WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince erkeğe kusur olarak yüklenen eylemlerin, dinlenen yeminli tanık anlatımlarından ve GSM şirketinin cevabi yazısından sabit olduğu, bunun dışında kadının, dilekçelerinde erkeğe izafe ettiği diğer kusurların ve erkeğin kadına izafe ettiği tüm kusurların görgüye dayalı, taraflardan duyum şeklinde ve yorum yollu olmayan tanık anlatımı ya da başkaca delille desteklenmediğinden varit görülmediği, tanık anlatımlarına itibar edilememesini gerektirir başkaca somut bir durumun da dosyaya yansımadığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda; erkeğe yüklenen kusurlu eylemin güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığı; halen devam eden bir eylem nedeniyle af olgusunun olduğundan söz edilemeyeceği, bu şekilde kadının zina nedeniyle boşanma davasının, erkeğin kadına açtığı davanın reddiyle, kadının terditli talebi olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma kararının kabulünde...

Uyuşmazlığa konu zina hukuki nedenine dayalı dava dosyası ve anlaşmalı boşanma dava dosyası ve bu dosya içeriğinde yer alan protokol içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; davacı erkek eşin, davalı kadın eş ile anlaşmalı boşanma konusunda oluşan mutabakat gereğince, davalı kadın eşin anlaşmalı boşanma hükümlerine göre boşanma sonucu elde edilmesini zina hukuki sebebine dayalı olarak erkek eş tarafından açılan davanın ortadan kaldırılması koşuluna bağlamış olması ve bu hususu protokol kapsamına aldırmış bulunması karşısında, erkeğin zina hukuki sebebine dayalı boşanma davasından feragat ettiği bu haliyle esasen hem gerçek anlamda "hakkın özünden vazgeçme" niteliğinde feragat iradesinin mevcut olmadığı hem de açıklanan iradenin kayıtsız şartsız nitelikte bulunmadığı ve açıkça davayı sona erdiren irade beyanı niteliği taşımayan beyanının hukuki sonuç doğurmayacağı kanaatine varılmıştır. 6.Hal böyle olunca kadının, erkeğin zina hukuki sebebine dayalı davasından feragat etmesini sağlamaya...

Davalı ile davacının eşi arasındaki duygusal ve cinsel ilişki, davacı yönünden Türk Medeni Kanunu'nda boşanma nedeni olarak kabul edilen "zina" fiilini oluşturur. Bu durumda davacı, Türk Medeni Kanunu'nun 185. maddesinde düzenlenen eşler arasındaki "birlikte yaşamak ve sadık kalmak" yükümlülüklerine aykırı davrandığından bahisle zina yapan kendi eşi hakkında Türk Medeni Kanunu'nun 161. maddesine dayanarak "zina" nedeniyle boşanma davası açabilir ve aynı yasanın 174/2 maddesine göre de manevi tazminat isteyebilir....

birinci ve ikinci fıkraları gereğince takdir edilen maddî ve manevî tazminatların esası yerinde olduğu, ancak miktarlarının az olduğu gerekçesiyle kadının tüm istinaf taleplerinin reddine, erkeğin kusur, boşanma sebebi, tedbir nafakası, tazminat miktarlarına yönelik istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile kararın kusur gerekçesinin açıklanan şekilde düzeltilmesine, kararın ilgili hüküm fıkralarının kaldırılmasına erkeğin zina nedenine dayalı birleşen boşanma davasının kabulü ile tarafların zina nedeniyle boşanmalarına, kadın için hükmedilen tedbir nafakasının birleşen dava tarihi itibarıyla kaldırılmasına, erkek yararına 25.000,00 TL maddî ve 25.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin diğer istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ... her ne kadar zina nedeniyle boşanma davası açmış ise de, davalı ...'in zina yaptığına dair kesin inandırıcı bir delil sunulamamış, başka bir kadınla gerek dışarıda görülmesi gerek telefon konuşmaları güven sarsıcı davranış kabul edilerek zina nedeniyle açılan davanın ispatlanamaması nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, kadının pek kötü muamele nedeniyle açmış olduğu davasında ise uygulanan şiddet ve pek kötü muamelede devamlılık şartı olduğundan dinlenilen tanıklar şiddet ve hakaretten bahsetmiş iseler de devamlılık hususu kanıtlanamadığından pek kötü muamele nedeniyle açılan davanın reddine karar vermek gerektiği, kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açtığı boşanma davasında erkeğin kadına şiddet uyguladığı, hakaret ettiği, güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, Salihli 3....

Davalı ile davacının eşi arasındaki duygusal ve cinsel ilişki, davacı yönünden Türk Medeni Kanunu'nda boşanma nedeni olarak kabul edilen "zina" fiilini oluşturur. Bu durumda davacı, Türk Medeni Kanunu'nun 185. maddesinde düzenlenen eşler arasındaki "birlikte yaşamak ve sadık kalmak" yükümlülüklerine aykırı davrandığından bahisle zina yapan kendi eşi hakkında Türk Medeni Kanunu'nun 161. maddesine dayanarak "zina" nedeniyle boşanma davası açabilir ve aynı yasanın 174/2 maddesine göre de manevi tazminat isteyebilir....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki bilgi ve belgeler, resimler ve CD, tanık anlatımlarına göre, davalı erkek eşin başka bir kadınla cinsel birliktelik yaşadığı, bu nedenle evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında tam kusurlu olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile zina hukuksal nedeniyle tarafların boşanmalarına, zina nedeniyle boşanma davası kabul edildiğinden evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan boşanma davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına, kadın yararına her yıl ÜFE oranında arttırılmak üzere aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile kadın yararına 30.000,00 TL maddî ve 40.000,00 TL manevî tazminatın erkekten alınarak kadına verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B....

Açıklanan nedenlerle, davacı-davalı kadın vekilinin erkeğin evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve pek kötü davranış nedeniyle boşanma taleplerinin kabulü, kadının zina nedeniyle boşanma talebinin reddi ve kadının maddî ve manevî tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddine yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacı-davalı kadın vekilinin reddedilen yönler dışındaki ve davalı-davacı erkek vekilinin tüm yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı- karşı davalı erkeğin zina yaptığının dosya kapsamı ve tanık beyanları ile sabit olduğu; karşı davada zina nedeniyle boşanma talebinin kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı; davalı- karşı davacı kadının kusurlu bir davranışı ispat edilemediğinden asıl davanın reddine karar verilmesinde; tarafların kusur dereceleri, ekonomik ve sosyal durumları, ortak çocuk ve davalı- karşı davacı kadının ihtiyaçları, boşanmakla yoksulluğa düşmesi, mevcut veya beklenen menfaatlerinin boşanma yüzünden zedelenmesi, erkeğin zina yapmasından ötürü kadının kişilik haklarının saldırıya uğraması nedeniyle ortak çocuk lehine tedbir ve iştirak nafakası, kadın lehine tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminata hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....

Davacı vekili, müvekkilinin davalıyla evli olduğunu, anlaşmalı boşanmaya karar vermelerinden sonra davalının müvekkiline karşı zina nedeniyle boşanma davası açtığını, davanın reddine karar verildiğini, ayrıca davalının müvekkiline hakaret ettiğini belirterek, müvekkilinin uğradığı manevi zararın giderilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur....

UYAP Entegrasyonu