracın alınması sırasında bozdurulduğunu, kadının araçla ilgili katılma alacağı talebinin de olduğunu, ziynetlerin...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı, Katılma Alacağı, Ziynet Alacağı Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 29.06.2015 gün ve 2013/22645 Esas, 2015/14151 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... Temel vekili, dava dilekçesinde belirtilen malvarlıkları nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuş, ayrıca dava dilekçesinde bahsi geçen ziynet eşyalarının aynen iadesine, aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde bedellerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur....
tahsiline karar verildiğini, ziynet eşyaları nitelikleri gereği piyasadan aynen temini mümkün olan yani misli eşya olduklarından aynen iadesi ve aynen iadesi mümkün olmadığında fiili ödeme günündeki değerinin istenebileceğini, karşı tarafın 10.06.2014 tarihli cevap dilekçesinin 2. sayfasında “cihaz eşyaları açısından” başlıklı bölümde eşyaların kendilerinde olduğunu ve kısmen iade etmeyi kabul ettiklerini, eşya talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, tedbir nafakasının kaldırılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir....
Uyuşmazlık, davalı eşte kaldığı ileri sürülen ziynet ve çeyiz eşyalarının bedelinin iadesi istemine ilişkindir. TMK. nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Davacı kadın, dava konusu edilen ziynet eşyalarının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı koca ise kendisinin işte olduğu sırada davacı tarafından müşterek evden ayrılırken götürüldüğünü savunmuştur. Buna göre davacı kadın, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını veya götürülmesine engel olunduğunu, ispat yükü altındadır....
ilişkin artık değere katılma alacağı davasının kabulü ile araca ilişkin 18.500,00 TL artık değere katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı-davacıdan alınarak davacı-davalıya ödenmesine, artık değere katılma alacağı talebine yönelik fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulmasına, değer artış payı alacağına yönelik talebinin reddine; ... tarafın .......
Mahkeme gerekçesinde, bu talebin yasal dayanağı bulunmadığı yazılı ise de bu görüşe katılma imkanı yoktur. Mal rejimi sona erdiğinde eşlerin ya da mirasçılarının tasfiye davası sonucunda katkı payı, değer artış payı ve artık değere katılma alacak hakları doğar. Kural olarak, eşlerden birine ait mal varlığında, diğer tarafın mülkiyet veya başka ayni hak talebi söz konusu olamaz. Mal rejiminin tasfiyesi isteğinde bulunan eşe ya da mirasçılarına tanınan hak ayni olmayıp, şahsi alacak hakkıdır (07.10.1953 günlü 8/7 E-K sayılı YİBK, 4721 Sayılı TMK'nin m. 227/1, 231 ve 236/1. maddeleri). TMK'nin 239/1. fıkrasında; "Katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir…” denilmektedir. 226/3. maddede ise "Eşler karşılıklı borçları ile ilgili düzenleme yapabilirler" hükmüne yer verilmiştir. Anılan kanuni düzenlemelerden de anlaşılacağı gibi, borcun ayın olarak ödenmesi borçlu eşe tanınmış bir haktır....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Değer Artış Payı - Katılma Alacağı ile Ziynet ve Eşyaların Aynen - Mümkün Olmaması Halinde Bedelinin İadesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 02/03/2022 günü temyiz eden davalı ... vekili Av. ... ve karşı taraf davacı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1....


