K. ile 2020 yılında evi terk ettikten sonra da birlikte otelde kaldığı, zina eyleminin devam ettiği, erkeğin kadının otel kayıtlarını öğrendikten sonra kadını affetmediği, davasını ıslah ederek zina nedeniyle boşanma davasına çevirdiği bu haliyle zina eyleminin af kapsamında kalamayacağı, yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılan kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine gerekçesiyle davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesi uyarınca zina nedeniyle boşanmalarına, ortak çocukların velâyetlerinin babaya verilmesine, ortak çocuklar ile anne arasında kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuklar için ayrı ayrı 100,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, nafakaların her yıl ÜFE oranında artırılmasına, erkek lehine 10.000,00 TL maddî ve 10.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır....
K. isimli bayanla gayri resmi bir birlikteliğinin ispat edilemediği, ancak erkeğin işyerinde çalışan bu bayanla işveren -işçi ilişkisinin dışında samimi bir ilişki içerisinde olduğunun tanık beyanları ile sabit olduğu, bu durumun güvensarsıcı davranış oluşturduğu, erkeğin tarafların ayrı yaşadıkları dönemde başka bir bayanla ilişkisi olduğunun ve bu bayandan evlilik dışı bir çocuğunun dünyaya geldiğinin tanık beyanları, nüfus kayıtları ve kadın vekilinin beyanları ile sabit olduğu ancak bu iddianın dava dilekçesinde ileri sürülmediği, sonradan bu hususta ayrı bir dava da açılmadığı gerekçesi ile kadının zina iddiasını ispat edemediği kanaatine varılarak davacı davalı kadının zina nedeniyle boşanma talebinin reddine, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, haysiyetsiz hayat sürme nedenine dayalı boşanma talebinin de ispat edilemediğinden reddine, 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi birinci fıkrasına göre kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, erkeğin karşı davasının...
Temyiz Sebepleri Davacı erkek temyiz dilekçesinde özetle; davalı kadının kendisine karşı boşanma davası açtığını, yargılamanın devam ettiğini, o dosyaya sunduğu belgelerin dikkate alınmasını talep ettiğini, kadının kendisine zina nedeniyle boşanma davası açtığını ancak bu süreçte davalı kadının başka biriyle yaşamaya başladığını ve bu birliktelikten bir çocuğunun olduğunu, boşanmak için haklı olduğunu beyan etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, boşanma davasının kabulünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. 2....
Bunun üzerine mahkemece erkek tarafından açılan eldeki davanın, boşanma yönünden konusuz kaldığı belirlenerek esası hakkında karar verilmemiş, davalı kadın sadakatsiz davranışları nedeniyle tamamen kusurlu kabul edilerek davacı erkek yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir. Erkek tarafından açılan dava münhasıran özel boşanma nedeni olan zina hukuki nedenine dayalıdır. Davalı kadının boşanma kararının kesinleşmesinden sonra yeniden evlenmek maksadıyla yanında akrabalarının da bulunduğu ortamda başka bir erkekle görüşmüş olması kadının zina yaptığının kabulü için yeterli değildir. Hal böyle olunca, toplanan delillerden; davalı kadının zina eylemini gerçekleştirdiği kanıtlanamamıştır. Davacı erkek zina sebebiyle boşanma davası açmakta haklı olmadığına ve davalının kusurunun kanıtlanamadığına göre davacı erkek yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir....
İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı; davalı- karşı davacı kadın vekili; zina nedeniyle boşanma kararı verilmemesi, yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminat miktarlarının az olması yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. B....
kusur durumuna göre ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile davacı karşı davalı birleşen karşı davalı kadının ve davalı karşı davacı birleşen davacı erkeğin karşılıklı evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına ilişkin boşanma davalarının boşanma yönünden kabulüne ilişkin hüküm istinaf edilmemekle kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, tarafların boşanmalarına ilişkin hüküm kesinleşmiş olmakla ayrıca zina nedeniyle boşanma davalarındaki boşanma taleplerine ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, davacı karşı davalı kadının bir mesleği ve düzenli bir gelirinin olmadığı ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerekçesi ile ilk dava tarihinden itibaren davacı karşı davalı kadın için hükmedilen aylık 500,00 TL tedbir nafakasının iş bu karar tarihinden itibaren aylık 1.000,00 TL’ye arttırılmasına, tedbir nafakasının davalı karşı davacı birleşen davacıdan alınarak davacı karşı davalı birleşen karşı davalıya verilmesine, hükmün kesinleşmesinden itibaren yoksulluk...
SONUÇ: Zina boşanma sebebini MUTLAK boşanma sebebinden çıkarıp NİSBİ boşanma sebebine dönüştürerek maddi hukukla bağdaşmayan, yargılamanın her aşamasında oluşan YENİ VAKIALARI dava bile olmadan RE'SEN dikkate alarak usul hukuku ile bağdaşmayan bir düşünceye katılabilme olanağım bulunmamaktadır....
Davacı-karşı davalı ile davalı-karşı davacının şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davalarının kabulüne, tarafların boşanmalarına, geçimsizlikte her iki tarafın da eşit kusurlu olması nedeniyle davalı-karşı davacının şiddetli geçimsizlik nedenine dayalı boşanma davasında maddi manevi tazminat taleplerinin reddine, davalı-karşı davacının zina nedenine dayalı boşanma davasının davacının zina yaptığı sabit olmakla kabulüne, tarafların boşanmalarına, davacı-karşı davalının kusurlu hareketlerinin davalı-karşı davacının kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olması nedeniyle manevi tazminata, davalı-karşı davacının boşanma ile evlilik birliğinde beklenen ve mevcut menfaatlerinin zarar göreceği nedeniyle maddi tazminata karar vermek gerekmiştir" şeklinde gerekçeye yer vermiştir....
Türk Medeni Kanununun 166. maddesinde düzenlenen "zina"; kusura dayalı, mutlak ve özel bir boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir (... Dural-Tufan Öğüz-... Alper Gümüş: Türk Özel Hukuku, C.III, Aile Hukuku, ..., 2011, sh.101). "Zina" davranışı; özellik taşıyan yoğunlaşmış bir kusurluluk halidir. Mutlak boşanma sebebi olması nedeniyle; boşanma kararı verebilmek için; zinanın tespit edilmesi (kanıtlanması) gerekli ve yeterlidir. Bunun sonucu olarak; zina hukuki sebebine dayalı boşanma davasında, davalı eşin zinası kanıtlandığı takdirde; dava açan eşin kusurunun derecesi ne olursa olsun daha ağır kusurlu olsa bile, boşanma kararı verilmesini engellemez. Ancak; boşanmanın sonuçlarından ve onun fer'i (eki) olan yoksulluk nafakası (TMK.m.175) ile maddi ve manevi tazminat (TMK.m.174/1-2) taleplerinin karşılanmasında kusur bir ölçüttür. Yoksulluk nafakası talep eden eşin kusursuz veya diğer tarafa göre en azından eşit kusurlu olması gerekir....
müvekkiline fiziksel, psikolojik, ekonomik şiddet uyguladığını, davacının girdiği her ortamda kendisini kötü temsil ettiğini, davacının zinası nedeniyle müvekkilinin itibarının zedelendiğini, karşı dava yönünden terditli açılan ve öncelikle zina aksi halde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle ileri sürülen hususlar konusunda delil toplanması gerektiğini, müvekkilini hiçbir ortamına sokmadığını, müvekkiline saldıracak kadar geçimsiz olduğunu, müvekkilini evden kovduğunu iddia ederek tarafların öncelikle zina, olmadığı takdirde evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanmalarına, müvekkili lehine aylık 1.500,00 TL tedbir ve yoksulluk, 20.000,00 TL maddî, 80.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....


